"Bu kadar saçmalık yeter, ver evin anahtarlarını"
Biz ne Avustralya'ya ne de Paraguay'a yenildik aslında!!!!
Biz santrforsuz oynayacağım diye tutturup, Taa 2024'ten beri Semih Kılıçsoy'a takan zihniyete yenildik...
Defalarca kendisini ipten alan Umut Nayir'le inatlaşan, ille de Barış Alper diye tutturan hazımsızlığa yenildik...
80 dakika tek topa dokunamayan Kerem Aktürkoğlu'nu sahada tutup, Her an her şeyi yapabilecek potansiyele sahip Deniz Gül'ü sahaya sürmeyen gözü dönmü��lüğe yenildik...
Siz potansiyele, performansa, kalibreye göre değil, Ahbap çavuş ilişkilerine göre adam alıyorsunuz takıma diyen Berke Özer'i deport eden,
Lakayt, umursamaz düzene yenildik...
Uğurcan'ın yediği iki golü eleştirenlere, "Siz bilmiyorsunuz ailevi problemleri var" deyip, Üstüne dalga geçer gibi Paraguay maçında sahaya sürüp, İkinci dakikada gol yediğinde onun yerine başka kaleci koyamayışımızın "dank edişine" yenildik...
Hakan Çalhanoğlu sahanın ortasına iskemle koyup otursa "sen ne yapıyorsun" diyemeyen vurdumduymaz ezberciliğe ah eden Can Uzun'un vakurluğuna, dik duruşuna yenildik...
Beşiktaş'tan önce Beşiktaş'tan sonra Orkun'un seyir defteri adlı çalışmaya yenildik...
İki maçta da kapanan rakiplere karşı bir sürü çözümün yanında oturuyor olmasına rağmen,
Orta saha elemanlarının vasat çırpınışlarını göremeyen gözlere yenildik...
Menajerlere yenildik....
Farkındalık yaratacak Aral Şimşir'i Savaşacak Ozan'ı, Emirhan'ı görmezden gelen adam seçicilikte ve kayırmaya yenildik...
Bu kadar yanlış ve harakiri yapmasına rağmen, Bir yetkilinin çıkıp da "Bu kadar saçmalık yeter, ver evin anahtarlarını, sahilden devam et" diyememesine yenildik...
Halbuki 3 maçlık turnuva vardı ilk etapta Paldır küldür saldırmayacak, bekleyecek, sınırlarıyla oynayıp uygun vakti kollayacak bir stratejiyle yürüyecektik...
Onu bile beceremeyen "1 bomboşluğa" yenildik...
Kamu malına kim göz diker, kim yolsuzluk yaparsa; parti, makam ve kişi ayrımı yapılmaksızın hesabı sorulmalıdır.
İBB davasında yüzlerce kişi rüşvet ve yolsuzluk iddiasıyla yargılanıyor. Bazı suçlamalar ise hâlâ “miş, mış” boyutundan ileri dahi gidebilmiş değil.
Seçilmiş Belediye başkanları hakkındaki iddialar henüz iddia düzeyindeyken tutuklandılar ve görevden alındılar.
AK Partili Kırıkkale Keskin Belediye Başkanı Ekrem Cönger, rüşvet suçlamasıyla yargılandığı davada dün 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Rüşvet iddiasıyla yargılanan müteahhit ise 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı.
Ekrem Cönger, tutuksuz yargılandığı gibi, hakkındaki iddiaları değerlendiren ağır ceza mahkemesi hapis cezası vermesine rağmen hâlen görevinin başında.
AK Partili Mesudiye Belediye Başkanı Cengiz Koçyiğit Cinsel saldırı suçundan 5 yıl hapis cezası aldı .Halen görevinin başında.
Adalet herkese eşit değil mi? İktidar partisinin temsilcileri mahkeme kararlarının sonuçlarından muaf mı?
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Tüm İstanbulluların ve yolu İstanbul’dan geçenlerin dikkatine!
Çok yakında, TEM Otoyolu artık ücretsiz değil, paralı olacak!
