@Goztepe Amed spor ne yaptı Türk milletine ?
Hani kardeştik ?
Biri çıkıp söyleyebilir mi Kürtler size ne yaptı da böyle kinlisiniz , böyle düşmansınız ?
Spor bu ya birleştirici bir etkinlik sadece neden bu kadar kötüsünüz ?
Kürt halkını temsilen bir spor takımı olmasın mı ligde ?
Bugün şampiyonluk sevincini yaşarken, kalbimizin bir köşesinde derin bir özlem var.
Barışa, insana ve umuda dair sözleriyle hafızalarımıza kazınan Sırrı Süreyya Önder’i saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.
Bu şampiyonluğu; inandığı değerler, hayalini kurduğu barış ve mücadele ettiği güzel yarınlara ithaf ediyoruz.
💚❤️
Îro em kêfxweşiya şampiyoniyê dijîn, lê di quncikekî dilê me de hesreteke kûr heye.
Em Sırrı Süreyya Önder ê ku bi gotinên xwe yên li ser aştî, mirov û hêviyê di hişê me de hatiye neqişandin, bi rêzdarî, dilovanî û hesret bi bîr tînin.
Em vê şampiyoniyê; diyarî nirxên ku wî bawerî pê dianî, aştiya ku wî xeyala wê dikir û pêşerojên xweş ên ku wî ji bo wan têkoşîn dida, dikin.
Ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar devlet desteği alırlarsa alsınlar, hiçbir Türk takımının tek sezonda Liverpool, Atletico, M. City ve Ajax’la oynayıp bu maçlardan 7 puan çıkararak tur atladığını asla göremeyecekler. Galatasaray bambaşka bir seviye
Kürt siyasetçi Selim Sadak’ın cenaze töreninde konuşan Tuncer Bakırhan:
“Filistinliye hak, Araplara hak, Kıbrıslı Türk’e hak, Nahçıvan’daki Azerilere hak… Kürde gelince tehdit oluyor, ‘güvenlik gerekçesi’ sayılıyor. Bu son bulsun.
https://t.co/WRrJSPpSYd
Sanıyorlar ki biz, ne olup bittiğini, kim olduklarını ve Kürde nasıl yaklaştıklarını anlamak için ta Rojava’ya bakıyoruz.
Oysa Kürde ne kadar tahammül edebildiklerini, Kobani’ye yaklaşımlarından değil; Amedspor’a karşı sergiledikleri tahammülsüzlükten anlıyoruz.
Hakkari-Van karayolunun Sere Sola mevkiinde yaşanan acı olay, yıllardır dile getirdiğimiz ihmal zincirinin yeni bir halkasıdır.
Dağdan kopan kaya parçalarından kaçarken uçuruma sürüklenen aracın Zap suyuna düşmesi ve dört yurttaşımızın saatlerce suda kurtarılmayı beklemesi, ardından iki yurttaşımızı kaybetmemiz, sadece bir “kaza” değil, ihmaller zincirinin bir sonucudur.
Mevsimsel yağışlar her yıl aynı felaketi getiriyor. Düşen kayalar, kapanan yollar, geç ulaşan ekipler, yetersiz kurtarma çalışmaları... Bölge insanlarının kaderi sürekli ölüm riski olmamalıdır.
Buradan ilgililere çağrıda bulunuyoruz:
1- Karayolları, kaya düşmesine ve heyelanlara karşı gerekli bariyer, tünel tedbiri ve yol güvenlik projelerini artık ertelememeli, bölgeyi “kaderine terk edilmiş” bir coğrafya gibi görme anlayışı sona ermelidir.
2- AFAD ve kurtarma ekipleri, hızlı müdahale için güçlendirilmeli; personel, ekipman ve koordinasyon açısından yeniden yapılanmalıdır.
3- Hakkari’nin yıllardır süren bu sorunlara, merkezi idarenin acilen öncelik vermesi gerekmektedir. Bölge halkının can güvenliği, ihmal edilebilir bir mesele değildir.
Yaşanan bu trajedi, bir kez daha “doğa şartları” bahanesiyle geçiştirilemez. Gerçek sorun, yıllardır alınmayan önlemler ve eksik bırakılan kamu hizmetleridir. Bugün kaybettiğimiz yurttaşlarımız, bu ihmal zincirinin bedelini hayatlarıyla ödedi.
Hakkari’nin yol güvenliği bir lütuf değil, devletin asli görevidir. Gereken adımlar atılmadığı sürece bu sorumluluk, bu acılar ve bu kayıplar karar vericilerin omzunda kalacaktır.
Yaşamını yitiren insanlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralı yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.
@UABakanligi@KarayollariGM@HakkariValiligi@AFADBaskanlik