Murat Kapki İnan Güney’e “Hakkını helal et, ben sana iftira attım” dedi mahkemede.
Kapki “İnan Güney’i tanımazdım. O anda kurtulmak için her şeyi söyleyecek durumdaydım, eşimi almışlardı, evde yalnız kalan çocuklarımı düşündüm. İnan Güney’in adını geçirdiler, o da vardı değil mi dediler, evet dedim” dedi. Kapki'nin tüm beyanlarını kolay bir internet araması ile siz de bulabilirsiniz.
İBB davasında sık karşımıza çıkan “etkin pişmanlık” mekanizmasının böyle bir psikolojik baskı sonucu alınan ifadelerden oluştuğunu gözlemliyoruz.
Literatürde buna coerced compliant confession deniyor, zorla alınan itaatkar itiraf ve bu bir sahte itiraf olgusu.
Baskı ve tehdit sonucunda (mesela bu örnekte Kapki eşi ve çocukları ile tehdit edilmiş) alınmış bu ifadeler gösteriyor ki devlet savcı makamı vasıtası ile bir çaresizlik kapanı kurulmuş.
Böyle bir tehdit altında beyin gerçeği değil tehdidin bitmesini önceler. Kişi o anda “doğruyu” değil, tehlikeyi / acıyı durduracak cümleyi arar. Söylenen şey gerçekler değil, tehdit geçsin diye güçlünün duymak istediği cümlelerdir.
İnan Güney böyle durum sonucu 11 ay suçsuz yere hapiste yattı. Bunun hesabını kim verecek? O savcı böyle bir mekanizma yaratarak hem Kapki'ye psikolojik baskı kurduğu hem de İnan Güney'in hayatından 11 ay çaldığı için bir yaptırıma uğrayacak mı? Bunlar psikolojinin değil hukukun konusu ama ben de bir vatandaş olarak merak ediyorum.
Fotoğraftaki kişi NATO operasyonunda gözaltına alınan TEMA Ankara Şube Müdürü Fatma Didem Genç. Annesi ve babası alzheimer hastası. “Beni tutuklamayın anneme ve babama bakacak kimse yok, onlar ölüler” diyerek ağladı. Tutuklandı.
Ne kadar gülünç bir açıklama.
1. Anlaşılan dün akşamki TV programında, bu konuda yetersiz kaldığını düşünmüş. Bu beyana ihtiyaç duymuş, duyulmuş.
2. On yıl önceki dokunulmazlık meselesiyle ilgili bu savunmada tuhaf bir “saflık” seziliyor. “Biz dürüst oynadık ama gelin görün ki, hükümet bizi oyuna getirdi” mealinde bir savunma. Bir muhalefet partisinden hiç beklenmemesi gereken bu siyasi öngörüsüzlük için fazla açıklamaya gerek yok.
3. Bundan sonra, tüm muhalif mahpuslar için (belediye başkanları dahil) var gücüyle mücadeleden dem vurmasıysa evlere şenlik. Hazret, daha 24 saat bile olmadı, o kişilerin iddianamelerinden bile bihaber olduğunu, onları okumadığını itiraf etmedi mi? Bu nasıl bir “mücadele” azmidir?
Yoksa, Sayın Kılıçdaroğlu’nun, dün geceki programdan sonra, bilinemeyecek bir şekilde, bir “Bildung” yaşadığını mı düşünmeliyiz?
@GillesDeleuze17 Herkesin bildiği bir şey bu ama kağıdın maliyeti var, dijital kitap ve makalelere erişim daha kolay ve akademik dünyada pratik. Özellikle yabancı kaynaklardan faydalanılıyorsa, kitabın veya makalenin tamamı değil belli bir bölümü kullanılacaksa dijitale mahkum oluyoruz biraz.
❗️Cumhuriyet Halk Partisi birlik ve beraberlik içindedir. Bu partinin gerçek sahibi üyeleridir, delegeleridir. Bizim talebimiz açık ve nettir: Bir an önce kurultay sandığını getirin!
❗️Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzasının kurultay daveti olmasını beklerdik. Ama ilk kararı, talimatı 24 genel merkez çalışanını işten çıkarmak oldu.
❗️Hani “en yüce değer emekti”?
İlk yaptığınız iş, kendi emekçilerinizi kapının önüne koymak oldu.
❗️Bu kadar mı alçaldınız?
Bu kadar mı vicdansızlaştınız?
Bu kadar mı düştünüz?
❗️Artık nasıl “emek en yüce değerdir” diyeceksiniz? Bu haksızlığın hesabını sormazsak namerdiz!
Cümle aleme ahlak, kodlara dönme ve arınma hamaseti yapan KK nın kanatlarının altına!
