@MuyesserYildiz@KerimAkar1976 Ordunun başındaki bu adamlarla operasyona, savaşa nasıl gidilir, Ordunun bel kemiği Assubaylara bunu yapan liyakat diğer personele neler yapmaz
#ÖZEL | İddiaya göre 3 Kasım 09.35’te bir tugayda astsubay garajda araç çalıştırdı. Tugay komutanı ses nedeniyle geldi.
“Geri zekâlı, aptal. Ben araç çalışmayacak demedim mi?” deyip hakaret ettiği, tokat atıp boğazını sıktığı öne sürüldü.👇🏻
@YenicagGazetesi Adaletin olmasi gerektiği gibi uygulanmadığı, her konuda subayları haklı cikaran sistemin en büyük mağdurları Ordunun Belkemiği Assubaylardir
General astsubayı darp etti, cezayı yine darp edilen astsubay yedi! ⚖️❌
Doğuda bir kışlada tugay komutanının saldırısına uğrayıp darp raporu alan astsubay üstçavuş, haklarını savunması için vekalet verdiği avukatıyla olayı paylaştığı gerekçesiyle disiplin cezasına çarptırıldı.
https://t.co/cwF0rBQRzY
📌Astsubay emeklileri haklarını istiyor….
E.Per. Kd. Bçvş. Ergün Erdoğan’dan gelen bir mesaj. Silahlı Kuvvetlerin bel kemiği Astsubayların emeklilikte yaşadığı mağduriyet duyulsun diye özetleyerek paylaşıyorum:
Bugün Yarbay, Albay, Kıdemli Albay ve general rütbelerindeki askeri şahıslar emekli olduklarında;
Kadrosuzluk tazminatı
Makam tazminatı
Temsil Tazminatı
Görev tazminatı
ve bunlara ilave yüzdelik ödeme,
adı altında çeşitli ödemeler almaktadır.
Oysa muvazzaflık döneminde hem subay hem astsubay personelin aldığı temel tazminat ödemesi Hizmet Tazminatı ödemesidir. (Rütbe bekleme süreleri 3 yıl olan personel için) Son düzenlemesi de yaklaşık 30 yıl önce 19/12/1996-KHK-568/2 md. ile yapılmıştır.
Asıl çelişki burada başlamaktadır.
Emeklilik sonrası verilen bu tazminatların isimlerine bakıldığında sistemin ne kadar tartışmalı olduğu görülmektedir.
Bando sınıfı albayın ya da askerî okulda görev yapan bir öğretmen albayın aynı görevi yapan astsubaydan, teğmenden farklı “makam tazminatı” alması hangi makamın karşılığıdır?
“Görev tazminatı”, "Temsil Tazminatı" ve “Makam tazminatı” denilen ödemeler yalnızca belirli rütbeler için midir?
Ast rütbelerde görev yapılmıyor mu?
Amir astsubayların makamı yok mu?
Üniformaları bir şey temsil etmiyor mu?
Sınırda nöbet tutan, operasyon bölgesinde görev yapan, tankın başında, gemide, uçuş hattında çalışan astsubay görev yapmıyor mu?
Tazminat isimleri dahi mevcut sistemin adalet duygusundan uzaklaştığını göstermektedir.
“Kadrosuzluk tazminatı” denilen uygulama ise ayrı bir tartışma konusudur. Sanki bu personelin kadrosu kaldırılmış gibi bir anlam taşımaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir. Bu kişiler doğal emeklilik sürecine girmiştir. Bu nedenle birçok personel tarafından bu isimlerin, belirli rütbelere ek ödeme yapılabilmesi için oluşturulmuş teknik tanımlar olduğu düşünülmektedir.
Bugün gelinen noktada en büyük sorun maaş dengeleridir.
Emekli bir Kıdemli Albay, muvazzaf bir teğmenin maaşına yakın gelir elde edebilirken; emekli bir astsubay çoğu zaman görevdeki bir astsubay çavuşun maaşının yarısına bile ulaşamamaktadır.
Adaletsizlik tam da burada başlamaktadır.
1. Yıllarca SGK'ya ödediği primlerin karşılığı değildir.
Örneğin; 30 yıl 9 aydan emekli bir Asb.II.Kad.Kd.Bçvş bir aynı süreden emekli bir Kd.Albaydan yalnızca %10 az prim ödemesine rağmen emeklilikte ödediği prime göre %71 daha az emekli maaşı almaktadır
2. 2026 yılı itibarı ile 36 yıl üzerinden emekli olan Kd.Albay %66,44 , Asb.II.Kad.Kd.Bçvş %47,96 , Uzman Çavuş %59,58 son maaşlarına oranla emekli maaşı almaktadır. Bu durum adalete, hiyerarşiye hatta matematiğe bile uymamaktadır.
3. Görev sırasında bir Kd.Albay ile Asb.II.Kad.Kd.Bçvş. Maaş oranı 1980'li yıllarda 1,10 civarı iken artık 1,37 farka ulaşması, emeklilikte bu farkın 1,80'nin üzerine çıkmasının da adalet, hukuk, hizmet, hiyerarşi ve matematikle ilgisi yoktur.
Emeklilik ikinci hayattır. Hukukun üstünlüğü mü, üstlerin hukuku mu sorusu burada anlam kazanmaktadır.
Adalet isim olarak vardır; ancak uygulamada tek taraflıdır.
Geç gelen adalet adalet değildir.
Tek taraflı adalet de adalet değildir.
Birçok meslektaşımız kredi borç batağında, evini geçindiremiyor, çocuğunu evlendiremiyor, kirasını ödeyemiyor. Aile düzenleri bozulmuş, yuvalar dağılmış örnekler mevcuttur. Bunları söylerken dahi insan üzülmektedir.
