Bosna’nın bilge lideri Aliya İzzetbegoviç’i vefatının yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
En zor zamanlarda dahi inancından, özgürlük idealinden ve insanlık onurundan vazgeçmeyen Aliya İzzetbegoviç, yalnızca Bosna-Hersek’in değil, özgürlüğü ve adaleti savunan herkesin hafızasında unutulmaz bir yere sahiptir.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun...
11 bin gün prim yatıranla 3 bin 500 gün yatıran neredeyse aynı maaşı alıyor.
Emekli, yıllarca verdiği emeğin karşılığını istiyor.
Maaş ile prim arasındaki oranı düzelteceğiz.
2002’den beri beklenen intibak yasasını çıkaracağız.
Sakarya’da selden etkilenen vatandaşlarımızı ziyaret ettik…
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, Sakarya’da selden etkilenen bölgeleri ziyaret ederek vatandaşlarımızla bir araya geldi, yaşanan felaketin ardından geçmiş olsun dileklerini iletti.
Bursa’da üretimin ve emeğin yanındayız…
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, Bursa programının üçüncü gününde Agro Green Tarım Fuarı’nı ziyaret ederek sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Tarım teknolojileri, üreticilerin sorunları ve sektörün beklentileri üzerine görüş alışverişinde bulundu.
Ardından Yıldırım İlçe Başkanlığımızın açılışını gerçekleştiren Genel Başkanımız, ilçe turunda ise esnafımız ve vatandaşlarımızla sohbet etti.
Üretenler ve emeğiyle geçinenlerle yan yanayız…
Yolsuzlukla mücadele, yoksulluğu bitirme, yasakları kaldırma ve millet iradesini üstün tutma sözü verdiniz.
Dün aynı ekonomik şartlarda meydanlardan seçim çağrısı yaptınız.
Bugün aynı şartlarda yaşayan milletin sesine kulak verin.
Size sesleniyoruz: Seçim, seçim, seçim!
Milletimize verdiğimiz sözden dönmeyeceğiz!
Sakarya’daki halk buluşmamızda ülkemizin yarınlarını konuştuk. Sözümüz de mücadelemiz de daha güçlü yarınlara kavuşacak bir Türkiye için. Siyasette söz verirsiniz; tutarsanız milletin duasını alırsınız, tutamazsanız gidersiniz!
Biz sözümüzde duracağız!..
Bizi gönülden karşılayan Sakarya İl Başkanlığımıza, teşkilatımıza ve buluşmamıza katılan tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum.
Bir millet, iki devlet; aynı ülkü, aynı gönül…
Can kardeşimiz Azerbaycan’ın 18 Ekim Bağımsızlık Günü kutlu olsun.
Aynı tarihin hafızasını, aynı coğrafyanın kardeşliğini ve ortak bir geleceğe duyduğumuz inancı paylaşıyoruz. Azerbaycan’ın bağımsızlığı daim olsun…
Bağımsızlık mücadelesinin tüm kahramanlarını ve bu kutlu yürüyüşe emek verenleri rahmet ve minnetle anıyorum.
Bir ananın iki evladı olan Türkiye ve Azerbaycan kardeştir; ilelebet kardeş kalacaktır!
Sakarya Ovası gibi bereketli topraklar üretim için vardır.
Çiftçi toprağını satmayacak, üreterek kazanmaya teşvik edilecek. Ürünü markalaştırıp, dünya pazarlarıyla buluşturacak.
Tarlayı betona değil üretime açacağız. Üreten çiftçi zengin olacak!
Bursa’dan aldığımız umutla yolumuza devam ediyoruz…
Bursa programımızın son gününde Yıldırım İlçe Başkanlığımızın açılışını gerçekleştirdik.
Yağmur çamur demeden, memleketin kilitlenmiş sorunlarına ‘anahtar’ olmak için ��ıktığımız bu yolda bugün bir kez daha gördük ki milletimizin gönlünde yeni bir Türkiye umudu var. Bursa’da “daha iyisi mümkündür” diyen, bize güvenen ve bu umudu bizimle büyüten hemşehrilerimizin desteği bize büyük sorumluluk yüklüyor.
Milletimizin g��venine layık olmak, bu umudu gerçeğe dönüştürmek için daha çok çalışacağız.
Bizleri gönülden karşılayan Bursalı hemşehrilerime ve emeği geçen teşkilatımıza teşekkür ediyorum.
Biz bu partiyi keyfimizden kurmadık. Memleketin hâline baktık, eksikleri gördük ve “Memleket sahipsiz kalmasın” diyerek yollara düştük.
Sizin yapamadıklarınızı yapmak için gece gündüz çalışıyoruz.
Bize sitem etmek yerine, “Biz yapamadık, inşallah siz başarırsınız” demeniz gerekmez mi?
İnegöl’den seslendik: Memleketi ayağa kaldıracağız!
Bursa İnegöl’de halk buluşmamızda hemşehrilerimiz ve teşkilatımızla bir araya geldik. Bursa’nın ve milletimizin sorunlarını konuştuk.
