Her yolu denediniz ve sıkıntınıza bir çare bulamadıysanız, denemediğiniz bir yol daha var:
Allahu Teala ile aranızı düzeltin. O'na yönelin. Af ve afiyet talep edin.
O hepsini vermeye Kadirdir
🔴TEBLİĞ PAKETİ VE TEVBE DUASI LİNKİ 👇
📌ÜCRETSİZDİR
https://t.co/qk3yHzQwH5
🟢Mikro ve Makro Kozmosun Ortak İmzası:
Beyindeki Evren, Evrendeki Beyin
Görselde gördüğünüz, insan beyninin sadece 1 mm’lik nanoskalada haritalanmış gizli evreni. Düşüncenin, nöronların ve sinaptik bağların siber yapısı.
Peki bu tasarım size tanıdık geldi mi?
Beşeri bilim, dün "böyleydi" dediğine bugün "yanılmışız, aslında şöyleymiş" diyerek sürekli kendi kendini revize eder, kural değiştirir.
İnsanın kurduğu rasyonalizm barajları, her yeni keşifte bir kez daha yıkılmaya ve sarsılmaya mahkumdur.
Bu durum, beşeri bilimin mutlak bir inanç dogması değil; eldeki araçlara, teleskopların gücüne ve insan aklının o anki sınırlı algı kapasitesine göre sürekli yön değiştiren değişken bir parametreler bütünü olduğunun en somut kanıtıdır.
Zâriyât Suresi 47. ayetinde şöyle buyrulur:
"Göğü kendi ellerimizle [kudretimizle] biz bina ettik ve hiç şüphesiz biz onu genişletmekteyiz."
Ayette genişletmek eylemini anlatan anahtar kavram "Mûsiûn" (مُوسِعُونَ) kelimesidir.
🟢Kozmosun Durdurulamaz Yazılımı:
Zâriyât Suresi ve Evrenin Genişleme Kodu
Yüzyıllar boyunca insanlık uzayı durağan, sabit ve sınırları değişmeyen bir boşluk sandı
Oysa Kur'an-ı Kerim, tek bir kelimeyle kozmik mimarinin anlık olarak büyüyen dinamik yazılımını deşifre etmişti
👇
Bilimin durağan evren inadı, Edwin Hubble'ın keşfi ve Kur'an'ın "Mûsiûn" mühürüyle tamamen çökmüştür.
Genişleyen evren modeli, geriye doğru gidildiğinde mutlak bir başlangıç noktasını, yani yoktan var ediliş olan hiçlik makamını matematiksel olarak kanıtlamıştır.
Teknolojinin ulaştığı en üst seviye, Kur'an'ın çizdiği o muazzam İlahi nizamın kurallarına teslim olduğunu gösteren açık bir tebliğdir
Uzayın derinliklerindeki bu genişleme nizamını tarafsız bir akılla görmek, büyük uyanışın kapısıdır.
Uyanış, mutlak nizama şahit olanlarındır!
🟢SAYILI ZİKİR:
🟡ESMAÜL HÜSNA ZİKİRLERİNİN ZAMANINDA ADETLİ OLARAK VERİLME SEBEBİ NEYDİ?
🔴GÜNÜMÜZDE ADETLİ ZİKİRİN SAKINCALARI !
Zikir çekerken neden sayılı çekmememiz gerektiğini maneviyattaki hocalarımız ile yaptığımız istişareden anlayabildiğimiz kadarıyla izah etmek istiyoruz:
Şununla başlayalım ;
➡️Sayılı zikir var mıdır? Nasıl ortaya çıkmıştır, temeli nedir?
Allahu Teala hiçbir şeyi düzensiz, kuralsız yaratmamıştır. Atomun da molekülün de her şeyin bir düzeni, kuralı vardır.
Nasıl ki kapının kilidini açmak için şifreler, kademeler ve kısımlar var ise ve Allahu Teâlâ’nın isimleri Esma’ül Hüsnanın da bir düzeni ve sistemi vardır.
Onu bir anahtar gibi düşünün.
📌“Zikir olması gerektiği gibi olursa o da o kilidi açar” ancak biz bir belirli sayıya riayet eder şekilde okunmasını tavsiye etmiyoruz” dedi hocamız.
Her harfin ebcet hesabına göre bir değeri vardır.
