İl Başkanımız Sayın Muhammet Kaya’nın kıymetli annesi Fikriye Kaya’ya Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Mekanı cennet olsun.
İl Başkanımız Sayın Muhammet Kaya’nın kıymetli annesi Fikriye Kaya’nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhumeye Yüce Allah’tan rahmet; başta İl Başkanımız Sayın Muhammet Kaya olmak üzere ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Bu bir fon krizi değil.
Bu bir fon rezaletidir.
Hükûmet yönetirken bu meseleyi sanki kendilerinden önce olmuş, kendileri de bu sorunu kucaklarında bulmuş gibi konuşuyor.
Denetimsizliğin, kontrolsüzlüğün, alarmları kapatan para kazanma azgınlığının hesabı sorulmadan bu iş kapanmaz.
467 bin kişi fonda, 4 milyon kişi borsada aileleriyle beraber bakarsanız yaklaşık 15 milyon kişiyi etkileyen bir tablodan bahsediyoruz.
Kim çalmışsa onlardan alacaksınız.
Kimin sebepsiz zenginleşme imkânı olmuşsa onların mallarına el koyacaksınız.
Borsaya girmemesi gereken şirketlere kimin izin verdiğini, bu kararlara itiraz eden bürokratların kimler olduğunu da açıklayacaksınız.
Devlet vatandaşına “Ben seni uyarmıştım” demez.
Devlet vatandaşına “Ben buradayım, seni korumak benim vazifem” der.
Açın, sonuna kadar bütün listeyi yayınlayın.
Kim varsa, kime dokunuyorsa…
Milletin bahtını karartmayın.
Milletin hassasiyetlerine özen, geçmişin birikimine saygı duyarak geliyoruz.
Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’nın kahraman kadrosuna minnetle söz veriyoruz: Türkiye’nin ikinci yüzyılı; üretimin, bilginin ve adaletin yüzyılı olacak.
Anahtar Parti’yi, Türk milletinin geleceğine dair bir irade olarak milletimizin takdirine sunuyoruz.
Millet parti kavgasından bezdi, zenginlik ve bereket istiyor.
Sanayici de çiftçi de öğrenci de esnaf da geleceğini öngörebileceği bir Türkiye hayali kuruyor.
Konu bir partiden diğerine geçmek değil; memleketin yarınlarını güvence altına alacak aklı ortaya koymak.
Artık yeter…
Bu kadar büyük bir memleket plansızlık yüzünden eziyet çekiyor.
Ne kadar üreteceğimiz, neyi ekeceğimiz, neyi satacağımız belli olmalı. Çiftçi, tohumu toprağa atarken hasatta ne kazanacağını bilmeli.
Tarımda planlama şart. Çiftçi geleceğini bilmeden ��retim yapmamalı!
Veriyi açıklamak şeffaflığın, gereğini yapmak ise sorumluluğun gereğidir.
Kamu yararını ilgilendiren gerçekler gizlenemez, sorunlar da görmezden gelinemez...
Bu mesele sanki iktidara yeni gelmişsiniz gibi anlatılıyor. Sorumluluğu üstlenmek yerine, siyasi iletişim planlarıyla güven kaybını önlemeye çalışıyorsunuz.
Partinizi korumak için harcadığınız aklı, denetim mekanizmalarını işletmek için kullansaydınız bugün bunları konuşmuyor olacaktık.
Sorumluluğunuzu yerine getirseydiniz, bugün bu rezaletle karşılaşmayacaktınız.
Borsada mağdur edilen milyonlarca insan var.
Kim ne aldı? Kim kime ne sattı?
Kim hisseleri yükseltti? Kim yükselen hisselerden kazandı?
Hepsinin listesini istiyoruz.
2002’de sandıktan çıkan büyük değişim gibi milletin emanetini yeniden almak için geliyoruz.
Diyarbakır’dan Rize’ye, İzmir’den Yozgat’a… Türkmen’in, Kürt’ün, alevinin, sünninin; dindarın, modernin, üretenin partisiyiz.
Ayrım yapmadan 86 milyonu kucaklayan Türkiye’nin partisiyiz!
Sayın Cumhurbaşkanı seçimi nasıl kazanacağını düşünüyor olabilir. Biz de memleketin sorunlarını nasıl çözeceğimizi düşünüyoruz.
