İstanbul Valiliği tarafından iptal edilen Anyma konseri ile ilgili Partimizin Gençlik Kolları Başkanı Kadir Koray Küçükali tarafından yapılan paylaşım Parti görüşümüzü yansıtmamaktadır.
Kamuoyunun bilgisine sunarız.
Saygılarımızla
Nihal Ağca
Anahtar Parti Genel Sekreteri
#SONDAKİKA KAMUOYUNA DUYURULUR
Anahtar Parti Genel Sekreteri Nihal Ağca:
“İstanbul Valiliği tarafından iptal edilen Anyma konseriyle ilgili,
Partimizin Gençlik Kolları Başkanı Kadir Koray Küçükali tarafından yapılan paylaşım, Parti görüşümüzü yansıtmamaktadır.
Kamuoyunun bilgisine sunarız.
18 Ağustos'ta Suriye'nin İdlib şehrindeki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne saldırıp bunu da Türkiye'ye mesaj olarak nitelendiren İsrail, yayılmacı politikalar üzerinden bölgeyi terörize ederek hâkimiyet kurmayı ana politikası haline getirmiş bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün bunların farkında olup buna izin vermeyecektir.
Türkiye’nin Suriye ile olan yakın ilişkisinden ve geliştirdiği iş birliğinden rahatsız olan, İran krizinde Türkiye’nin tarafsız ve kararlı duruşunu hazmedemeyen İsrail yönetimi kendi yayılmacılık ve hâkimiyet hesapları doğrultusunda bölgeyi yeniden şekillendirmeye çalışmaktadır. Bu yaklaşımı ile bütün bölgeyi ateşe atmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi sınırlarını ve sınır ötesindeki güvenliğini koruyacak gücü, iradesi ve uluslararası hukuktan doğan hakları fazlasıyla vardır.
Sınırlarımızda oluşan tehditleri yalnızca bir güvenlik meselesi değil devletimizin varlık sebebi olarak göreceğimiz ve buna rağmen yapılacak bir hareketin bedelinin ağır olacağı bilinmelidir. Tarih bunun örnekleriyle doludur.
Uluslararası anlaşmalara ve hukuka bağlıyız ancak vatanımızın güvenliği, devletimizin bekası ve milletimizin geleceği söz konusu olduğunda, Türk Devleti iktidarıyla ve muhalefetiyle bölünmez bir bütündür.
Anahtar Parti olarak; millî güvenliğimiz adına devletimizin alacağı her türlü önleyici, caydırıcı, diplomatik ve gerektiğinde operasyonel tedbirin amasız fakatsız yanında olduğumuzu milletimize duyururuz.
#AnahtarParti #YavuzAğıralioğlu
@yavuzagiraliog@anahtarparti
Ya referandum ya erken seçim!
İki senedir konuştuğumuz her kürsüde, milletimizle temas ettiğimiz her mecrada aynı şeyi tekrarladık:
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır.
Terörü bitirmek devletin vazifesidir. Ama terörü bitireceğiz diye teröristi muhatap almak, devlete irtifa kaybettirir.
Bu tutumun milletimizin birliğine ve beraberliğine hiçbir faydası olmayacağı gibi, devlete kaybettirdiğiniz her irtifa terör örgütüne kazandırdığınız mesafeye dönüşür.
Bugün çözüm diye tarif ettiğiniz bu yolun, yarın Türkiye için yeni ve daha ağır bir beka meselesine dönüşmesi kaçınılmazdır.
Biz bunu en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde duruyoruz.
Siz milletimizden yönetme yetkisini isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.” dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin hatırasını, analarımızın acısını seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz ekonomik sıkıntısına, geçim derdine, yaşadığı bütün zorluklara rağmen terörle mücadelede ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu iradeye itimat etti. “Devletim terör karşısında taviz vermesin.” dedi ve size bir kez daha yönetme yetkisi verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız bu yetkinin tam aksi istikametinde bir irade ortaya koyuyorsunuz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuz terör örgütünün elebaşını bugün cezaevinden çıkarmanın; terör örgütü mensuplarını hangi düzenlemelerle affedebileceğinizin, nasıl cezasız bırakabileceğinizin yollarını arıyorsunuz.
Yaptığınızı doğru bulabilirsiniz. Bunun devlet için gerekli olduğunu da sanabilirsiniz. Ancak değiştiremeyeceğiniz bir hakikat vardır:
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınızı yapmanız için vermedi. Seçim sırasında teröre karşı söylemleriniz ve taahhütleriniz için verdi.
Terörle mücadele konusunda ortaya koyduğunuz bu köklü tavır değişikliği, milletin iradesine yeniden müracaat etmeyi zorunlu hâle getirmiştir.
Ya erken seçime gider, “Biz iki yıl önce sizden bu iradeyle yetki aldık ama şimdi politikamızı değiştirdik.” der ve yetkinizi yenilersiniz;
Ya da hazırladığınız düzenlemeyi referandumla milletimizin önüne koyar, milletimizin onayını alırsınız.
Ama milletimize sormadan, milletimizden aldığınız yetkinin tam tersini yapamazsınız.
Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrımızdır.
