Almanya Nürburgring’te e Porsche 911 GT3 kiralayıp pistin tozunu attırmak 700 Euro. İstanbul-Nürnberg uçak bileti de gidiş- dönüş 6500 tl(120 euro) 100 Euro da konaklamaya verirsiniz 920 Euroya Almanya görmüş, GT3 test etmiş cebinizde 2400 euronuz kalmış olur 👍
İzmir'de bir müteahhit, emekli generalin oğlunu öldürmüş olay yeri inceleme polisleri cinayeti intihar gibi göstermek için delil karartmış, adli tıp intihar raporu düzenlemiş, savcı dosyayı kapatmış.
Emekli general oğlunun cinayetini ortaya çıkarmak 8 yıl uğraşmış. Polisler delil karartmaktan yargılanıyor. Adli tıp raporu yeniden hazırlandı ve intihar değil cinayet olduğu ortaya çıktı.
Kıçı kırık bir müteahhit polisi savcıyı adli tıbbı bağlamış. Paşa çocuğuna bunu yapan sıradan anadolu insanına neler yapmaz. Yargı ve emniyet bu kadar yozlaşmamalıydı. Bir devletin dini adalettir. Parası ve adamı olanın cinayet örtbas edebildiği bir ülke olmamalıyız.
Dogma buyume Izmir’liyim. Islerim sebebiyle yaklasik 15 senedir Izmir’de yasamiyorum.
3-5 gunluk geldim ve neden Izmir’de is yapilmaz daha iyi anladim.
Izmir’de sadece gelicen, butun gun midye-sogus yiyip bombos takilican. Baska bir islevi yok sehrin.
Devlet dairesinden, mekanina kadar herkes gevsek, calismak istemiyor. Herkes kendini ne is yaparsa yapsin ulasilmaz ve herkesten ustun goruyor.
Bu sehri Istanbul’lularin ele gecirmesi iyi olmus bi yerde. En azindan duzgun isletmeler acilabilmis, insanlar hizmet alir olmuslar.
Bana kalsa burada tum devlet dairelerini de ozellestirip satarim. Tum memurlari da isten kovarim.
Bence Izmir buyuksehir belediye baskani, grev zamani hayatinin en onemli firsatini kacirdi. Hepsini kovmasi gerekirdi.
70-80bin calisan sadece belediye’de, devlet kurumlarinda da bir o kadar calisan vardir. Is yapan 5 kisi varsa 500 kisi de yanci var.
Bunu Izmir’de dogmus buyumus biri olarak soyluyorum. Hic bir Izmir’linin de buna karsi bir argumaninin oldugunu dusunmuyorum. Varsa yazin cidden merak ediyorum.
Umarim daha fazla Istanbul’lu gelir, daha cok ele gecirirler sehri.
🔙 Ali Koç:
Bakın alt liglerde müthiş bir bahis olayı var. Tanık olarak çağırıldık. Soruşturma açıldı. Heyecanlandık, umutlandık!
Konu müthiş bir savcıya verilmiş. Tam ikinci dalga olacaktı, savcının Erzurum'a tayini çıktı! Ben anlamıyorum.
Olaylar zincirini net sıralayalım.
1. Rakip takımın hoparlörden ıslık basma skandalı patlıyor.
2. Skandalı ifşa edenler gazeteciler değil Liverpool ve Bodo taraftarları oluyor.
3. Skandal ortaya çıkar çıkmaz odatv ve bazı gazeteciler kime çamur atıyor? Fenerbahçe'ye.
Bu bir tesadüf değil organize bir operasyondur.
Fenerbahçe taraftarı bu isimleri ve bu saldırıyı unutmayacaktır.
Japonya'da, mülteci oldukları bahanesiyle Japonya'da kalıp sorun çıkaran bazı Türk Kürtlerine karşı korku ve öfke yayılıyor. Gaziantep yakınlarındaki bir köyden geliyorlar. Cinsel suçlar ve başka suçlar işliyorlar. Türkiye, Avrupa ve Kuzey Amerika'da yaptıkları da bu. Elbette Kürtler büyük bir halk ve bu suçlular sadece bir azınlık. Ancak Japonlar öfkeli ve Türkiye ile Japonya arasındaki dostane ilişkileri bozacaklar. Zorla sınır dışı ediliyorlar, ancak Türklerin de onları eleştirmelerini ve eğitmelerini istiyoruz. Varlıkları Türkiye Cumhuriyeti için bir utançtır.
Mal Liverpool. Gerrard boşta, Carragher boşta, bunlar camianın saygın isimleri, ABİLERİ… Sen bunları getirmeyip Hollanda’dan kelin birini getiriyorsun. Bu adam nasıl takıma ABİLİK yapsın? Bunu getiriyorsan da sportif direktör olarak onun üstüne bi tane ABİ koyman lazım ki mevzu yürüsün. İşi bilmiyorsunuz…
Son 27 yıl. 2 Başkan.
Biri kulübü ilk görseldeki haliyle, 347m€ banka borcu, 70m€ kadro değeriyle bıraktı. 20 yılda 6 Lig, 2 Türkiye Kupası, 3 Türkiye Süper Kupası kazandı. Otoparktan kaçtı. Sonrasında sinsice, sosyal medya ile her daim bir sonraki Başkan’ın altını oymaya çalıştı. Efsane Başkan diyorlar.
Diğeri kulübü ~18 milyar TL bütçe, 69m€ banka borcu, ~300m€ kadro değeri, cebinde 170m€’luk sponsorluk geliri ile iki ve üçüncü görseldeki haliyle bıraktı. Vedasını “Her zaman ve her şartta Fenerbahçe'nin emrinde olacağımı bilmenizi istiyorum. Yolumuz açık, kalbimiz sarı lacivert kalsın” diyerek yaptı. Türk Ekonomisinin amiral gemisi olan Holding’in ortağı. Adama her gün küfredildi.
