🔴 İrlandalı Müslüman Robert Wilson:
Batı, İslam’dan aşırılık nedeniyle korkmuyor.
İslam adil bir ekonomi, disiplinli bir hayat, güçlü aile yapısı ve bağımsız düşünce sunduğu için ondan korkuyorlar.
Mesele din değil, kontrolü kaybetme korkusu.
- İslamiyet'i kabul eden Portekizli bir rahip, bir zamanlar yönettiği kilisede ezan okuyor..
- Cemaati ve ziyaret edenler ezanın güzelliğine kapılıyor. Çokta güzel okumuş ama..☝️
"Lâ ilâhe İllallah"
Allah’ım ne günlerde yaşıyoruz… Şu habere bakın…
“Rusya, İsrail’den gelen ve ‘10.000 çocuğun kanını’ içerdiği iddia edilen bir adrenokrom sevkiyatına el koydu.”
Rus istihbaratından sızdırıldığı öne sürülen bir rapora göre, Rus güçleri Suriye’deki Tartus Deniz Üssü’nde, şimdiye kadar kaydedilen en büyük adrenokrom sevkiyatını taşıdığı belirtilen bir İsrail gemisini durdurdu. Varış noktası ise Hollywood, yani Amerika Birleşik Devletleri idi.
Sevkiyat “insani tıbbi yardım” olarak tanımlanmıştı. Ancak Rus ajanlarının gemide buldukları şeyin insanilikle uzaktan yakından ilgisi yoktu. İçeride, sıkıca mühürlenmiş dondurma kapsülleri, askerî soğutma üniteleri ve çatışma bölgelerindeki gizli hastanelerle bağlantılı seri numaraları taşıyan şişeler bulundu.
Putin’e bağlı “adrenokrom görev gücü” ele geçirme operasyonundan birkaç saat sonra Kremlin’e bir brifing sundu. İlk tahminlere göre sevkiyatın, en az 10.000 çocuğun kanından elde edildiği belirtiliyor; bu çocukların önemli bir kısmının Ukrayna, Suriye ve Gazze’deki çatışma bölgelerinden toplandığı iddia ediliyor…”
Epsteingiller neden her alanda güçlendi? Müslümanlar neden her alanda zayıf düştü? Batılılar çok mu zekiydi? Hayır!
Cevap, Başkan Erdoğan’ın geçmişte anlattığı ‘Hülagu ve Kadıhan Kıssası’nda saklı. Bu kıssayı tekrar dinlemenin tam sırası.
Hepimizin çıkaracağı çok ders var.
Bunlar daha iyi günleriniz.
2021’de Medyascope “Nasıl açıldım” “Nasıl deist oldum” diye uydurma hikayelerden haberler sıkıyordu. Kitle psikolojisi üzerinde görece etkili de oluyordu.
Trabzonda bu haberlerden biri görüp yol kenarına arabayı çekip youtubedan gelen “abi müslüman oldum” yorumlarını flood yapmıştım.
Taym’dakiler de dahil olmuştu. Çok ilgi çekmişti. Bunun üzerine böyle bir haber girilmişti.
“Önemli bir entelektüel hareketin yaklaşan nefesi” demişiz 5 yıl önce. Nereden nereye hamdolsun.
5 yıl sonra bambaşka bir ortam olacak bi-iznillah. Benim ümitvar oluşum boş bir temenni değil, içinde yaşadığım bir gözlem.
Yatırım yapan buraya yapsın, tertemiz bir müslüman gençlik geliyor.
🔴 Diyarbakır’da karnelerini alan imam hatip öğrencilerinden ‘Gazze’ mesajı:
“Bugün takdir belgesi aldım ama asıl takdir edilmesi gerekenler Gazzeli kardeşlerimizdir”
Zombi kimdir, biliyor musunuz?