Allahu Teala'nın o isminin içindeki harflerin değerlerinin toplamının ebcede göre hesaplanması sonucu o isme ait zikri adet olarak belirlemişlerdir ve diğer hesapların da hepsinde aynı yöntemi kullanmışlardır.
Buna göre de Esma’ül Hüsna’dan okurken bunu adet olarak verirler.
🟢ESMAÜL HÜSNA ZİKİRLERİNİN ZAMANINDA ADETLİ OLARAK VERİLME SEBEBİ NEYDİ?
Verilme sebebi şudur:
Zamanında ulemanın okurken edep dairesi içerisinde okuması, bir de Allahu Teala'yı anarken bir yerde durmak içindi. Bunun da sebebi şudur:
Çünkü okurken öyle hal ve cezbede olurlardı ki; zaruret olmasa kalkmadan, uyumadan, yemeden, içmeden bir ömür boyu hep o zikri devam ederlerdi.
Dolayısıyla bu şekilde bir yerde bitirmeliler, manevi olarak da durabilecekleri bir yer olmalıydı.
Bunun devamında zaman sonra bunlar nesillere aktarılarak devam ettikçe bu sefer “bu zikir okununca bu kadar adet okunmalı” denildi. Daha sonra bu Allahu Teâlâ’nın isminin karşılığı olan o Esma’nın içerik olarak talep edilmesi durumuna dönüştü.
Yani mesela “para sıkıntısı olan ya Rezzak çeksin” deniliyor. Hem basit ifade ediliyor hem de "ya Rezzak" çeken bunun karşılığında parasal olarak çok rahatlayacağını düşünüyor.
Bu Allah Teala'nın ismidir ancak o hale ve noktaya gelmişlerdir ki; Okuyan kişiler duracağı noktayı bilmek için hedef noktası olarak o ismin değerinin ebcet hesabı karşılığında durmayı değil de kendi ihtiyaçlarını gördürmek için bunu kullanır hale geldiler.
Hani duaların daha kabul olduğu seher vakti gibi belirli vakitler vardır; Zaman sonra da öyle kişiler oldu ki “bunu bu vakitlerde bu kadar adet okuyun kesinlikle istediğiniz olur” dediler.
Allahu Teâlâ’yı çokça analım, çünkü Allahu Teala gizli bir hazine idi, bilinmek istedi.
📌Bizim temel amacımız ve görevimiz bu.
Allahu Teâlâ’nın isimlerinin anarak Allahu Teâlâ’yı bizim nefsimize göre isteklerimizi amaçlarımızı yaptırmak zorunda bırakmak değil.
Birçok insan kendi istek ve ihtiyaçlarını gördürmek için kendilerine göre tesbihat çeker oldular. Çokça çarpılmış, hastalanmış, hasta olmuş insanlarla tanıştık, şahidiz.
Sayılı zikirle ilgili "Tövbe edip Allah için sayısız çekin” dedik ve sonunda çok şükür hepsi de düzeldi
🟢Zikir ehli olmak çok önemlidir. Kişi çokça zikrediyorsa manevi temizliktir ve en çok istenilen amellerdendir. Bunu çokça yapıp çokça anmak lazım. Fakat Rabbimizi anarken Rabbimize doğru yaklaşmak lazım. Rabbimizi anacağız diye şeytana hizmet etmemek lazım.
Buradaki ilk başlangıç amacı edepten dolayı ebcet hesabına göre hesaplanmıştır. Devamında da kişiler okuyarak kendi istediklerini yaptırmaya yönelmişlerdir. O yüzden maneviyat, bizim hocalarımız adetli okumamızı yasaklamıştır.
Rabbimiz doğrusunu bilir. Biz Rabbimize bunun hesabını vereceğiz. Biz de bildiğimizi aktarıyoruz. Uyup uymamak herkesin kendine kalmıştır. Biz tebliğ yapıyoruz ve bundan da sorumluyuz.
Allahu Teala'yı çokça anıp Rabbimizin isimlerini yücelteceğiz. İnsanların kendi işlerini gördürmek için kullanıldığı noktada, adetler yasaktır.
Yok Rabbimizi anmak için, Allah rızası için eğer okuyorsak o zaman da adete gerek yok.
Allahu Teâlâ’yı anıyorsak çokça zikretmek lazım deyip adet koyup da sınırlamak olmaz. Bir de zikrinizin içerisinden ne kadar kabul olduğunu da bilmiyorsunuz.
