NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan 16 yaşındaki Ömer Aksu, Kayseri Bünyan Çocuk ve Gençlik Cezaevinde tek kişilik hücrede tutuluyor.
Işıklar gece gündüz açık; günde yalnızca 15 dakika havalandırmaya çıkarılıyor.
Antalya S Tipi Cezaevinde ise tutukluların darbedildiği, yaklaşık 200 metre yerde sürüklendiği ve kötü muameleye maruz bırakıldığı belirtiliyor. @CHDgenelmrkz1
Akın Gürlek’e (@abakingurlek) sorduk👇
Darp ve kötü muamele hakkında etkin ve bağımsız bir soruşturma başlatıldı mı? Sorumlular hakkında işlem yapıldı mı?
Tecrit, darp ve kötü muamele derhal son bulsun. Sorumlular cezalandırılsın!
⚫️ Rojin’in babasının, kızını okutmak için sırtında taş taşıdığı görüntüler ortaya çıktı; (kardeşi)
“Dostlar bu benim abim. Rojin Kabaiş’in babası en zor şartlarda çalışıp çocuklarını ve Rojin’i büyüttü. Gönderdiği üniversitede katiller canına kıydı.”
🔴 Rojin Kabaiş dosyasında çarpıcı uzman mütalaası
📌 Açılamayan telefonda 'cihaz silme' kaydı ortaya çıktı!
Rojin Kabaiş soruşturmasında aylardır açılamayan cep telefonuna ilişkin yeni bir uzman mütalaası dosyaya girdi. Cumhuriyet’in ulaştığı mütalaada, Kabaiş’in kaybolmasının ardından Google hesabına erişildiği ve “cihaz silme” işlemi yapıldığı belirtilirken, kayıtlarda Van bağlantılı bir IP adresi ile Çekya’da görünen başka bir IP adresi dikkat çekti.
Ayrıntılar... 👇
https://t.co/WZkl7uD7v0
Deniz Zeyrek, Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin iptal edilmesine:
"Üsküdar Belediyesi AK Parti'ye geçene kadar seçimler yenilenecek. Öyle anlaşılıyor.
Artık mahkemeler karar veriyor. Milletin iradesinin yerine kendilerini koymaya başladılar.
Belli, kafaya koymuş AK Partililer Üsküdar'ı AK Parti'ye almak istiyorlar.
Millet onlara vermedi. Onlar yargının gücüyle almak istiyorlar. Devletin gücüyle almak istiyorlar."
Halkımız merek içinde bu yıkım nasıl düzeltilecek?
Hak etmedikleri halde bu hırsızlığı yapanlar nasıl devletin içinden temizlenecek ler?
Haksız kazançlar nasıl geri alınacak?
Böyle yüzlerce soru var.
Bu günahla nasıl yaşayacaklar?
Hiç mi utanmayacaklar?
Bu kadar mı yüzsüzler
Pes
ÜSKÜP ESKİ BÜYÜKELÇİSİ, AKP’LİLERİN SAHTE ÜNİVERSİTE VE DİPLOMA AĞINI İFŞA ETTİ: “AYAKKABI KUTULARINDAKİ PARALARLA KURULDU.. SINAVSIZ DİPLOMA DAĞITTILAR.. KURULMADAN YÖK’TEN DENKLİK VERDİLER”
Türkiye’nin Üsküp eski Büyükelçisi Hakan Okçal, AKP’lilerin Makedonya’da kurdukları Uluslararası Balkan Üniversitesi hakkında çarpıcı itiraflarda bulundu: “Ayakkabı kutularındaki paralarla kuruldu, sınavsız diploma verdiler…”
Türkiye’de 270’in üzerinde devlet kurumunu sarsan sahte diploma skandalının odağında bu kez Kuzey Makedonya’daki Uluslararası Balkan Üniversitesi var. Eski Üsküp Büyükelçisi Hakan Okçal’ın sosyal medya paylaşımları, AKP’ye yakın isimlerin bu üniversite aracılığıyla nasıl sınavsız diploma sahibi olduklarını ve kamuya nasıl sızdıklarını gözler önüne serdi.
