yakın bir zamana kadar geceleri evde yalnız kalamıyordum. kendimi bildim bileli bu durumu “çözmem gereken büyük bir sorun” olarak gördüm.
sonra bir arkadaşımın “bu sorunu çözmek zorunda değilsin” demesi üzerine çözüm arayışını bıraktım, geceleri yalnız kalamadığımı kabullendim. kendimden yapamadığım şeyleri istemeyi bıraktım.
derken zamanla kendime açtığım bu güvenli alan, kendi evimi de benim için güvenli bir alana dönüştürdü. önceden korktuğum karanlıkla barışınca ilk kez rahatça uyudum. yalnız kalmaya ne kadar ihtiyacım olduğunu anladım…
demem o ki bir şeyi yapamıyorsanız yapmayın gitsin. her şeyi yapmak zorunda değilsiniz..
“Birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. Sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. İnsan aptal olduğunu öğrenince eve döner hep.”
hala maske taktığımız günlerde rimelimi sürmüş sabah 9 dersine giderken ağladığımı sanmıştım meğer maskeden yükselen buhar donmuş rimelimi eritmiş amkk