“Zombi” kelimesi ilk duyulduğunda zihnimizde hemen Hollywood’un korku dolu filmleri canlanır. Korkunç yüzler, yamyamlar, aklını yitirmiş, insan eti peşinde koşan yaratıklar… Zombiler, modern dünyada öldürülmesi gereken bir tehdit olarak resmedilir. Ancak, bu imajın ardında başka bir gerçek yatıyor: Batı, bu ismi kullanarak bir kahramanı, bir Müslüman lideri çarpıttı ve gerçeği gözlerden sakladı.
Zombi, Brezilya'nın ilk Müslüman devletini kuran büyük bir liderdi. Avrupalıların Amerika kıtasına ayak basmasının ardından, yeni topraklar arasında bölüşüldü. Kuzey Amerika İngilizler ve Fransızlar arasında paylaşılırken, Güney Amerika Portekiz ve İspanya’nın egemenliğine geçti. Portekiz, zengin ve geniş Brezilya topraklarını ele geçirerek yerli halkı katletti, kaynakları yağmaladı ve daha fazla iş gücü ihtiyacı doğdu. Bunun üzerine Batı Afrika’nın sahil köylerine saldırılar düzenlendi, Müslüman köyler gecenin karanlığında basılarak insanlar köleleştirildi. İlk Müslüman köleler, 1538 yılında Brezilya’ya getirildi ve bu topraklara adım atan ilk Müslümanlar, baskı ve zulümle yüzleşti.
Aradan geçen 40 yılın ardından, Brezilya’da sayıları 14.000’i aşan Müslüman köleler vardı. Brezilya’daki tarihî belgeler, bu kölelerin büyük bir kısmının İslam kökenli olduğunu, Arapça Kur’an okuduklarını doğruluyor. Batı, İslam’ın Brezilya’daki varlığını söndürdüğünü zannederken, küllerin arasından Zombi isimli bir kahraman doğdu. Zombi, İslam alimleriyle birlikte bu baskı altındaki halka ulaştı, onlara Kur’an’ı ve İslam’ın adaletini öğretti. Ezilenlerle omuz omuza yürüyen Zombi, 1643 yılında "Brezilya İslam Devleti"ni kurdu ve bu devletin temel ilkesi olarak özgürlüğü ilan etti.
Portekiz bu yeni devlete savaş açtı, fakat Zombi’nin orduları defalarca galip geldi. Zombi, Brezilya’nın Bahía eyaletindeki yirmiden fazla bölgeyi ele geçirdi, devletini genişletti ve Batı'nın kalbine korku saldı. Müslümanlar bu devlette tam 50 yıl boyunca bağımsızlık mücadelesini sürdürdü. Siyah Müslümanlar, kölelik ve zulme karşı destansı bir direniş sergiledi.
Ancak bu direniş, Portekiz İmparatoru’nun devreye girmesiyle son buldu. 1916 yılında, Portekiz donanması, son teknoloji silahlarıyla Müslümanları kuşattı. Zombi’nin askerleri, birer birer şehit düşerken, devlet de yıkıldı. Ancak Zombi’nin mücadelesi tarihin unutulmaz bir direnişi olarak hafızalarda kaldı. O, köleliğe, sömürgeciliğe ve adaletsizliğe karşı duran bir liderdi.
Bugün Brezilya’da Zombi’nin mücadelesi, Müslüman kölelerin direnişini ve İslam’ın Brezilya’daki rolünü hatırlatmaya devam ediyor. Batı, Zombi’nin ismini korku filmlerine konu yapsa da, gerçek Zombi, tarihte özgürlüğün ve adaletin savunucusu olarak anılmayı hak ediyor. O, Brezilya’nın topraklarında özgürlük için savaşan bir kahraman ve mazlum halkların sesi olarak tarihteki yerini aldı.
Japonya'da İslamiyet'i seçen bir grup, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) Medine'ye hicreti sırasında söylenen tarihi 'Taleal Bedru Aleyna' (Ay Doğdu Üzerimize) ilahisini seslendirdi.
Bizde de müslüman ailelerin çocukları namazla dalga geçiyor!
Zaman, tersine dönmüş sanki...