İşsizlik yüzünden memleketini terk eden gençler, geçim sıkıntısıyla boğuşan emekliler, konkordato kıskacındaki iş insanları… Ekonomik tablonun yükünü milletimizin her kesimi taşıyor.
Yoksulluk sınırının 120 bin lirayı aştığının açıklandığı, milyonların geçim mücadelesi verdiği bir ülkede orta direk de kalmadı!
Biz bu tabloyu değiştirmek; emeğin karşılığını bulduğu, gençlerin geleceğini kendi memleketinde kurduğu, emeklinin huzurla yaşadığı bir Türkiye için mücadele ediyoruz.
Seçmene “Sandıktan ne çıkarsa çıksın yine onlar alır” duygusu verirseniz, sandığa olan güveni zedelersiniz.
Ama unutmayın: Millet hakemdir. Millet egemendir. Son sözü de millet söyleyecektir.
Sakarya’da buluşuyoruz…
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, 18 Ekim 2026 Pazar günü Sakarya’da hemşehrilerimizle bir araya gelecek.
Halk buluşmasında vatandaşlarımıza seslenecek, esnafımızın talep ve beklentilerini dinleyecek.
Tüm Sakaryalı hemşehrilerimizi bekliyoruz.
Yalnızca bir partinin oyunu düşünenler değiliz; memleketin dertlerine çözüm arayanlarız.
Esnafın, çiftçinin, emeklinin, iş insanının, geleceğinden kaygı duyan gençlerin, evlatları için endişelenen anne babaların sesi olacak bir hareketiz.
Anahtar Parti memleketi ayağa kaldıracak iradenin adıdır…
Bursa’da gündemi konuştuk, üretimin nabzını tuttuk…
Partimizin Bursa İl Başkanlığında düzenlediğimiz basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladık, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerimizi paylaştık.
Sonrasında 55. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nı ziyaret ederek stantları gezdik, sektör temsilcileriyle bir araya geldik. Üretenin, emeğiyle değer katanın yanında olmaya devam edeceğiz.
Mülakat ve tayin için adam…
Kredi ve yurt için adam…
Her işiniz için bir “adam” arıyorsanız sistemde sorun var demektir.
Dayısı olmayanın dayısı devlet olacak.
Emeklilikte adalet, yıllarca verilen emeğin ve ödenen primlerin karşılığını bulmasıdır.
Aynı emek, aynı prim; hakkaniyetli aylık sistemi ve kapsamlı intibak düzenlemesiyle karşılık bulmalıdır.
Milletimiz geçim derdinde, emeklimiz ay sonunu getirme telaşında, gençlerimiz gelecek kaygısında…
Devletimiz ise yalnızca 2026 yılının ilk 9 ayında 42,5 milyar dolar faiz ödemiş!
Sadece Eylül ayında ödediğimiz faiz yaklaşık 5,4 milyar dolar!
Öyle bir noktaya geldik ki 2015-2016, 2017-2018 ve 2019-2020 yıllarında ikişer yılda ödediğimiz faizden daha fazlasını, bu yılın yalnızca ilk 8 ayında ödemişiz!
Bu nasıl bir ekonomi yönetimidir? Bu nasıl bir kaynak kullanımıdır?
42,5 milyar dolardan bahsediyoruz!
Yaklaşık 32 Avrasya Tüneli yapabilecek bir kaynak!
Bu parayla depreme dayanıklı konutlar inşa edebilir, hastaneler, okullar açabilir, çiftçimizi, sanayicimizi destekleyebilir, gençlerimize iş ve gelecek imkânı sağlayabilirdik.
Şimdi iktidara soruyoruz:
Milletimiz bu kadar vergi verirken, devletimiz bu kadar borçlanırken, 9 ayda 42,5 milyar dolar faizi kime, neyin karşılığında ödüyoruz?
Milletin alın teriyle kazanıp vergisini verdiği paranın hesabını kim verecek?
Ekonomiyi düzeltiyoruz diyorsunuz. Hangi ekonomiyi düzeltiyorsunuz?
Emeklinin sofrası küçülüyor, çalışanın alım gücü eriyor, üreticinin maliyeti artıyor, bütçenin faizi büyüyor!
Milletimiz borç ödemek için yaşayan, vergisi faiz ödemelerine yetiştirilmeye çalışılan bir millet olmayı hak etmiyor.
Türkiye'nin kaynakları var, imkânları var, yetişmiş insan gücü var.
Bu memleketin ihtiyacı, milletin kazancını faize teslim eden değil; üretimi artıran, israfı önleyen, kaynaklarını milletinin refahına ayıran bir ekonomi yönetimidir.
Biz, borçla günü kurtaran değil, üretimle geleceğini kuran bir Türkiye istiyoruz!
Milletin alın teri, milletin geleceğine harcanmalıdır!
Öğrencinin günlük yemek masrafı bile ağır bir yük hâline gelmiş!
Eskiden sorunları dile getirince çözüm bekliyorduk. Artık sorunlar söylenmesine rağmen çözülemiyor.
Söyleyerek düzeltme dönemi bitti, değişim zamanı geldi.