En güçsüzün en değerli şeyi elinden alınır.
Kariyerinin başındaysan, sermayen yoksa, network’ün yoksa, ikinci şansın yoksa…
Sistem senden en değerli olanı çeker alır.
Zamanını.
Hem de üç kuruşa.
5.5 milyon memurun 2 milyonu özel sektörde ve sadece ihracat için çalışsalar, kişi başı ayl��k 3000$ katma değer sağlasalar yıllık 72 Milyar$ yapar.
Bu oluşan kaynağı ihracat finansmanında harcasak 10 yılda en zengin 10 ülke arasına gireriz. Aslında mesele bu kadar basit.
Bu iktidar, abartısız bir biçimde söylemek gerekirse Türkiye'deki gelir eşitsizliğinin, yoksulluğun ve sefaletin nedeninin sermaye sınıfının aç gözlülüğünden değil, işçinin ya da memurun aldığı ücretten kaynaklandığı fikrini "kül yutmaz muhalifler" başta olmak üzere toplumun her kesimine geçirmiş durumda.
Boş boş polemiklerle "Kültürel iktidar" arayanlara buraya bakabilir. O iktidar çoktan yaratıldı, sizden o iktidara ait söylemlerin kuyrukçusu oldunuz. Türkiye'de birinin düşük bir diğerinin yüksek ücret almasının, birinin aç, birinin tok olmasının sebebi memur istihdamı, işçilerin şımarıklığı falan değil düpedüz sermaye düzeni. Bunu söyleyecek cesaret ve haliyle buna karşı mücadele edecek yeterli irade olmadığı için bugün grev yapan memura, yarın iş bırakan işçiye sallıyorsunuz. Bu kadar böcekleştiniz işte.
Memur grev yapıyor "bu kadar memura ne gerek var diyor", işçi grev yapıyor "işten atın bunları" diyor.
Bu kadar böcekleşmiş, kendi kendine düşmanlaşmış bir toplumu kim neden insan yerine koysun ki? İktidar az bile yapıyor.
Düşünün: Bir grup yabancıya yalnızca bir soru soruluyor.
Partnerlerine dönüp tekrar tekrar söylemeleri isteniyor:
"Ne istiyorsun?"
Daha basit bir şey olabilir mi? Masum bir soru ve onun yanıtı.
Çoğu kez birkaç dakika içinde oda yoğun bir heyecanla sarsılır. Erkekler ve kadınlar-