Faize karşı olduğunuzu iddia ediyorsunuz!
Ama milleti tıpkı Firavun’un taş taşıyan köleleri gibi bankalara taksit taşıyan bir düzene mahkûm ettiniz…
Karşı olduğunuzu söylediğiniz ne varsa Türkiye’yi o konuda şampiyon yaptınız!
Genel Başkan Yardımcımız ve Hukuk Politikaları Başkanımız Prof. Dr. Oğuz Sadık Aydos ile birlikte Rize esnafımızı ziyaret ederek talep ve önerileri dinledik.
Misafirperverlikleri için tüm esnafımıza teşekkür ederiz.
#anahtarparti#yavuzağıralioğlu
Genel Başkan Yardımcımız ve Hukuk Politikaları Başkanımız Prof. Dr. Oğuz Sadık Aydos ile birlikte Rize esnafımızı ziyaret ederek talep ve önerileri dinledik.
Misafirperverlikleri için tüm esnafımıza teşekkür ederiz.
#anahtarparti#yavuzağıralioğlu
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, yarın düzenleyeceği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunacak ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayacaktır.
🗓️ 16 Temmuz Perşembe
⏰ 13.00
📍 Anahtar Parti Genel Merkezi
Basın toplantısını aşağıdaki resmi hesaplarımızdan canlı olarak takip edebilirsiniz.
X: https://t.co/KU5lzwo4E1
Facebook: https://t.co/hXFxiAl2k1
YouTube: https://t.co/7ZzrKCCffl
Anahtar Parti milletimize diyor ki:
“Korkmayın, biz varız. Endişe etmeyin, hakkınızı savunacak irade de kadro da burada.”
Bu yüzden verdiğiniz mücadeleyi küçümsemeyin. Herkesin umudunu kaybettiği, siyasetin iki kutup arasına sıkıştığı bir dönemde çıktığınız bu yol, sıradan bir siyasi hareket değildir.
Biz bu milleti ayrıştırmaya değil, birleştirmeye geldik. Alevi-Sünni demeden, dindar-seküler demeden, modern-geleneksel demeden; ay-yıldızlı al bayrağın altında yaşayan seksen altı milyon vatandaşımızı aynı ailenin fertleri bilen bir anlayışın temsilcileriyiz.
Eğer bu mücadele verilmeseydi, Türkiye yine aynı tahterevalli siyasetine mahkûm olacaktı. İktidar yine “Bizden başkası yapamaz.” diyecekti. Muhalefetin yetersizliği üzerinden kendi varlığını tahkim etmeye devam edecekti.
Yıllardır muhalefete, “Devlet bilmezler, vatan bilmezler, millet bilmezler.” denildi. Anahtar Parti o ezberi bozmak için kuruldu.
Çünkü Anahtar Parti; devlet bilir, vatan bilir, millet bilir, Cumhuriyet bilir, demokrasi bilir, hukuk bilir.
Biz kimsenin korkusundan değil, milletimizin umudundan güç alıyoruz.
Artık Türkiye’de Anahtar Parti var; milletimizin önünde gerçek bir seçenek, geleceğe açılan güçlü bir kapı var.
Esnaf Kazanmadan Türkiye Kazanamaz
Bir memleketin çarşısında bereket yoksa, o memlekette ekonomik başarıdan söz edilemez.
Bugün esnafımız sadece mal satmıyor; mahallesini ayakta tutuyor, istihdam sağlıyor, vergi ödüyor, çocuk okutuyor, bu ülkenin yükünü omuzluyor. Ama bütün bu yükün üzerine şimdi bir yük daha bindiriliyor.
Artan kira, elektrik, doğalgaz, personel ve vergi maliyetleri yetmiyormuş gibi, her kartlı satışta kazancının bir kısmını yüksek komisyonlarla bankalara bırakmak zorunda kalıyor.
Vatandaşın cebinde nakit yok. Alışveriş kredi kartıyla yapılıyor. Esnaf satış yapıyor ama kazancının bir bölümü daha kasaya girmeden finans sistemine gidiyor.
Böyle bir düzende üreten de satan da zorlanıyor; kazanan ise yalnızca finans sistemi oluyor.
Devlet, enflasyonla mücadele ederken esnafı görmezden gelemez. Çünkü ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir; ekonomi, alın terini koruyabildiğiniz ölçüde güçlüdür.
Onun için yapılması gerekenler açıktır:
Kredi kartı ve POS komisyon oranlarına makul bir yasal üst sınır getirilmelidir.
Küçük esnafın ödediği komisyon yükünün bir kısmı kamu tarafından desteklenmelidir.
Kartlı satışların bedeli en geç ertesi iş günü esnafın hesabına geçmelidir.
