Ergenlik gurbetçilerle dalga geçmekle, olgunluk ise gurbetçileri anlayıp hayatında ilk kez tc dışına adım attığı için kendini kaşif sanan kardeşler ve aşağılık kompleksini kendine taktığı hayali “expat” sıfatıyla azaltabileceğini sanan yeni göçmenlere sövmekle başlar
@Zknkabn@iamuco Şl son16da zor bela Leipzig i elemişler reale e elenmişler boş yapma o zaman plnin her sene şampiyon takımının yıldızına balon dor versinler
@Zknkabn@iamuco Hangi sezon ag lewanin toplam gol asist sayisi olarak messi geçtiği sezon yoktur o ve bundesligada gol atmış olmasi laligadan daha iyi bir ligde oynadığı anlamına gelmiyor sıfır veriyle konuşuyorsun hiçbir istatistik yok
26 ülkede yapılan çalışmaya göre;
Muhafazakarlar, Ronaldo’yu desteklerken sol liberaller Messi’yi destekliyor.
Ronaldo’yu destekleyenlerin özgüveni daha yüksek, daha otoriterler ve daha fazla reels izliyorlar.
Messi’yi destekleyenlerin analitik düşünme beceresi biraz daha iyi.
Hayatını kaybeden Ece İrtem'in 1 ay önce katıldığı programda sözleri:
— Bir kul olarak çok fazla şeyi kafaya takıyoruz.
— Artık kendimi rahat bırakıyorum. İş mi geldi, nasıl olsa bir şekilde kendini belli edecek. İş mi gelmedi, en güzeli gelecek.
— Bu süreç bana bunu öğretti. Canımı sıkmaya değmedi çünkü iş geldi. Ben sadece canımı sıktığımla, üzüldüğümle kaldım.
— Ben bu zamanı çiçekleri koklayarak, teyzemi belki iki defa fazla öperek geçirebilirdim.
İsrailli Gazeteci Yinon Magal: (İran anlaşması hk.)
1. Trump kaybeden olarak çıktı
2. İki Yahudi Witkoff ve Kushner'i Katar para ödeyerek satın aldı ve İsrail'deki kardeşlerini sattılar.
3. Ve Başkan Yardımcısı Vance'in yardımıyla, o pislik.
4. Ve Körfez'in hiçbir boktan ülkelerinin teşviki ve yalvarışıyla, onlar kendi gölgelerinden bile korkuyorlar ve İranlılara milyarlar ödemek için gönüllü oldular, sadece sessizlik geri dönsün diye.
5. Yalnız kaldık. Ve yalnız kazanacağız
Türkiyede iyi diyebileceğin okul sayısı çok azken avrupada daha fazla, eğitimde fırsat eşitliğine inandıkları için bazı universitelerde bölüm kontenj sayısı 800-1000 civarı olabiliyor, fakat bu trdeki okullardan da kolay veya daha az bilgiyle mezun olunduğu anlamına gelmiyor.
Bir tespit olarak:
TR'de uluslararası şirketlerde sağlam bir kariyer inşaa etmek için çok ciddi efor gerekiyor. İşte ilk %1-3'e girmek, BOUN/ODTÜ/İTÜ bitirmek vs. Sonra insan farkediyor ki Avrupa'da durum bu değil. Çok duyarsınız kurumsal çalışanların "ya bu Avrupalılar bizim gibi pratik zekalı değil" vs serzenişlerini.
İşin aslı şu ki, maalesef kendi denklerimizle çalışmıyoruz EU'da. Lokal üniversitelerden mezun yahut birtakım qualification rotalarını bitirmiş personel ile benzer pozisyonlarda çalışıyoruz, yani öyle %1-5'e girebilenlerle değil. Bu seviyede olanlar zaten finans, tech gibi alanlarda alıp yürümüş oluyor.
TR'deyken bunu tespit edip erken yaşta bu alanlara yönelen, birtakım "circle"lara giren de çok elbet ve işin doğrusu kendilerini çok takdir ediyorum. Burada hem kişisel vizyon, hem de aile vizyonu fark yaratıyor.