Kamunun ücretsiz olarak işlettiği, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden geçen, O-2 No’lu, İstanbul 2. Çevre Yolunun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını tespit ettik.
Yap-İşlet-Devret modeli otoyolların fiyat tarifeleri baz alındığında;
Özelleştirildikten sonra İstanbul 2. Çevre Yolunda uygulanacak araç geçiş ücret tarifesini paylaşıyorum⬇️
🔴Mahmutbey Batı-Mahmutbey Doğu: 9 TL
🔴Mahmutbey Doğu-Metris: 12 TL
🔴Metris-Hasdal: 31 TL
🔴Hasdal-Levent: 17 TL
🔴Levent-FSM Köprü: 9 TL
🔴FSM Köprü-Kavacık: 7 TL
🔴Kavacık-Şile Ayrımı: 26 TL
🔴Şile Ayrımı-Çamlıca: 13 TL
Bağlantı yolları dahil toplam 38 km❗️
2025 yılında İstanbul 2. Çevre Yolundaki araç geçiş sayısı: 415 Milyon 876 Bin adet❗️
2010 yılındaki özelleştirme paketinde de yer alan İstanbul 2. Çevre Otoyolunun, 2026 yılı itibariyle özelleştirilmesi gerçekleşirse⬇️
Şirket, bu otoyolları, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan otoyolların ortalama kilometre başına araç geçiş fiyatlarıyla işlettiğinde;
🔴Şirketin bir yılda vatandaştan tahsil edeceği geçiş ücreti en az 6 Milyar 64 Milyon Lira olacak❗️
🔴25 yıllık özelleştirme sürecinde şirketlerin kasasına girecek tutar: 151 Milyar Lira❗️
🔴Güncel kurla en az 3 Milyar 375 Milyon Dolar❗️
Bunun adı, özelleştirme planı değil, AKP’nin seçim finansmanı sağlamak için vatandaşı soyma planıdır!
Bu plan, genel seçimler öncesinde; önden toplu para tahsil etme planıdır!
Kaynak: CİMER, KGM 2025 Trafik ve Ulaşım Bilgileri Raporu, 2010 Yılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı, Çevre Otoyolu Haritası
Türkiye Tiyatro Fiyaskosu
Dün akşam oynanan maçta hakem Yasin Kol’un, fenerbahçe’yi şampiyonluk yarışında tutmak adına sergilediği çaba ve gösterdiği performans, takdire şayan olup aklıselim tüm futbol kamuoyunun gözleri önündedir.
Özellikle maçın uzatma dakikalarında yaşanan, ceza sahası dışında gerçekleşen ve ilk müdahalenin topa olduğu açıkça görülen pozisyonda; pozisyonu incelemek için VAR monitörüne gitmeye dahi tenezzül etmeyen Yasin Kol, sergilediği bu "tiyatro" ile niyetini açıkça belli etmiştir. Penaltı ve benzeri "joker" kararlarla bir takımı yarışta tutma çabası; bahsettiğiniz adalet ve şeffaflık kavramlarını yerle bir etmiş, "KaraktersizLİG" boyutuna taşımıştır.
VAR kayıtlarını açıklayacak kamuoyuna sunacak cesaretinizin olmadığının bilincindeyiz. Gasp ettiğiniz emeklerin ve hakkımız en uygun yerinizden çıksın
TFF ve MHK’ye açık çağrımızdır ne maç kayıtları neden Var görüntülerini istiyoruz Derhal İSTİFA!
#forzabesiktas #çArşı
Kulübümüzden Açıklama
8 Mart 2026 tarihli “Türkiye Futbol Federasyonu’na Açık Çağrımızdır” başlıklı açıklamamıza bugüne dek Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’dan endişelerimizi giderecek herhangi bir cevap gelmemişken;
Başkanımız Serdal Adalı’nın bugün basın mensuplarına konuya ilişkin yaptığı açıklamada ifade ettiği üzere MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu “Ölü taklidi” yapmaya devam ederken;
TFF VAR Koordinatörü Joao Capela ve Hakem Eğitmeni Jouni Hyytia’nın apar topar yayına çıkmalarını manidar bulmaktayız.