SAHTE DİPLOMA SKANDALINDA YENİ PERDE: AKP’NİN “ÇAKMA ÜNİVERSİTESİ”
2008-2010 yılları arasında Üsküp’te büyükelçilik yapan Hakan Okçal, Uluslararası Balkan Üniversitesi’nin, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve dönemin Orman Bakanı Veysel Eroğlu başta olmak üzere AKP’li akademik kadrolar tarafından kurulduğunu açıkladı. Okçal’a göre bu sözde üniversite, “içi boş bir tabela üniversitesinden” ibaretti.
“Üniversiteye Türkiye’de sınav kazanamayan herkes kabul ediliyor, yüzeysel bir eğitimle, devam zorunluluğu olmadan diploma veriliyordu. Dahası, fakülte ve bölümler henüz tam kurulmadan YÖK tarafından denklik aldı.”
AKP’Lİ İSİMLER VE 17-25 ARALIK BAĞLANTISI
Büyükelçi Okçal’ın en çarpıcı iddiası ise üniversitenin kuruluş finansmanıyla ilgili. Okçal, 2008-2010 yılları arasında Üsküp Büyükelçiliği yaptığı dönemde, üniversitenin eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Veysel Eroğlu gibi AKP’li isimlerin öncülüğünde kurulduğunu belirtti. 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında ayakkabı kutularında yakalanan paraların bu üniversite için toplandığını iddia eden Okçal, “Üniversite, Türkiye’de giriş sınavını kazanamayan herkesi kabul ediyor, devam zorunluluğu olmadan yüzeysel eğitimle diploma veriyordu. Kurumun amacı; AKP’ye yakın isimlere sınavsız, zahmetsiz diploma vererek kamuya yerleştirmekti.” dedi. TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un üniversitenin “sahibi” olduğu iddialarına karşın, Şentop yalnızca “manevi destek” sağladığını savundu.
YÖK DENKLİK VERDİ, MAKEDONYA POLİSİ BASTI
Okçal’ın iddialarına göre üniversite, Makedonya yasalarını hiçe sayarak öğrencileri turistik vizeyle kabul etti. Devam zorunluluğu olmayan, göstermelik derslerle verilen diplomalarla Türkiye’de doğrudan denklik sağlandı. Hatta Makedonya polisi, yasa dışı öğrenci alımları nedeniyle okulu basarak birçok öğrenciyi tutukladı. “Bu yasa dışılıklar yüzünden Sn. Ahmet Davutoğlu ile aramda sert tartışmalar yaşandı. Üniversite, ev sahibi ülkenin yasalarını bile tanımadı.”
KAMUYA SIZAN DİPLOMALI YANDAŞLAR
Uluslararası Balkan Üniversitesi’nden mezun olan çok sayıda kişinin Türkiye’de hâkim, savcı, bürokrat ve kamu personeli olarak görevlendirildiği belirtiliyor. Bu kişilerin diplomalarının geçerliliği ise YÖK’ün verdiği tartışmalı denklik belgelerine dayanıyor. “Bu üniversite sahte diploma dahil her türlü kumpasın içinde olabilir. İddialar bana hiç tuhaf gelmedi.”
AKP’YE AKADEMİK KILIF: YARGIYA VE DEVLETE SIZMA ARACI
Yolsuzluk soruşturmalarında ortaya saçılan paralarla kurulan bu yapı, AKP’nin devlete yerleşme stratejisinde eğitimi nasıl araçsallaştırdığını bir kez daha gösterdi. Sınavsız, denetimsiz ve denklikli diplomalarla donatılan bu kişiler, liyakat yerine sadakat sisteminin birer taşıyıcısı olarak kamuya yerleştirildi.
Bu iddialar, sadece sahte diploma değil, devletin tüm yapılarının parti çıkarlarına göre dizayn edildiğini de gözler önüne seriyor. AKP’nin “eğitim” adı altında kurduğu bu paralel sistem, adalet ve liyakat kavramlarını yerle bir etmiş durumda.
