Zamane gençleri bilmez, eskiden özeleştiri diye bir şey vardı. Her olayda başkalarını suçlamak yerine, hatayı önce kendimizde arar, genellikle de bulurduk. Bu sayede değişir, gelişir, iyileşirdik.
Zeytin ağacının bir adı da "ölmez ağacı"dır. Yaksanız, kökünden kesseniz bile küllerinden yeniden doğan anka kuşu gibi dal verir, yaprak verir, umut verir, direnç verir.
Ömrümün şu deminde biraz üzgün, biraz buruk, biraz kırgınım ama asla pişman değilim.
"Ne varsa buğusu genzi yakan
Ekmek gibi aşk gibi
Ah ne varsa güzellikten yana
Bölüştüm büyümüştüm"
Sustuklarım birikti. Ağaçlardan, mucizelerden, masallardan bahsetmem gerek. Anlatacak çok şey varken, dinleyecek kimse olmaz. Bunu da kabullenmek gerek.