Beşiktaş JK olarak bizim muhatabımız Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’dur.
“Türkiye Futbol Federasyonu’na Açık Çağrımızdır” başlıklı açıklamamızdaki sorularımız geçerliliğini korumaktadır.
Türkiye Futbol Federasyonu’ndan şeffaf yönetim anlayışı prensibi doğrultusunda sorularımıza cevap vermesini ve istediğimiz görüntüleri tarafımızla paylaşmasını bir kez daha talep ediyoruz.
Beşiktaş JK
Tüm araç sürücülerinin dikkatine!
Tüm vatandaşlarımızın dikkatine!
AKP, dünyadaki savaşları gerekçe göstererek devasa bir akaryakıt zammı yapmaya hazırlanıyor!
Oysa ki;
Ülkemizde benzin ve motorin fiyatlarının dünyadaki ani dalgalanmalar karşısında zamlanmadan sabit tutulması mümkün!
Peki nasıl?
16 Ocak 2026’da Meclise sunduğum kanun teklifiyle, Eşel Mobil Sistemine geçilmesi durumunda;
Akaryakıt pompa fiyatlarının %20’sini oluşturan ÖTV’nin azaltılıp, artırılmasıyla uluslararası petrol fiyatlarındaki değişimlerin dengelenmesi mümkün.
Uluslararası petrol fiyatları artınca ÖTV oranını azaltmak, fiyatlar azalınca da ÖTV’yi artırarak pompa fiyatlarını sabit tutmak mümkün.
Eğer bu yapılmazsa, akaryakıttaki fiyat artışları iğneden ipliğe tüm sektörlerde zincirleme etki yaratacak. Yeni zam yağmurlarına neden olacak!
AKP, krizin yükünü sadece vatandaşa yüklemekten vazgeçmelidir!
Vatandaşı yapılacak olan akaryakıt zamlarından kurtarmak için;
Derhal Eşel Mobil Sistemine geçilmelidir!
AKP ve MHP milletvekillerinin tek yapması gereken, CHP’nin kanun teklifine ‘evet’ oyu vermektir!
Anlatalım, herkes bilsin.
Bugün 38. Olağan Kurultayımıza açılan Ceza Davası’nın üçüncü duruşması için Ankara’daydık.
Tanıklar dinlendi, avukatlarımız sorularını sordular.
📌 Dinlenen tanıklar kurultayda taraf olduklarını ve kaybeden listeyi desteklediklerini açık açık söylediler, yerel seçimlerde aday adayı olduklarını ve adaylaşmadıklarını söylediler, bazı sanıklarla kişisel husumetleri olduğunu dile getirdiler.
📌 Halkta karşılığı kalmamış bir ekibin kurultay yenilgisi nedeniyle yaşadığı travma ve makam arzusu mahkeme salonunda da açığa çıkmış oldu.
📌 Tanıkların bir tanesi ise savcılıkta verdiği ifadeyi bugün kendisi açıkça yalanladı. Kullanmadığı ifadelerin savcı tarafından zapta geçirildiğini itiraf etti.
📌 Avukatlar tüm tanıklara ifadelerinin görgüye mi yoksa duyuma mı dayalı olduğunu sorduğunda, tanıkların tamamı “öyle konuşuluyordu” şeklinde ifadeler kullandı, tek bir doğrudan tanıklık ve somut delil olmadığı ortaya çıktı.
📌 Tüm tanıklar delegelere menfaat temin edildiğini gözleriyle görmediklerini ifade ettiler.
Yani normal şartlarda, bu dava beraatle sonuçlanacaktı.
Bu nedenle duruşma savcısı bu davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasıyla birleşmesini talep etti.
Mahkeme Hakimi de İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nden kurultay davasının İBB davası ile birleştirilmesini talep edeceklerini söyledi.
Biliyorum takibi zor ve karmaşık bir süreç gibi gözükse de aslında yaşananlar çok basit.
