Anayasa’ya açıkça aykırı bir yargı kararı gerekçe gösterilerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkez binası kolluk kuvvetlerince işgal edilmiştir.
Bir parti genel merkezinin gazla, plastik mermilerle, zorbalıkla zapt edilmesi kabul edilemez.
Konu bir parti konusu değil, Türkiye demokrasisinin iktidar ve kuklaları tarafından yerle bir edilmeye çalışılmasıdır.
Demokrasi, hukuk ve özgürlükler halkın mücadelesiyle kazanılır, halkın mücadelesiyle korunur.
TİP, demokrasi mücadelesinin tarafıdır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, faşizme karşı meydanlarda yerimizi alacağımızı, halkla verilecek mücadelenin yoldaşı olacağımızı, Saray’ın kuklası kayyumu tanımayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.
Karşı devrime direneceğiz. Saray darbesine teslim olmayacağız.
Kahrolsun faşizm!
Aile Bakanlığı’nca yayınlanan bir genelgede “toplumsal cinsiyet”, “LGBT”, “cinsellik eğitimi” gibi kelimelerin kullanımının yasaklandığını öğrendik.
2025’i aile yılı ilan edenlerin toplumsal cinsiyet gibi kelimelerden korkması şaşırtıcı değil. Kadınların doğurması için rüşvet denebilecek bağışlar verenlerin cinsellik eğitiminden korkması şaşırtıcı değil. Ama siyasi iktidarın hala yasaklayarak fikirlerimizi engelleyebileceğine olan inancı şaşırtıcı.
Şu ana kadar hangi yasağınız bizi durdurabildi de bu genelge durduracak?
Biz ne olursa olsun Bakanlık tarafından saklanmaya çalışılan gerçekleri söylemeye devam edeceğiz. Kadınların en çok o “kutsal” dedikleri aileler içinde öldürüldüğünü, kız çocuklarının babaları tarafından öldürülmesinin her sene arttığını, 6284’ün ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmamasının kadın cinayetlerini arttırdığını her yerde duyacaklar. LGBTİQ+lar eşitlik için mücadelelerine devam edecekler. “Normal doğum” zırvasını tarihin çöplüğüne atacağız, herkes normal olanın kadınların verdiği karar olduğuna alışacak.
Nasıl yaşadığımıza, ne şekilde doğum yaptığımıza, kimi sevdiğimize kimse karışamaz. Yasaklamaya çalıştığınız kelimelerle her yerde karşılaşınca şaşırmayın. Toplumsal cinsiyet eşitliğini kazanacağız.
İlk açılış gecemizde "Dünyanın en güzel isimli festivali” demişti bundan 20 yıl önce. Şimdi Sırrı Süreyya Önder'in anısı için de festivalimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Unutmayacağız
Türkiye’deki protestolarda polisin kullandığı bir paintball gaz silahı dikkat çekti. Eylemlerde polisin plastik mermi kullanıp kullanmadığı tartışma yarattı. İletişim Başkanlığı polisin envanterinde plastik mermi bulunmadığını savundu. Peki polis müdahalelerinde sıkça gördüğümüz bu silah nedir?
Durumun vehametini şöyle anlatabilirim, hukukun üstünlüğü açısından Fransız Devrimi'nden itibaren Türkiye en kötü günlerini yaşıyor.
III. Selim zamanında 0,23 olan hukukun üstünlüğü puanımız Erdoğan döneminde 0.18 oldu.
Yani III. Selim'den itibaren bu topraklarda yaşayan kimse bu kadar hukukun yok edildiği bir dönem görmedi.
Mansur Yavaş belediye başkanı seçildikten sonra belgeleri kanıtları toplayıp Melih Gökçek hakkında 100'e yakın suç duyurusunda bulundu. Adam ifadeye bile çağrılmadı. Şimdi o Melih Gökçek ve oğlu bize "yargı bağımsızdır, İmamoğlu'nun gözaltına alınması siyasi değil" diyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Televizyonların adını vererek 'hepinizin hesabını tutuyorum' diyerek medyayı tehdit etti. Böyle siyaset olur mu? Böyle politika olur mu?” https://t.co/nFR83yY6AQ