Rojin Kabaiş'in akrabası Ömer Kabaiş, Akın Gürlek'e seslendi: (Van Valisi Ozan Balcı hk.)
"'İntihar etti' diyip bize dayatan, katillerle iş birliği içinde olan valinin görevden alınıp soruşturmaya alınması için daha ne olması gerek?"
“Fakir olduğum için mi benim sesimi duymuyorsunuz” diyen Nizamettin Amcamızın hatrı için Rojin Kabaiş’in sesi olalım:
“Rojin'in bedenine yapılan otopside, midesinde ve iç organlarında, solunum yolu felcine sebebiyet veren Rocuronium, midesinde ise Ornidazole tespit edilmiştir!”
— Abdurrahman Karabulut
Rojin Kabaiş’in sesini duyurduğumuz için en az 2 hesabımız erişime engellendi. İnadına ses olmaya devam edeceğim.
Nizamettin amcamızın o güzel hatrı için Rojin’in sesi olun!
Katiller 10 yıl da geçse, ADALETE HESAP VERECEKSİNİZ! #RojinİçinAdalet
Grup Yorum emekçisi Cem Dursun’un yaşamı cezaevi idaresinin keyfiliğine bırakılamaz!
Hakkında verilmiş hiçbir hücre cezası yok. Buna rağmen yaklaşık 8 metrekarelik bir hücrede tutuluyor.
Açlık grevindeyken 6 mahpusla birlikte kendisine işkence yapıldı; tadilat, boya ve kimyasal kokularına maruz bırakıldı.
Açlık grevinin 120. gününe yaklaşan Cem Dursun’un sağlığı ve yaşamı ciddi risk altında.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e (@abakingurlek) sordum:
Kanunda olmayan bu fiilî tecrit hangi yetkiyle uygulanıyor? Cem Dursun’un yaşamında geri dönüşsüz bir sonuç ortaya çıkmadan bu hukuksuzluğa son verilecek mi?
Cem Dursun üzerindeki keyfi tecrit derhal sonlandırılmalıdır!
Genel Başkanımız Seyit Aslan, Balıkesir Ayvalık’ta Evrensel gazetesi ile dayanışma amacıyla düzenlenen etkinliğe katıldı. Çerçeve yasa ve gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aslan, iktidarın ve sermayenin işçi ve emekçilere dönük saldırılarına karşı birleşik mücadele çağrısı yaptı.
📌Çerçeve yasanın Kürt meselesini çözmek, demokratikleşmek gibi bir hedefinin olmadığını elbette biliyoruz. Ancak cezaevindeki, sürgündeki, dağdaki gençlerin ülkelerine dönmesi, silahlı şiddetin son bulmasını önemli buluyoruz.
📌Bizim ‘evet’imiz yasanın eksiklerini ortaya koyarak, süreci halkımızla beraber tartışarak atılması gereken adımları söyleyerek verilen bir evettir. Saray rejiminin ‘evet’ini sermayenin çıkarları belirliyor.
📌Kürt sorununun gerçek anlamda demokratik ve barışçıl çözümü Türk ve Kürt işçi sınıfının birleşik, örgütlü mücadelesinden geçiyor.
📌Partimiz bütün ezilen, sömürülen işçilerin, emekçilerin, yoksulların birleşik, güçlü ve örgütlü bir mücadele vermesi için çaba sarf etmektedir. İktidarın ve sermayenin halka, sınıfa yönelik planlarına ve saldırganlığına; emeğin ve doğanın yağmasına dur demek için emek ve demokrasi güçleri birleşik mücadele etmelidir.
Sayıştay denetimin değil usulsüzlüğün merkezi oldu!
Sayıştay denetçisi Burcu Kozba'nın usulsüzlükleri açığa çıkardığı için kamu görevinden alınmasını ve usulsüzlükleri gündem ettiğimizden beri onlarca benzer vaka bize ulaştı.
Sayıştay'da yaşananları bilgi ve belgeleriyle aktarmak isteyenler için:
📩 [email protected]