Kıbrıs Barış Harekâtı…
Kıbrıs Barış Harekâtı; milletimizin soydaşlarına sahip
çıkma iradesinin, devletimizin kararlılığının ve Mehmetçiğimizin
kahramanlığının tarihe kazınmış destanıdır.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümünde;
şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle yâd ediyor, Kıbrıs Türkü’nün
haklı mücadelesini bir kez daha saygıyla selamlıyorum.
Mavi Vatan’da ve Kıbrıs’ta milletimizin hukukunu
koruma kararlılığımız ilelebet sürecektir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türk milletinin fıtratına pusudur. Şahsiyetimizin omurgasını kırmıştır. Akademinin omurgasını kırmıştır. Bürokrasinin omurgasını kırmıştır. İş dünyasının omurgasını kırmıştır. Sivil toplumun omurgasını kırmıştır. Liyakatin omurgasını kırmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türk milletinin yaradılış iradesine pusudur.
Millet Divanı’nda buluştuk…
Milletimizle buluştuk, sohbet ettik, dertleştik, hatıralarımızı paylaştık...
Bazen tebessüm ettik, bazen de duygulandık.
Ankara’dan, ülkemizin dört bir yanından ve yurt dışından gelerek buluşmamıza ortak olan tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ediyorum. İnşallah bir sonraki Millet Divanı’nda yeniden buluşmak ümidiyle…
Bizim milletimiz merhametli bir millettir.
İyilik yapacağını söyleyenin elinden tutar, ihtiyaç sahibini görünce elindekini paylaşır. Depremde de bunu gördük, selde de gördük, yangında da gördük. Yeter ki yaptığı yardımın gerçekten yerine ulaştığını bilsin.
Asıl mesele toplanan yardımın miktarı değildir; milletin güvenidir.
Çünkü yardım kuruluşlarında, vakıflarda, derneklerde yaşanan her suistimal sadece bir kurumu yıpratmaz. İnsanların iyilik yapma şevkini de kırar. Vatandaş bir süre sonra yardım etmek istediğinde, "Acaba yerine ulaşıyor mu?" diye düşünmeye başlar. İşte asıl tehlike budur.
Bu güven kaybolursa bedelini sadece kurumlar ödemez. Gerçek ihtiyaç sahipleri öder. Yardım bekleyen yetim öder, afetzede öder, yoksul öder.
Onun için yapılması gereken; kurumları tartışılır hâle getirmek değil, kurumları şeffaflıkla, hesap verebilirlikle ve güçlü denetim mekanizmalarıyla ayakta tutmaktır.
Kurumlar yeniden kurulabilir. Ama kaybedilen güveni yeniden inşa etmek çok daha zordur. Devletin de, sivil toplumun da en büyük sermayesi milletin güvenidir.
Bir ülkenin en büyük serveti madenleri ya da binaları değildir; gözlerinde umut taşıyan çocuklarıdır…
Bizim bütün mücadelemiz; çocuklarımızın hayallerini ertelemek zorunda kalmadığı, eğitimin fırsata dönüştüğü, geleceğin endişeyle değil umutla karşılandığı bir Türkiye içindir.
Çünkü bu ülke çocuklarımızın hayalleri kadar büyük olacaktır…
Faize karşı olduğunuzu iddia ediyorsunuz!
Ama milleti tıpkı Firavun’un taş taşıyan köleleri gibi bankalara taksit taşıyan bir düzene mahkûm ettiniz…
Karşı olduğunuzu söylediğiniz ne varsa Türkiye’yi o konuda şampiyon yaptınız!
HERKES EYLEMDE! MİLLETİNİZ AKTİVİST OLDU SİZİN YÜZÜNÜZDEN!