Kamu bankaları düşük komisyonlu POS uygulamalarıyla piyasada denge unsuru olmalıdır.
Esnafın kazancı bankaların insafına bırakılamaz.
Çünkü esnaf sadece dükkânını açan kişi değildir. O mahallenin ışığıdır, sokağın bereketidir, şehrin güvenidir.
Esnaf güçlenirse üretim güçlenir.
Üretim güçlenirse istihdam artar.
İstihdam artarsa millet rahat eder.
Biz, bankaların daha çok kazandığı değil; alın terinin karşılığını bulduğu bir Türkiye istiyoruz.
Esnaf nefes alırsa çarşı nefes alır.
Çarşı nefes alırsa Türkiye nefes alır.
15 Temmuz; milletimizin iradesine, demokrasisine ve bağımsızlığına sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktasıdır.
Aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.
Milletin iradesi daima üstündür.
#15temmuzdestanı#türkiyem🇹🇷
Atölyede, sanayide, tezgâhta dökülen alın teri gerçektir! Yıllardır bekletilen kanun teklifleri nedeniyle emekçilerin haklı beklentileri karşılık bulmuyor.
Bursa’dan yükselen çığlığa kulak verin: Hak yerini bulana, mağduriyetler kalıcı olarak giderilene kadar bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Anahtar Parti olarak daha önce de söylediğimiz gibi; Devlet sağır olunca, vatandaşını ayırınca zeval bulur. Devleti ayağa kaldıracak olan, hakkı zamanında ve adaletle teslim edebilme kabiliyetidir. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyorsanız, staj ve çıraklık mağdurlarının sesine kulak vermelisiniz.
#StajyerÇırakSusmayacak
Türkiye ‘belli olmaz’ ülkesine döndü!.. ‘Bu sene böyle ama seneye malı satar mıyım? Kiraya yüzde yüz zam yapar mıyım?’ Belli olmaz... Belli olmaz ülkesinde insanlar uykusuz kalır. İş adamı da huzursuz olur, kiracı da huzursuz olur, ev sahibi de huzursuz olur.
Anahtar Parti’nin hassasiyeti şu: Biz bu ‘ne olacağı belli olmaz’ ülkesini, ‘ne olacağı belli olur’ ülkesine çevireceğiz.
Hukuk güçlü olanın değil; haklı olanın güvencesidir.
Adaletin herkese eşit tecelli ettiği, hukukun güven verdiği bir Türkiye için mücadelemizi sürdürüyoruz.
10 Temmuz Dünya Hukuk Günü’nü kutluyor; adalet için emek veren tüm hukukçularımıza çalışmalarında başarılar diliyorum.
NATO Zirvesi bitti…
Peki Türkiye ne kazandı?
Terör tehdidine ilişkin beklentilerimiz bildiride yer almadı.
Türkiye’nin güvenlik kaygıları karşılık bulmadı.
Dış politika iyi niyet temennilerinden çok sonuç üreten anlaşmalarla yürütülür.
Millet verilen sözlerin değil alınan sonuçların hesabını sorar!..
01.07.2026 tarih ve 33297 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ne eklenen Geçici 7.Madde ile kentlerdeki karma kullanım alanlarında yer alan ofislerin konuta dönüştürülmesinin önü açılmıştır. Konut ve barınma sorununun çözümü ofisleri konuta dönüştürülmesi değildir. Bu yöntemin kentlerimizi yaşanamaz hale getirmesi kaçınılmazdır.
TÜRKİYE’YE BİRTAKIM ŞARTLAR DAYATMAYIN!
“NATO sonuç bildirisinde Türkiye’nin bölgedeki tehditleriyle ilgili; Türkiye’nin beklentilerine cevap verecek terör örgütleriyle ilgili bir atıf yok!
Suriye savaşı başladığından beri en ağır bedeli ödeyen taraf biziz ama üstlendiğimiz onca riske rağmen bizim karşı karşıya olduğumuz tehditlerle ilgili bize verilecek bir güvence yok.
Türk diplomasisinin netice almayı, hükûmetin beklentilerinin cevabını nihayet bildirilerine yazdırabilmeyi, anlaşma yapabilmeyi, anlaşma imzalayabilmeyi, imzaladığı anlaşmaların sonuçlarını milletine ifade edebilmeyi öğrenmesi lazım.
Avrupa Birliği’nin temenni hattından çıkın, etkin bir diplomasiyi derhal başlatın.
NATO kendi koyduğu kurala uyacaksa, bunu güney kanadını besleyen Türkiye’yi bu kadar örseleyerek yapmaktan vazgeçmelidir.
Türkiye’ye parmak sallamayın. Türkiye’ye birtakım şartlar dayatmayın.”