Hayatta bir duruşunuz olsun.
3 Temmuz’da sokaktayız, daha 15 yaşındayım. Polis orantısız güç kullanıyor, başkanımız içeride, medya, spor camiası bize karşı. Kimsesisiz.
Sonra bir anda alkışlar, ıslıklar, çığlıklar. Ülkenin en zengin ailesinin oğlu yanımıza geliyor. İçimizi umut ve güven hissi kaplıyor.
İşte o anda bu takıma bir gün başkan olmasını istemiştim. Statüsüne, işine, gücüne, ailesine bakmadan geldi aramıza. Bizle direniyor, yardım ediyor, her eyleme geliyor, kampanyalar düzenliyor, ünlüleri, iş adamlarını mücadelemize katıyor. Vallahi ben böyle yürek ve sevgi görmedim.
O adam buraya zor zamanda gelip her yumruk yediğinde dövüşmeye devam etti, itibarını kaybetme pahasına. Elini çekinmeden cebine attı, her şeyini verdi. O adamın başarılı olmaması için her şey yapıldı. İşte o adam dün akşam tüm o süreçlerde -kötü niyetten veya saflıktan- yanımızda değil karşımızda olan adama yenildi. Yenilince bile camiasını düşündü ve kenetlenme çağrısı yapıp yeni başkanı tebrik etti. Kin kusmadı, vedadan kaçmadı.
Seni çok sevdik Ali Koç, bugün senden nefret edenler de seni çok sevdiler. Zaten tam da bu yüzden nefret ettiler. Kahramanlarının başarılı olamamasını kabullenemediler. Umarım bir gün dönersin. Bu camianın sana her zaman ihtiyacı olacak. Varsa hakkım helal olsun başkanım.
💛💙 Fenerbahçe’den Bir Ali Koç Geçti!
💰 Fenerbahçe’yi Faktoringlerin elinden alıp, finansal bağımsızlığa kavuşturdu!
📈 Fenerbahçe’nin gelirlerini temliklerden kurtarıp, geleceğini güvence altına aldı!
🤝 Dev bütçelerle sponsorluklar yapıp o sponsorları kırdırmadı!
⭐ FFP prangası altındaki takıma yıldız transferler yaptı!
⚽ Parasızlıktan sol bek alamayan bir halden, 400 milyon avro’ya yakın bütçeli takım kurdu!
👕 Forma göğüs sponsoru olmayan kulübe 50 küsür sponsor kazandırdı!
🏦 Cebinden 100 milyon avro’nun üstüne para koydu hiç bir zaman dile getirmedi, “Benim sayemde” demedi!
🛡️ Yapısıyla ayrı, içeridekilerle ayrı mücadele etti, hep linçlendi; hiç bir zaman nefsine yenilip “Fenerbahçe benim” demedi!
🗳️ 12 bin değil sadece 200 küsür farkla kaybetmesine rağmen “Genel kurul iradesi” dedi, kazanan başkanın yanında kenetlenelim dedi!
🙌 İşte öyle bir Fenerbahçe aldı, böyle bir Fenerbahçe bıraktı!
🔥 Başkanlığı bitince “Banane Fenerbahçe’den” demedi, daha ilk konulmasında “Fenerbahçe’nin mücadelesinde her zaman varım” dedi!
👑 Otoparktan değil, başı dik bir şekilde alkışlanarak uğurlandı!
⸻
✨ Geçmişiyle, duruşuyla, mücadelesiyle ve katıklarıyla Fenerbahçe’den bir Ali Koç geçti! 💛💙
Başkan Ali Koç’a Veda: Vicdanın Ölümü
“Bir toplumda vicdan ölürse, geriye kalan yalnızca çıkarların soğuk dili olur. Fenerbahçe, bu topraklarda vicdanın son siperidir.”
(İslam Çupi)
Ali Koç'a veda, vicdanın ölümüdür.
Ali Koç, yedi sene süresince Fenerbahçe’yi yapıya teslim etmedi. Bugün geriye dönüp baktığımızda, en büyük başarısının da bu olduğunu kabul etmek gerekir.
Dijital Çağın Tuzakları
Dijital çağda, sosyal medya üzerinden yürütülen algı operasyonları, koca bir camianın zihin dünyasını hedef aldı.
Zehirli söylemler ve kampanyalara rağmen, gerçeği analiz edebilenler Koç’un asıl mücadelesinin nerede olduğunu fark etti: teslim olmamakta.
Fenerbahçe tarihi, yalnızca kazandığı şampiyonluklarla değil, direnç gösterdiği anlarla büyüktür. 3 Temmuz sürecinde olduğu gibi, Ali Koç döneminde de kulüp bir kez daha sınandı. Bu süreçte alnımızın akıyla çıkan şey, kulübün bağımsızlık ruhu oldu.
Biz Razıyız
Bugün bir veda duygusuyla yazıyoruz. Ama bu veda, bir hayal kırıklığının değil, bir vefanın ifadesi.
Çünkü biz sizden razıyız Ali Bey. Siz, Fenerbahçe’yi yapının teslim aldığı bir kulüp olmaktan korudunuz. Sizin döneminizde belki sayılar eksik kaldı, ama kulüp tarihine geçecek olan, kulübün onurunu ve bağımsızlığını ayakta tutmuş olmanızdır.
Ali Koç: 160 milyon Euro'luk sponsorluk anlaşması cebimizde, sadece bu seneye tekabül eden rakamlarını kullandık, tüm parayı kırdırmadık. Mali sorumluluğu gösterdik. Bunları unutmayın!"
https://t.co/J4WgT8ApV8