"Hükûmetin şöyle bir riski var: Parasını verdiği S-400’ü kullanamayan, parasını verdiği F-35’i alamayan hükûmet olarak tarihe geçecek. Lütfen müzakereye ciddiyet gelsin. Biz böyle oyalanacak bir ülke değiliz. Büyük bir devletiz, saygın bir müttefikiz. Bize bu çifte standardı layık görenlere hak ettikleri şekilde cevap verilmesi lazım
FETÖ ile mücadele hattında hükûmetimizin kulağına, kalbine, vicdanına ve iradesine bir şey fısıldıyorum: FETÖ’cülerden daha mühimi, FETÖ’cülükle mücadeledir. Benzemeyin; mücadele ettiklerinize benzemeyin! Devlet sizin emanetinizdir, adalet ise herkese vereceğiniz cevaptır.
Bütün memleket eylemde! Milletiniz aktivist oldu sizin yüzünüzden, işimiz gücümüz yok gibi size sesimizi duyurmak için herkes hakkı için eylemde. Bu sizin sonunuzu getirecek!
Ayakta olduğunu söylediğiniz devletin meydanlarında, çocuklarınızın katilleri özgürlük mitingleri yapıyor. Dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Milletiniz sizi izliyor; size yetki verdi, kudret verdi, devlet verdi. Devleti yönetme salahiyeti verdi. Devleti koruyacaksınız. Milletinizin hukukunu koruyacaksınız.
Yapılandırma yapıyorsunuz şimdi. 4 milyonluk borcu olan feryat figan twit atmış; oradan gündeme geldi tekrar. 4 milyonluk borcu olan, beş yıllık yapılandırmada 9 milyon ödüyor. Yapılandırılmış hali bu! Yani hükûmet misiniz, tefeci misiniz belli değil. Firavun’un sarayına taş taşıyan Mısırlı köleler vardı biliyorsunuz. Kendi milletinizi bankalara taksit taşıyan kölelere çevirdiniz!"
Millet Divanı büyüyor!..
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu ile halkımızı buluşturduğumuz Millet Divanı programına ilgi her geçen gün artıyor.
Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından genel merkezimize gelen misafirlerimiz; sorularını yöneltti, düşüncelerini paylaştı ve Genel Başkanımızla bir araya geldi.
Anahtar Parti’nin kapıları da gönlü de milletimize açık…
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, yarın düzenleyeceği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunacak ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayacaktır.
🗓️ 16 Temmuz Perşembe
⏰ 13.00
📍 Anahtar Parti Genel Merkezi
Basın toplantısını aşağıdaki resmi hesaplarımızdan canlı olarak takip edebilirsiniz.
X: https://t.co/KU5lzwo4E1
Facebook: https://t.co/hXFxiAl2k1
YouTube: https://t.co/7ZzrKCCffl
15 Temmuz; milletin iradesine, devletin varlığına, bekasına, itibarına, dinimize, dindarlığımıza ve adalet duygumuza kurulmuş hain bir suikastın adıdır.
O gece milletimiz canı pahasına devletine sahip çıkmış, iradesini hiçbir vesayet odağına teslim etmeyeceğini bütün dünyaya ilan etmiştir.
15 Temmuz’dan çıkarılması gereken en büyük ders, devleti içeriden çürüten anlayışlarla mücadele etmektir.
Liyakatin yerine sadakati, hukukun yerine keyfiyeti, adaletin yerine aidiyeti koyan her anlayış, türü farklı da olsa yeni tehditlerin kapısını aralar.
Devleti güçlü kılacak olan; adalet, hukukun üstünlüğü, kurumsallık ve herkese eşit uygulanan hukuk düzenidir. Bir daha hiçbir ihanet şebekesinin bu millete musallat olamaması ancak böyle mümkün olacaktır.
15 Temmuz hain darbe girişiminde canlarını vatan uğruna feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
15 Temmuz; millet iradesini gasbetmeye yönelik hain bir darbe girişimidir.
Aziz milletimiz, o karanlık gecede iradesine, devletine ve demokrasisine sahip çıkarak tarihî bir duruş sergilemiştir.
Bugün hepimize düşen sorumluluk; o ihaneti unutmadan, devletimizi adaletle, demokrasimizi hukukla, milletimizin birliğini ve kardeşliğini ise daima muhafaza etmektir.
15 Temmuz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle yâd ediyoruz.