Tanıdığınız her kadın daha uzun bir yol seçti.
Geldiği yoldan geri döndü
Bir vitrinin önünde oyalandı
Anahtarlarını elinde sımsıkı tuttu
Sahte bir telefon görüşmesi yaptı
Köşeyi dönüp koşmaya başladı
Tanıdığınız her kadın, eve korkarak yürüdü.
Tanıdığınız her kadın
Kesinlikle kasitli yapildigini dusunuyorum.
Secmen sayisi belli. Sadece 3 gun sure verip, 2 sandik koydular 7000 kisi icin. İnsanlari sandiktan uzaklastirmak icin kasitli oldugu cok acik.
Herkes rezalet yasadi kuyrukta saatlerce. Ortalama bekleme suresi bi ara 4 saatti.
7 bin kişiye sadece 2 sandık açılmış...
İrlanda'daki arkadaşlar yanlarına taburelerini, tavlalarını falan alarak oy kullanmaya gittiklerini söylüyorlar
Sokak röportajlarında, bazı Avrupalı göçmenlerin sinir bozucu açıklamalarını dinleyenler, 'gurbetçilerin oy verme hakkı olmamalı' diyorlar. Çok anlaşılabilir bir tepki. Yer yer ben de katılıyorum.
Ama size, dün ve bugün yaşadıklarımı da kısaca anlatmak isterim.
Dün, internet ortamında çok yakından tanıyıp büyük keyifle takipleştiğim, ancak yüz yüze tanışma fırsatı bulamadığım birbirinden değerli beş kişiyle buluştum. Sadece oylarını kullanabilmek için, işlerini, güçlerini, evlerini bıraktılar, 6.5 saatlik bir araba yolculuğuyla San Francisco'dan Los Angeles'a gelip, ertesi gün aynı yolla geri döndüler.
Bugün de ben, eşimle birlikte oy kullandım. Birkaç kişiyle de ayaküstü tanışma fırsatı buldum. Beş dünya güzeli yaşlı teyzemiz, tam 11 saatlik yoldan gelmişlerdi. Seçim ikinci tura kalırsa, 22 saatlik bir yolculuk daha yapacaklar.
Asansörde, bizimle birlikte bir başka çift ve küçük kızları vardı. Anne, 'içim içime sığmıyor, çok heyecanlıyım' dedi. Baba, 'üç saat yol geldik ama değdi değil mi' diye sordu. Gözleri parlıyordu.
Yurt dışında yaşayan her Türk'ü, 'dolar yükselse de gidip Bodrum'da krallar gibi tatil yapsak' diyen karaktersiz insanlar gibi görmemekte, en azından o yönde bir genelleme yapmamakta fayda var dostlar.
Statüsü, geliri, yaşam standartı ne olursa olsun, kaç yıldır yurt dışında yaşıyor olursa olsun, kalbi ülkesiyle çarpan, uykuları bölünen, rüyasında göz altına alınan, binlerce kilometre uzakta olmasına rağmen haksızlığa uğrayan gazetecilerin dava dosyalarına kadar incelemeyi kendine görev bilen, belediyelerin icraat videolarını ezberleyen, her sohbetinde ülkenin nasıl daha iyi olabileceğine dair çözüm önerileri sunmaya çabalayan güzel insanlar var. Ben, şu iki günde, bu gerçeği bir kez daha tecrübe ettim, sizlere de hatırlatmak istedim.
Oylarımız, aydınlık Türkiye'nin yeniden inşasına katkı olsun.