📌Fetöden alınan avukat!
📌Şirket eşyalarını, partiye fatura eden il başkanı!
📌AK partiye yanlayan Keçiören Belediye başkan danışmanı!
📌İtalyadan yüzbinlerce dolarlık mobilyalar ile belediyeye makam yapan, rezidanslar kralı vekil!
📌Seyit Rızacı vekil!
📌Yarkadaş’ın danışmanını, özel kalem yapan partiyi çarpan vekil!
📌Karısını TBMM imkanları ile yurtdışı toplantılara götüren 100 yıldır vekil olan ailenin son mensubu muhterem!
📌Ak partinin birinci olduğunu gösterir anket paylaşan vekil!
📌Gümrüklerden epey zenginleşen vekil!
📌Taciz iddiaları ayyuka çıkan vekil!
📌Mehmet Ağar’ın kankası vekil!
📌İl başkanı olduğu dönemde, piyasaya borç takan, vekil benzeri!
Çok müstesna isimler iştirak etmiş!
Arınma mükemmel seviyede!
Hayırlı olsun; durmak yok yola devam…!
Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.
Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.
Büyük milletim!
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:
İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.
AYAĞA KALKIN!
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
Aziz milletim!
Korkmayacağız!
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
Siyasi parti liderleri,
Mesele CHP meselesi değildir!
Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
Kayyum Özel’i kutladı. Baş kayyum,Çerçioğlu,Köksal,Yalım’ın kendi hediyesi olduğunu unuttu ‘arınma’ dedi.Analiz şelaleleri formül,uzlaşma diye halkı oyalamaya başladı.Şimdi, 2.5 mlyn mühürsüz oya gık demeyen adam iç hesaplaşma ile iktidar olacak.Bu rezil oyunun mezesi olmayın!
Ruby'de çalışan öğrenciye:
-Mola yok!
-Sigorta yok!
-Maaş eksik!
-Kamera ve mikrofonlarla denetleme var!
-Mobbing hatsafhada!
Ne okurken çalışmak zorunda kalan arkadaşlarımızın ne de başkasının böylesine bir patron zorbalığına maruz kalmasına tahammülümüz hiç yok!
RUBY işletmesi sahipleri suçludur. Arkadaşlarımızın hakkını ödeyin ve kampüsümüzden defolun!
Bölümümüzün doksanlı yıllardan beri düzenlemekte olduğu Yazıdan Söze Lisansüstü Sempozyumu bu yıl 15 Nisan Çarşamba günü Güney Kampüs’te, Demir Demirgil Salonu’nda gerçekleşecek!
Orbán hat seine Wahlniederlage eingestanden. Damit verliert
1. Putin seinen treuesten Vasallen in der EU.
2. Trump seinen wichtigsten ideologischen Verbündeten in Europa.
3. Europas extreme Rechte ihre wirkmächtigste Galionsfigur.
In einem Satz: Ein Sieg für die Demokratie.
What Tucker does more than anything here is expose Zanny Minton Beddoes as a fake, wannabe public intellectual. She taunts him for not having been to Gaza — when she herself went there with the IDF. And who gets to accompany the IDF? Usually only those outlets and individuals willing to follow the party line. It also helps explain The Economist’s editorial approach to Palestine and the Middle East more broadly.
@haluktatar Bizim hocalarımıza laf söyleme cüretini gösteremezsin. Herhalde akademisyeni TV yorumcusuyla karıştırdın, bu yaptığın kurumlarda mücadele eden insanlara saygısızlık. Merak ediyorsan açarsın okursun literatürde ne var, ne yok. Akademik metrikler CNN'e verilen demeçlerle ölçülmüyor
Doktora öğrencisini merkezi sınavla seçmek ne demek? O iş usta-çırak ilişkisidir. Merkezi sınavla yapmaya kalkışmak geri zekalılıktır. YÖK kaldırılsın.
“Söylenecek söz yok” yok mu? Milli Eğitim Bakan yardımcısı olarak söyleyecek bir şeyiniz yoksa o zaman istifa etmeniz gerekmez mi? Söyleyecek sözü, yapacak işi olan otursun o makama.
İŞE YARAMAYAN ŞEYLER ÜZERİNE: NAFİ BABA'YA BİR PARAŞÜT İNDİ!
Geçmişte özgül ağırlığı olmayan bilim ve sanat insanları hakkında aşağıda alıntıladığımız görüşü bildiren Yasin'e sorumuz kendi ağzından olacak.
Boğaziçi Üniversitesi'ndeki atamaların siyasi dinamiğini bile bile neden görevi kabul ettiniz? Yerine atandığınız kişilerden daha büyük özgül ağırlığa mı sahipsiniz?