Yeni eğitim öğretim yılı başlamadan önce üç konuda somut adım bekliyoruz:
📌 Okul güvenliği
📌 Temizlik personeli sorununun çözümü
📌 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğretmenler tarafından tam olarak anlaşılmasını sağlayacak çalışmalar
Çocuklarımızın daha güvenli, daha temiz ve daha nitelikli bir eğitim ortamına kavuşması için verilen sözlerin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Biz Türkiye’nin siyasi merkezi olmaya talibiz. Sağın ya da solun değil; milletin merkezindeyiz!..
Kimsenin gömleğini çıkarmasını istemiyoruz. Kimseye geçmişini inkâr ettirerek siyaset yapmıyoruz. Bizim tek ortak paydamız; ay yıldızlı al bayrağı kendi bayrağı bilen, bu memlekete aidiyet hisseden ve Türkiye’nin geleceğine karşı sorumluluk duyan herkestir.
Aidiyetiniz, kökeniniz, dünya görüşünüz ne olursa olsun; “Ben bu millete borçluyum, çocuklarıma daha güçlü, daha zengin, daha huzurlu bir Türkiye bırakmalıyım” diyorsanız, bizimle aynı istikamettesiniz.
Biz insanların dün nerede durduğundan çok, yarın bu memleket için ne yapacağıyla ilgileniyoruz.
Bu yüzden her kesimin oyuna talibiz. Türkiye’nin dört bir yanından, farklı siyasi geleneklerden, farklı hayat hikâyelerinden insanların ortak umuduna dönüşüyoruz. Belki henüz anketler bunu tam göstermiyor ama Anahtar Parti’nin en büyük gücü, toplumun her kesiminden gördüğü bu karşılıktır.
Ay yıldızlı al bayrağı kendi bayrağı bilen, Cumhuriyet’i, demokrasiyi, hukuku ve vatan sevgisini evlatlarına bir emanet gibi bırakmayı namus borcu sayan herkesle omuz omuzayız.
Biz ayrıştırmaya değil, birleştirmeye talibiz. Biz kutuplaşmanın değil, milletin iktidarına talibiz.
Bunu yaparken de ukalalık etmeyeceğiz. Kendimizi milletin üstünde görmeyecek, kimseye doğrularımızı dayatmayacağız. Ama memleketimizin geleceğini, devletimizin itibarını ve milletimizin birliğini korumak konusunda da en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz. Çünkü bizim siyasetimizin merkezi millet, pusulası ise Türkiye’dir…
İsimler değişiyor, sloganlar değişiyor.
Ama geçim derdi yerinde duruyor.
Gençler umut arıyor.
Emekliler nefes almaya çalışıyor.
Esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Biz bu kısır döngüyü değiştirmek için yola çıktık.
Memleketin “o mu, bu mu?” tartışmasına değil;
adalete, berekete, üretime ve umuda ihtiyacı var.
Tahterevalli siyasetine son vermek için sen de Anahtar’a Gel!
#AnahtaraGel
https://t.co/YOrNfuLf9f
İlk kurşunun şehrinden yükselen ses: Yavuz Başkan!..
Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’na sığmayan coşku, ülkemizin umut dolu yarınlara olan inancı gösterdi.
Var ol İzmir, var ol Ege!
Her çocuk için umut,
Her genç için fırsat,
Her aile için huzur,
Her vatandaş için adalet...
İşte bizim gelecek tasavvurumuz budur.
Türkiye'nin yarınlarını birlikte açacağız.
#GeleceğinAnahtarı
Şenay Aybüke Yalçın, ömrünün baharında gencecik bir öğretmenimizdi.
"Öğretmen oldum ben" cümlesi Türk milletinin kalbine dokundu.
Genç yaşında eğitim aşkıyla gittiği Batman'da öğretmen olarak görev yaparken PKK'lı teröristlerin hain saldırısında şehit düştü.
Aybüke Yalçın'ın şehadeti yüreklerimizi dağladı.
Şehit öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın'ı vefatının yıldönümünde rahmet, minnet ve dualarla anıyorum.
@yavuzagiraliog@anahtarparti
Mayıs ayında yıllık fiyat artışı yüzde 32,6’ya çıktı. Gıdadaki artış ise yüzde 35 oldu.
Bu oranlar; OECD ortalamasının yaklaşık 8 katı, dünya ve Avrupa Birliği ortalamasının ise yaklaşık 9 katı seviyesindedir.
Bu tablo kader değildir.
Bu tablo; yanlış ekonomi politikalarının, üretim maliyetlerindeki artışın ve tarımda yıllardır çözülemeyen yapısal sorunların sonucudur.
Peki biz enflasyonu nasıl düşüreceğiz?
Öncelikle enflasyonla mücadeleyi lafla değil, doğru politikalarla yürüteceğiz.
• Kamu harcamalarında disiplini sağlayacağız.
• Bütçe açıklarını azaltacağız.
• Merkez Bankasının temel görevinin fiyat istikrarı olmasını sağlayacağız.
• Para ve maliye politikalarını uyum içinde yürüteceğiz.
Bizim hedefimiz; enflasyonla yaşamaya alıştırılmış, pahalılığı kader sayan bir Türkiye değildir.
Bizim hedefimiz; düşük enflasyonlu, yüksek refahlı, emeğinin karşılığını alan, alın terinin değerini koruyan bir Türkiye’dir.
Enflasyonu, maaş artışlarıyla geçici olarak gizlemeye değil; fiyat artışlarını kalıcı olarak durdurmaya talibiz.
Vatandaşımızın cebine giren parayı büyütürken, marketteki etiketi de küçülteceğiz.