Partili cumhurbaşkanlığı yerine yarı başkanlık sistemini savunuyoruz. Terörle arasına mesafe koymayan hiçbir siyasi yapıyla aynı çizgide olmayacağız.
Aday tercihinden çok; akla, plana, sisteme ve milletin menfaatine bakacağız.
Bizim tek merkezimiz millettir!
Zonguldak Gelik’te meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden madenci kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun.
Milletimizin Başı Sağ Olsun
Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden madenci kardeşlerimize Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve tüm madencilik camiasına sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Adalet olmadan bu memleket ayağa kalkamaz.
Öyle bir adalet kuracağız ki herkes, “Benim devletim var, kuruşluk hakkımı kimseye bırakmaz” diyecek.
Adalet işleyecek, milletin hakkı korunacak!
Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden işçilerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum.
Milletimizin başı sağ olsun.
ANAHTAR PARTİ İKTİDARININ İLK 100 GÜNÜNDE EKONOMİDE GÜVENİ VE KURALLARI YENİDEN TESİS EDECEĞİZ!
Biz Türkiye’nin ekonomik meselelerini biliyoruz. Milletimizin yaşadığı geçim sıkıntısını da biliyoruz, üreticimizin, sanayicimizin, yatırımcımızın önündeki engelleri de biliyoruz.
Türkiye’nin kaynak meselesinden önce bir güven meselesi vardır. Kuralların kişilere göre değiştiği, kurumların itibar kaybettiği, yarının öngörülemediği bir ekonomik düzende ne yatırım olur ne üretim ne de refah.
Biz ilk 100 günde bu düzeni değiştirecek adımları atacağız.
Merkez Bankası, BDDK, SPK ve TÜİK’in kurumsal bağımsızlığını güçlendireceğiz. Bu kurumları siyasi müdahalelerin değil, liyakatin, bilimin ve ekonomik gerçeklerin yönettiği kurumlar hâline getireceğiz.
Milletimiz açıklanan enflasyon rakamına güvenecek. Yatırımcı önünü görebilecek. Üretici hesabını yapabilecek. Devletin açıkladığı verilerle milletin yaşadığı gerçekler arasındaki güven mesafesini ortadan kaldıracağız.
Merkez Bankasının itibarı, milletimizin parasının itibarıdır. Para politikasını öngörülebilir, rezerv yönetimini şeffaf, kurumları hesap verebilir hâle getireceğiz.
Türkiye’ye yatırım getireceğiz. Ancak sadece para getiren değil, bu memlekete değer katan yatırımları önceleyeceğiz.
Fabrika kuran, teknoloji geliştiren, Ar-Ge yapan, dijitalleşmeye ve yeşil dönüşüme yatırım yapan, ihracatımızı ve üretim kapasitemizi artıran sermayeyi destekleyeceğiz.
Bizim ekonomi anlayışımızda esas olan, paradan para kazanılan bir düzen değil; üreterek, çalışarak, alın teriyle zenginleşen bir Türkiye’dir.
Ekonomide kuracağımız düzenin istikameti bellidir:
GÜVEN → YATIRIM → ÜRETİM → VERİMLİLİK → İHRACAT → GELİR → REFAH
Biz ilk 100 günde bütün ekonomik meseleleri çözeceğimizi söylemiyoruz. Milletimize olmayacak vaatlerde bulunmuyoruz.
Ama ilk 100 günde ekonominin doğru işlemesini sağlayacak kuralları yeniden kuracağımızı, kurumların itibarını yeniden tesis edeceğimizi, Türkiye’yi güvenilir ve öngörülebilir bir ekonomik yönetime kavuşturacağımızı söylüyoruz.
Devletin gücü her işe müdahale etmesinde değil, koydu��u kuralları herkese eşit uygulayabilmesindedir.
Bizim devlet anlayışımızda güçlü olan kişiler değil, kurumlardır. Üstün olan şahısların iradesi değil, hukuktur. Esas olan iktidarın menfaati değil, milletin refahıdır.
Anahtar Parti iktidarında Türkiye ekonomisinin anahtarı yeniden güven, liyakat ve üretim olacaktır.