Onun içindir ki;
📌Zikri eğer Allahu Teâlâ’yı anmak için yapıyorsanız , sınırlama koymayın!
📌Yok zikri kendi işinizi gördürmek için yapıyorsanız şeytana uymayın!
Doğrusunu Rabbimiz bilir...
🟢SAYILI ZİKİR:
🟡ESMAÜL HÜSNA ZİKİRLERİNİN ZAMANINDA ADETLİ OLARAK VERİLME SEBEBİ NEYDİ?
🔴GÜNÜMÜZDE ADETLİ ZİKİRİN SAKINCALARI !
Zikir çekerken neden sayılı çekmememiz gerektiğini maneviyattaki hocalarımız ile yaptığımız istişareden anlayabildiğimiz kadarıyla izah etmek istiyoruz:
Şununla başlayalım ;
➡️Sayılı zikir var mıdır? Nasıl ortaya çıkmıştır, temeli nedir?
Allahu Teala hiçbir şeyi düzensiz, kuralsız yaratmamıştır. Atomun da molekülün de her şeyin bir düzeni, kuralı vardır.
Nasıl ki kapının kilidini açmak için şifreler, kademeler ve kısımlar var ise ve Allahu Teâlâ’nın isimleri Esma’ül Hüsnanın da bir düzeni ve sistemi vardır.
Onu bir anahtar gibi düşünün.
📌“Zikir olması gerektiği gibi olursa o da o kilidi açar” ancak biz bir belirli sayıya riayet eder şekilde okunmasını tavsiye etmiyoruz” dedi hocamız.
Her harfin ebcet hesabına göre bir değeri vardır.
Allahu Teala'nın o isminin içindeki harflerin değerlerinin toplamının ebcede göre hesaplanması sonucu o isme ait zikri adet olarak belirlemişlerdir ve diğer hesapların da hepsinde aynı yöntemi kullanmışlardır.
Buna göre de Esma’ül Hüsna’dan okurken bunu adet olarak verirler.
🟢ESMAÜL HÜSNA ZİKİRLERİNİN ZAMANINDA ADETLİ OLARAK VERİLME SEBEBİ NEYDİ?
Verilme sebebi şudur:
Zamanında ulemanın okurken edep dairesi içerisinde okuması, bir de Allahu Teala'yı anarken bir yerde durmak içindi. Bunun da sebebi şudur:
Çünkü okurken öyle hal ve cezbede olurlardı ki; zaruret olmasa kalkmadan, uyumadan, yemeden, içmeden bir ömür boyu hep o zikri devam ederlerdi.
Dolayısıyla bu şekilde bir yerde bitirmeliler, manevi olarak da durabilecekleri bir yer olmalıydı.
Bunun devamında zaman sonra bunlar nesillere aktarılarak devam ettikçe bu sefer “bu zikir okununca bu kadar adet okunmalı” denildi. Daha sonra bu Allahu Teâlâ’nın isminin karşılığı olan o Esma’nın içerik olarak talep edilmesi durumuna dönüştü.
Yani mesela “para sıkıntısı olan ya Rezzak çeksin” deniliyor. Hem basit ifade ediliyor hem de "ya Rezzak" çeken bunun karşılığında parasal olarak çok rahatlayacağını düşünüyor.
Bu Allah Teala'nın ismidir ancak o hale ve noktaya gelmişlerdir ki; Okuyan kişiler duracağı noktayı bilmek için hedef noktası olarak o ismin değerinin ebcet hesabı karşılığında durmayı değil de kendi ihtiyaçlarını gördürmek için bunu kullanır hale geldiler.
Hani duaların daha kabul olduğu seher vakti gibi belirli vakitler vardır; Zaman sonra da öyle kişiler oldu ki “bunu bu vakitlerde bu kadar adet okuyun kesinlikle istediğiniz olur” dediler.
Allahu Teâlâ’yı çokça analım, çünkü Allahu Teala gizli bir hazine idi, bilinmek istedi.
📌Bizim temel amacımız ve görevimiz bu.
Allahu Teâlâ’nın isimlerinin anarak Allahu Teâlâ’yı bizim nefsimize göre isteklerimizi amaçlarımızı yaptırmak zorunda bırakmak değil.
Birçok insan kendi istek ve ihtiyaçlarını gördürmek için kendilerine göre tesbihat çeker oldular. Çokça çarpılmış, hastalanmış, hasta olmuş insanlarla tanıştık, şahidiz.