Halkımız iktidar değişikliği istiyor, tükenmiş iktidar ise gitmemek için diretiyor.
Partimiz, üyelerimizin ve tabanın değişim talebinin bir sonucu olarak yönetim değişikliğine gitti ve Özgür Özel’i Genel Başkan olarak seçti. Bu değişim, yerel seçimlerde birinci parti olmamızı sağladı.
Yaşanan her şey, halkın çoğunluğu ile azınlık iktidarı arasında süren bir mücadelenin parçası.
Mahkeme salonlarında da, meydanlarda da aynı mücadeleyi veriyoruz.
CHP’yi kapatmayı, halkı sindirmeyi ve sandığı sembolik hale getirmeyi isteyenlere karşı mücadele ediyoruz.
Sadece kendimizi ve partimizi değil Cumhuriyeti müdafaa ediyoruz.
Halka inatlaşanlar daima kaybeder, yine kaybedecekler.
Ne yapsalar boş, iktidar yürüyüşümüz durmayacak.
Halk kazanacak, Cumhuriyet kazanacak, güzel Türkiye’miz kazanacak.
Son günlerde belli çevreler tarafından bilinçli biçimde yürütülen bir kampanyayı dikkatle izliyorum. Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor.
Öncelikle şunu herkes bilsin:
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk.
Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık.
Rant düzenine son verdik.
Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık.
“Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım” anlayışını değil,
“İhtiyaç neredeyse oradan başlarım” anlayışını benimsedik.
İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz.
Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz.
Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk.
Şimdi ise yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor.
Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikâyet yapılmıştır.
Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır.
Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır:
Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle,
diğeri ise kamuoyunda “konser soruşturması” olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır.
Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim.
Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam.
Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok.
Şunu açıkça söylüyorum:
Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım.
Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur.
Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz.
Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür.
Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır.
Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır.
Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur.
Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur.
Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır.
Garibanın kapatılan veresiye defteridir.
Eczanede “borcunuz kapandı” denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir.
Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz.
Bugün algı yapanlar şunu unutmasın:
Adalet bir gün herkese lazım olur.
Beşiktaş Gain Erkek Basketbol Takımımızın Yunanistan’da oynadığı karşılaşmada, kulübümüze yönelik alçak, provokatif ve nefret içeren pankartın tribüne asılmasına izin verilmesi açık bir skandaldır.
Bu saldırı yalnızca Beşiktaş’a değil, Türk milletinin onuruna ve değerlerine yöneliktir.
Bu pankart tribüne asılırken salon güvenliği ve EuroCup görevlileri bilerek susmuş, görevini yapmamıştır.
Gören, izin veren, müdahale etmeyen herkes bu rezaletin ortağıdır.
Hiçbir spor organizasyonu hakareti, düşmanlığı ve provokasyonu meşrulaştıramaz.
Yetkilileri derhal sorumluları tespit etmeye ve gerekli işlemleri başlatmaya çağırıyoruz
AKP’nin vatanı parsel parsel satmak konusundaki başyapıtı!
AKP’nin, kamuya ait 2 Boğaz Köprüsü ve 7 Otoyolu 25 yıllığına özelleştirerek yaratmayı planladığı tiksindirici rant tutarını tespit ettik.
Karayolları Genel Müdürlüğü’nün resmi verilerine göre söz konusu köprülerin ve otoyolların⬇️
Kamuya ait 25 yıllık net kârı:
15 Milyar Dolar❗️
Özelleştirmenin gerçekleşmesi durumunda;
Yandaş şirketlere sağlanacak rant tutarı:
33 Milyar 450 Milyon Dolar❗️
Vatandaşın cebinden çıkacak para:
48 Milyar 450 Dolar❗️
Güncel kurla 2 Trilyon 113 Milyon Lira❗️
Bunun adı utanmadan, sıkılmadan Türkiye’nin geleceğini satmaktır!
Nasıl hesapladım?