Buradan ilgililere, yetkililere ve etkililere soruyorum:
Bu adil olmayan uygulama ne zaman son bulacaktır?
“Çalışmalar devam ediyor” denilerek sorunların ötelenmesi artık kabul edilebilir değildir.
Astsubayın imzası olmadan uçak uçamaz, helikopter kalkamaz, tank ve silah sistemleri görev yapamaz.
Ordunun tamamı, trilyonluk malzemenin zimmet sorumluluğu ondadır. Mehmetçiğin eğitimi, disiplini, atışı ve her branştaki sorumluluğu onun omuzlarındadır.
Ancak bu önemli statü özlük hakları bakımından unutulmuş, görevi ile uyumlu statüsel hakları tam olarak tanımlanmamış, ekonomik kazanımı kısıtlanmış durumdadır.
🔴ASTSUBAYLAR VE UZMAN ÇAVUŞLAR
❗️Astsubaylarımıza yıllardır makam/görev tazminatı sözü veriliyor ancak yerine getirilmiyor!
❗️Halihazırda görev ve makam tazminatından faydalanamayan kıdemli binbaşı ve astsubay başçavuşlara emekli maaşlarına da yansıyacak şekilde ek tazminat ve gösterge verilmesine yönelik düzenleme yapılmalıdır!
❗️ Uzman erbaş ve sözleşmeli er/erbaşlara yasal hak olarak tanınan ve yıllardır gerçekleşmeyen kadro hakkının bir an önce teslim edilmesi gerekmektedir!
Bu insanlarımızı makam odalarının kapılarında ellerinde dosyalarla evraklarla perişan etmeye hakkınız yoktur.
Ya tutmayacağınız sözleri vermeyin ya da verdiğiniz sözleri tutun!
#AstsubaylarHakMücadelesinde
#UzmanÇavuşlar
#uzmançavuşahak
#eskiuzmançavuşlarasahipçık
@CHPMuratBakan Sayın Bakanım, Assubay camiadi için canla başla yaptığınız bu mücadelemizin hakkını nasıl ödeyeceğiz bilemiyorum, size ve ailenize minnettarız, iyi varsiniz
Sayın Bakan,
Ben bir astsubay çocuğuyum. Okul servislerinde babalarının rütbesine göre oturtulan çocukların ne hissettiğini yaşayarak öğrendim.
Siz de bir sivil memur çocuğusunuz.
O yüzden, bu ayrımın ne kadar derinden yaraladığını, en iyi siz ve ben anlarız.
Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nde, operasyona omuz omuza giden, aynı ateşin ortasında kalan kahramanlarımız, iş orduevine gelince kapıda ayrılıyor.
Uzman çavuş kapıdan çevriliyor, uzman jandarma kapıdan çevriliyor, sivil memur içeri alınmıyor.
Bu hangi vicdana, hangi adalet duygusuna sığar?
Cephede ayrım yoksa, sosyal hayatta da olmayacak!
Merasim Sokak’ta şehit verdiğimiz sivil memurlarımız, bugün orduevine geldiğinde kapıda bırakılıyor.
Bu insanlara verilmesi gereken özlük hakları ve statüler, analarının ak sütü gibi helaldir ve gecikmeden verilmelidir!
Bir emekli astsubayla karşılaşıyorum…
Bana diyor ki: “Bir iş insanının korumasıyım.”
Bir diğeri: “Şimdi özel sektörde güvenlik müdürüyüm.”
Vatan savunmasına ömrünü vermiş, ailesini şehir şehir sürüklemiş, çocuğu arkadaş edinememiş, doğumuna bile yetişememiş…
Bu insanları, çocuklarının mürüvvetini göreceği yaşta sefalet ve zorunlu çalışmaya mahkûm etmek Milli Savunma Bakanlığı’nın ayıbıdır.
“Hazineden para çıkmıyor” bahanesine sığınılamaz!
Uzman Çavuşların Kadro Sorunu:
Bugün kamuda sözleşmeli işçiye kadro verilirken,
-40 derecede nöbet tutan, canını ortaya koyan uzman çavuş sözleşme yenileme stresiyle yaşıyor.
Gelecek kaygısıyla, belirsizlikle baş başa bırakılamaz!
Bu ayıp temizlenecek!
Askerî Liseler:
Osmanlı’dan bu yana savaşta bile kapanmamış Kuleli’yi, Deniz Lisesi’ni kapatmak hataydı.
Kurum aidiyeti erken yaşta başlar.
Bu okullar yeniden açılmalıdır!
TSK’nın bağışıklık sistemi liyakattir.
Kariyer uzmanlığı adı altında, generallerin yapacağı görevlere siyasi saiklerle özel kalem müdürleri atamak
kurumu siyasallaştırmaktır, orduya ihanettir!
Biz bu ordunun şerefli mensuplarının sesi olmaya devam edeceğiz!
Çünkü bu mesele, yalnızca bir statü meselesi değil; bu mesele, adalet meselesidir, onur meselesidir, Cumhuriyet’in askerine saygı meselesidir!
@tcsavunma MSB nin sadece subaylara hizmet eden bir bakanlık olmaktan çıkıp, biz çalışan ve emekli Astsubayların da sorunları ile ilgilenen bir bakanlık olmasını istiyoruz
@utkucakirozer Ordu'nun bel kemiği Assubay Camiasının sorunlarını bu haksızlıkları düzeltmesi gereken MSB komisyonunda dile getirdiğimiz için sizlere minnettarız, iyiki varsınız