Sayılı zikirle ilgili "Tövbe edip Allah için sayısız çekin” dedik ve sonunda çok şükür hepsi de düzeldi
🟢Zikir ehli olmak çok önemlidir. Kişi çokça zikrediyorsa manevi temizliktir ve en çok istenilen amellerdendir. Bunu çokça yapıp çokça anmak lazım. Fakat Rabbimizi anarken Rabbimize doğru yaklaşmak lazım. Rabbimizi anacağız diye şeytana hizmet etmemek lazım.
Buradaki ilk başlangıç amacı edepten dolayı ebcet hesabına göre hesaplanmıştır. Devamında da kişiler okuyarak kendi istediklerini yaptırmaya yönelmişlerdir. O yüzden maneviyat, bizim hocalarımız adetli okumamızı yasaklamıştır.
Rabbimiz doğrusunu bilir. Biz Rabbimize bunun hesabını vereceğiz. Biz de bildiğimizi aktarıyoruz. Uyup uymamak herkesin kendine kalmıştır. Biz tebliğ yapıyoruz ve bundan da sorumluyuz.
Allahu Teala'yı çokça anıp Rabbimizin isimlerini yücelteceğiz. İnsanların kendi işlerini gördürmek için kullanıldığı noktada, adetler yasaktır.
Yok Rabbimizi anmak için, Allah rızası için eğer okuyorsak o zaman da adete gerek yok.
Allahu Teâlâ’yı anıyorsak çokça zikretmek lazım deyip adet koyup da sınırlamak olmaz. Bir de zikrinizin içerisinden ne kadar kabul olduğunu da bilmiyorsunuz.
Onun içindir ki;
📌Zikri eğer Allahu Teâlâ’yı anmak için yapıyorsanız , sınırlama koymayın!
📌Yok zikri kendi işinizi gördürmek için yapıyorsanız şeytana uymayın!
Doğrusunu Rabbimiz bilir...
@hayat_bayramola@v_hilaav 📌Zikri eğer Allahu Teâlâ’yı anmak için yapıyorsanız , sınırlama koymayın!
📌Yok zikri kendi işinizi gördürmek için yapıyorsanız şeytana uymayın!
🟢SAYILI ZİKİR:
🟡ESMAÜL HÜSNA ZİKİRLERİNİN ZAMANINDA ADETLİ OLARAK VERİLME SEBEBİ NEYDİ?
🔴GÜNÜMÜZDE ADETLİ ZİKİRİN SAKINCALARI !
Zikir çekerken neden sayılı çekmememiz gerektiğini maneviyattaki hocalarımız ile yaptığımız istişareden anlayabildiğimiz kadarıyla izah etmek istiyoruz:
Şununla başlayalım ;
➡️Sayılı zikir var mıdır? Nasıl ortaya çıkmıştır, temeli nedir?
Allahu Teala hiçbir şeyi düzensiz, kuralsız yaratmamıştır. Atomun da molekülün de her şeyin bir düzeni, kuralı vardır.
Nasıl ki kapının kilidini açmak için şifreler, kademeler ve kısımlar var ise ve Allahu Teâlâ’nın isimleri Esma’ül Hüsnanın da bir düzeni ve sistemi vardır.
Onu bir anahtar gibi düşünün.
📌“Zikir olması gerektiği gibi olursa o da o kilidi açar” ancak biz bir belirli sayıya riayet eder şekilde okunmasını tavsiye etmiyoruz” dedi hocamız.
Her harfin ebcet hesabına göre bir değeri vardır.
Allahu Teala'nın o isminin içindeki harflerin değerlerinin toplamının ebcede göre hesaplanması sonucu o isme ait zikri adet olarak belirlemişlerdir ve diğer hesapların da hepsinde aynı yöntemi kullanmışlardır.
Buna göre de Esma’ül Hüsna’dan okurken bunu adet olarak verirler.
🟢ESMAÜL HÜSNA ZİKİRLERİNİN ZAMANINDA ADETLİ OLARAK VERİLME SEBEBİ NEYDİ?
Verilme sebebi şudur:
Zamanında ulemanın okurken edep dairesi içerisinde okuması, bir de Allahu Teala'yı anarken bir yerde durmak içindi. Bunun da sebebi şudur:
Çünkü okurken öyle hal ve cezbede olurlardı ki; zaruret olmasa kalkmadan, uyumadan, yemeden, içmeden bir ömür boyu hep o zikri devam ederlerdi.