Özelleştirilmesi planlanan 2 Boğaz Köprüsünün ve 7 Otoyolun⬇️
2024 yılı net kârı: 11 Milyar 211 Milyon TL
2025 yılı net kârı: 23 Milyar 594 Milyon TL
2025 yılı net kârı ($): 596 Milyon Dolar❗️
🔴Mevcut araç geçiş ücretleriyle;
25 yılda elde edilecek net kâr:
15 Milyar Dolar❗️
Özelleştirmenin gerçekleşmesi durumunda mevcut araç geçiş ücretlerinin;
Aynı karayolu bölgelerinde yer alan, Yap-İşlet-Devret modeliyle yandaş şirketlerin işlettiği köprülerin araç geçiş ücretlerine ve otoyolların kilometre başına araç geçiş ücretlerine endekslenerek 3,23 katına çıkması bekleniyor.
Bu da araç geçiş ücretlerine ortalama %232 zam demek❗️
🔴%232 zamlı araç geçiş ücretleriyle;
25 yılda elde edilecek net kâr:
48 Milyar 450 Milyon Dolar❗️
Sonuç⬇️
AKP, gelecek nesillere ait olan, kamuya ait köprülerin ve otoyolların 25 yıllık kârını, yani 15 Milyar Doları seçimler öncesinde önden toplu bir şekilde tahsil etmenin peşinde.
Özelleştirme ihalesini kazanacak yandaş şirketlere ise 33 Milyar 450 Milyon Dolar net kâr peşkeş çekilmiş olacak.
Bunun adı, 86 milyon vatandaşı ve gelecek nesilleri birlikte soymaktır ❗️
Bu özelleştirme planı, vatana ihanet planıdır❗️
Kaynak: KGM 2026 yılı Performans Programı Raporu
Değerli dostlar,
Geçtiğimiz hafta boyunca⬇️
AKP’nin, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve kamunun ücretli işlettiği 7 Otoyolu;
25 yıllığına özelleştirmek için fizibilite çalışması yaptırdığını kamuoyuna belgeleriyle açıklamıştım.
AKP, bugün itibariyle Amerikan Bloomberg’e uçurduğu habere göre;
Bu iki köprü ve otoyolların özelleştirilmesi için İngiltere merkezli Ernst&Young'a yetki vermiştir.
Teknik fizibiliteyi ise Amerika-Kanadalı BTY Construction şirketi yapıyor.
Haberin Bloomberg’e servis edilme amacı; toplumu bu peşkeşe psikolojik olarak hazırlamak ve rıza üretmek.
Ayrıca;
🔴Yap-İşlet-Devret projelerinde araç geçiş ücretlerini amerikan dolarına göre belirleyen AKP;
Kamunun işlettiği köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin açıklamayı da Amerikan basınına yaptırıyor❗️
🔴Yap-İşlet-Devret projelerindeki sözleşmeler için İngiliz mahkemelerini yetkili kılan AKP;
Köprü ve otoyolların özelleştirilmesi için İngiliz ve Amerikan danışmanlık şirketleriyle çalışıyor❗️
15 Temmuz Şehitler Köprüsü 1973’te, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü 1988’de yapılmıştır. Köprülerin maliyeti zaten vatandaşlarımızın vergileriyle defalarca kez ödenmiştir.
İki köprünün 2024 yılı gelir-gider verilerinin dolar karşılıklarına göre;
🔴Gelir toplamı: 117 Milyon 113 Bin Dolar
🔴Gider toplamı: 5 Milyon 172 Bin Dolar
🔴Net kârı: 111 Milyon 940 Bin Dolar
Devletin iki köprüdeki toplam kâr oranı %96’dır❗️
Her iki köprünün giderleri yıllık olarak sadece %4’tür❗️
Yani bu köprülerin araç geçiş ücretleri 4 TL olsa, köprülerin tüm giderleri karşılanabilmektedir.
AKP, buna rağmen, köprülerden 59 TL araç geçiş ücreti almaktadır.
Eğer AKP’nin bu özelleştirme peşkeşi gerçekleşirse, araç geçiş ücretleri %100 zamlanacak, iki katına fırlayacaktır.