Dolayısıyla bu şekilde bir yerde bitirmeliler, manevi olarak da durabilecekleri bir yer olmalıydı.
Bunun devamında zaman sonra bunlar nesillere aktarılarak devam ettikçe bu sefer “bu zikir okununca bu kadar adet okunmalı” denildi. Daha sonra bu Allahu Teâlâ’nın isminin karşılığı olan o Esma’nın içerik olarak talep edilmesi durumuna dönüştü.
Yani mesela “para sıkıntısı olan ya Rezzak çeksin” deniliyor. Hem basit ifade ediliyor hem de "ya Rezzak" çeken bunun karşılığında parasal olarak çok rahatlayacağını düşünüyor.
Bu Allah Teala'nın ismidir ancak o hale ve noktaya gelmişlerdir ki; Okuyan kişiler duracağı noktayı bilmek için hedef noktası olarak o ismin değerinin ebcet hesabı karşılığında durmayı değil de kendi ihtiyaçlarını gördürmek için bunu kullanır hale geldiler.
Hani duaların daha kabul olduğu seher vakti gibi belirli vakitler vardır; Zaman sonra da öyle kişiler oldu ki “bunu bu vakitlerde bu kadar adet okuyun kesinlikle istediğiniz olur” dediler.
Allahu Teâlâ’yı çokça analım, çünkü Allahu Teala gizli bir hazine idi, bilinmek istedi.
📌Bizim temel amacımız ve görevimiz bu.
Allahu Teâlâ’nın isimlerinin anarak Allahu Teâlâ’yı bizim nefsimize göre isteklerimizi amaçlarımızı yaptırmak zorunda bırakmak değil.
Birçok insan kendi istek ve ihtiyaçlarını gördürmek için kendilerine göre tesbihat çeker oldular. Çokça çarpılmış, hastalanmış, hasta olmuş insanlarla tanıştık, şahidiz.
Sayılı zikirle ilgili "Tövbe edip Allah için sayısız çekin” dedik ve sonunda çok şükür hepsi de düzeldi
🟢Zikir ehli olmak çok önemlidir. Kişi çokça zikrediyorsa manevi temizliktir ve en çok istenilen amellerdendir. Bunu çokça yapıp çokça anmak lazım. Fakat Rabbimizi anarken Rabbimize doğru yaklaşmak lazım. Rabbimizi anacağız diye şeytana hizmet etmemek lazım.
Buradaki ilk başlangıç amacı edepten dolayı ebcet hesabına göre hesaplanmıştır. Devamında da kişiler okuyarak kendi istediklerini yaptırmaya yönelmişlerdir. O yüzden maneviyat, bizim hocalarımız adetli okumamızı yasaklamıştır.
Rabbimiz doğrusunu bilir. Biz Rabbimize bunun hesabını vereceğiz. Biz de bildiğimizi aktarıyoruz. Uyup uymamak herkesin kendine kalmıştır. Biz tebliğ yapıyoruz ve bundan da sorumluyuz.
Allahu Teala'yı çokça anıp Rabbimizin isimlerini yücelteceğiz. İnsanların kendi işlerini gördürmek için kullanıldığı noktada, adetler yasaktır.
Yok Rabbimizi anmak için, Allah rızası için eğer okuyorsak o zaman da adete gerek yok.
Allahu Teâlâ’yı anıyorsak çokça zikretmek lazım deyip adet koyup da sınırlamak olmaz. Bir de zikrinizin içerisinden ne kadar kabul olduğunu da bilmiyorsunuz.
Onun içindir ki;
📌Zikri eğer Allahu Teâlâ’yı anmak için yapıyorsanız , sınırlama koymayın!
📌Yok zikri kendi işinizi gördürmek için yapıyorsanız şeytana uymayın!
Doğrusunu Rabbimiz bilir...
Soydan sirayet konusunun hakikatine vakıf olmak, kulun manevi yolculuğunda önemli bir aşamadır.
"İnsan olmayı, Bu dünyaya gelmeyi kendimiz mi istedik" sorularının cevabı ile birlikte bunun da hakikatini idrak etmek, dünyadaki sıkıntı ve imtihanların doğru şekilde geçilmesi bakımından mihenk taşıdır.