Zira Üçüncü boğaz köprüsü olan ve yandaş şirketin işlettiği Yavuz Sultan Selim Köprüsünün (YSS) araç geçiş ücreti halihazırda 95 TL’dir.
Bu özelleştirme planına göre;
Önce bu iki köprünün araç geçiş ücreti YSS geçiş ücretiyle eşitlenecek, ardından toplu olarak yükseltilip, zamlı fiyatlar vatandaşlara dayatılacaktır.
AKP’nin asıl amacı yaklaşan seçimler öncesinde önden toplu para tahsil etmektir.
AKP’nin, 25 yıllık bu özelleştirme planıyla yaratacağı rant tutarı⬇️
🔺İki köprü için: 5 Milyar 597 Milyon Dolar
🔺Otoyollar için: 17 Milyar 663 Milyon Dolar
🔺Toplam: 23 Milyar 260 Milyon Dolar
Güncel kurla 1 Trilyon 12 Milyar Liradır❗️
Bunun adı vatana ihanettir❗️
Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü Resmi Maliyet Tabloları⬇️
Artık 1 dolarlık bir ürün bile alsanız binlerce TL gümrük bedeli ödemeniz gerekebilecek.
Bu Gümrük vergileri 6 Şubat’ta yasalaşacak.
Bunun amacının yerli üreticiyi korumak olduğu söylendi ancak bazı yerli üreticiler bu karardan sonra fiyatlara %200’e varan zamlar yaptı.
15 yaşındaki Güney Koreli Min-jun
enerjisini devre tasarlamaya harcarken; bizim Türkiye’deki gençlerimiz, 31 Euro’luk mouse aldığı için “gümrük kaçakçısı muamelesi görüyor.
AKP’nin özelleştirmek için fizibilite çalışması yaptırdığı kamuya ait Otoyollar-2 ⬇️
Adı: KGM Avrupa Otoyolu
Güzergah: İstanbul-Edirne
Uzunluk: 211 km.
Geçiş ücreti: 168 TL
Bu özelleştirme gerçekleşirse, araç geçiş ücretine yapılması beklenen zam oranı %300❗️
Peki nasıl?
2026 yılı itibariyle;
🔴 Karayolları 1.Bölge’deki, İstanbul-Edirne güzergahını kapsayan, kamunun işlettiği, KGM Avrupa Otoyolu’ndaki araç geçiş ücreti:
🔴 Kilometre başına 0,80 TL
🔵Aynı güzergahta bulunan ve Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan, yandaş şirketlerin işlettiği, Kuzey Marmara Avrupa Otoyolu’nun araç geçiş ücreti:
🔵Kilometre başına 3,14 TL
Aradaki fark 4 kat❗️
Sonuç⬇️
KGM Avrupa Otoyolu özelleştirilirse;
Şu anda 168 TL olan araç geçiş ücretinin, kademe kademe 660 TL’ye çıkması bekleniyor.
Bu da %300’e kadar zam yükleniyor demek!
Bunun adı, otoyol soygunudur!
Dün, gün içerisinde Tayfun’un apar topar hastaneye kaldırıldığını öğrendim.
Bugün kendisiyle telefonda 10 dakika görüşme şansım oldu ve yaşananları öğrendim.
MS hastası olan eşim Tayfun Kahraman, dün gündüz sayımına çıkarken dengesini sağlayamayıp, ayağını yere basamadığı için düşüyor ve başını yere çarpıyor. Hem başından, hem de elinden yaralanıyor. Alnında bir yarık, bir sürtmeye bağlı yara var, kafası şiş, eli şişmiş halde hastaneye götürülüyor. Bandaj ve pansuman yapılıp yeniden cezaevine gönderiliyor. Bugün ise devam eden şişme ve morarma nedeniyle eline atel takılıyor.
Tekrar hatırlatıyorum: Tayfun hakkında AYM tarafından yeniden yargılama kararı verilmiştir. Eşim hukuken masumdur. Kararın uygulanmaması nedeniyle şu an fiilen özgürlüğünden mahrumdur.
Yaşadıklarımız nedeniyle eşimin sağlığı tehlikeye giriyor, bunların hepsi belgelidir, hepsi AYM’ye yaptığımız ikinci başvuru dosyasında mevcuttur.
Bugün de Tayfun’un geçirdiği akut MS atağının tıbbi tüm sürecini heyet raporları ve epikriz belgeleri, MS atağı ile bağlantılı olarak dün yaşanan düşmeye bağlı yaralanması da dahil olmak üzere Anayasa Mahkemesi’ne ek beyan dilekçemiz ile sunduk.
Biz 4 yıldır yüreğimiz ağzımızda yaşıyoruz.
Her Allah’ın günü canımızdan can gidiyor.
Eşimin hastalığı cezaevi şartlarında her gün daha fazla ilerliyor.
Biricik evladımın babasına ve ailemize daha fazla eziyet etmeyin.
AYM'ye yaptığımız ikinci başvuruyu bir an önce gündeme alın.
Yasalara uyun, mahkeme kararlarına uyun, eşimi serbest bırakın.
Durmak yok, soyguna devam!
AKP tarzı Yap-İ��let-Devret modeliyle yapılan Osmangazi Köprüsü’ndeki 2025 yılı karnesi çıktı.
Araç geçiş garantileri tutsa da, sözleşme gereği Hazine görevli şirkete yine de 505 Milyon Dolar ödeme yaptı.
2025 yılında⬇️
Garanti edilen araç geçiş sayısı:
14.600.000
Gerçekleşen araç geçiş sayısı:
20.732.000
Hazinenin şirkete yaptığı garanti ödemesi tutarı: 505 Milyon Dolar❗️
Güncel Kur’la 22 Milyar Lira❗️
Peki Osmangazi Köprüsünde araç geçiş garanti sayısı tuttuğu halde, Hazine şirkete neden ödeme yapıyor? ⬇️
🔴 Sözleşme yılına göre şirkete garanti edilen araç başına geçiş ücreti 35 Dolar+KDV.
🔴 Ancak bu tutara her yıl Amerika Tüketici Fiyatları Endeksindeki artış oranı da çarpan olarak ekleniyor.
🔴 2026 yılında Hazinenin şirkete garanti ettiği araç başına geçiş ücreti KDV dahil 56,5 Dolar. Yani 2430 Lira.
🔴 2430 Liradan sürücülerin ödediği 995 Liralık köprü geçiş ücreti çıkarıldığında, her araç için geriye kalan 1435 Liralık kısmı da Hazine ödüyor.
Yani AKP’nin oluşturduğu bu soygun düzeninde;
🔴 Osmangazi Köprüsü’nde, garanti edilen araç geçiş sayısı tutturulamadığı durumda araç geçiş ücretinin %100’ü, tuttuğu durumda %60’ı Hazine tarafından şirkete ödeniyor.
Bunun adı garantili soygundur❗️
Kaynak: CİMER, Sayıştay, Osmangazi Geçişi Ücret Tarifesi
Ak Parti’nin kara düzeni!
Sokakta ve Meclis’teki tepkiler üzerine emekliye 1062 lira verip, maliyetin 69,5 milyar lira olmasından yüksünüyorlar!
Peki bu milletin parası nereye harcanıyor?
-Bu kaynağın 3,5 katını (238 milyar TL) yollara-köprülere geçiş garantisi olarak ödüyorlar.
-11 katını (768 milyar TL) zengin şirketlerin vergilerini silmeye harcıyorlar.
-36 katını (2,5 trilyon TL) KKM ile fakirden zengine servet transferine aktarıyorlar.
-39 katını (2,7 trilyon TL) tarihin en yüksek faizine ödüyorlar.
Bu kara düzende zengine kaynak var, emekliye yok.
Yollara geçiş garantisi var, emekliye geçim garantisi yok.
Ey Erdoğan; 2026'da geçim yoksa, seçim var!
CHP emeklinin yanındadır. Meclis’te nöbete devam, mücadeleye devam!