Depremde şu an eksikliği hissedilmeyen tek şey hekim ve hemşirelerdir belki de..Çünkü çoğu deprem bölgesine gitmek istedi, büyük bir kısmı da gitti.. kendi aralarında organize oldular zaten..İçinde bulunduklari imkan ve şeraiti düşünmediler bile..Mevcut şartların kötülüğünü bile+
Dünyanın hiçbir yerinde Asgari ücretin 14 katı maaş alan, Mecliste 550 çeşit yemek yiyen, Yedi sülalesine diplomatik pasaport verilen, Yemin eder etmez emeklilik hakkına kavuşan vekil yok...
Galatasaray Lisesi için söylüyor :))
Ne dediğinin farkında olmayabilir.
Bir yabancı dilin değerini yalnızca “teknolojide kaç makale yazılıyor?” diye ölçmek, eğitimi meslek kursu sanmaktır.
Galatasaray lisesi size her şeyden önce bir yaşam tarzı ve kültür verir. 545 yıllık gelenekten bahsediyoruz.
Galatasaray Lisesi öğrencileri sadece Fransızca kelime ezberlemiyor; matematik, fizik, kimya, biyoloji, felsefe ve sosyolojiyi Fransızca öğreniyor.
Üstelik İngilizce de zorunlu; yani öğrenci İngilizce yerine Fransızcaya mahkum edilmiyor, iki yabancı dille yetiştiriliyor.
Fransızca bugün yaklaşık 396 milyon kişinin konuştuğu, dünyada en çok konuşulan dillerden biri.
Birleşmiş Milletler Sekretaryasının İngilizceyle birlikte iki çalışma dilinden biri; Avrupa Birliği’nin de temel kurumsal dilleri arasında.
Fransa, Kanada, Belçika, İsviçre ve geniş bir Afrika coğrafyasında eğitim, diplomasi ve ticarette gerçek karşılığı var.
Ayrıca teknoloji yalnızca Amerikan yazılım şirketlerinden ibaret değildir. Havacılık, uzay, nükleer enerji, savunma, otomotiv, ilaç, finans ve mühendislik alanlarında Fransızca konuşulan dünya küçümsenecek bir alan değildir.
Galatasaray Lisesi’nin amacı yalnızca piyasaya İngilizce bilen eleman yetiştirmek değil; öğrenciyi farklı bir bilim, düşünce ve kültür geleneğine doğrudan erişebilecek düzeye çıkarmaktır.
İki yabancı dil bilen çocuğa “Bunun ne değeri var?” diye soran kişinin asıl problemi Fransızcanın değeri değil, eğitimi yalnızca kısa vadeli ticari kazançtan ibaret sanmasıdır.
Dincilerde Megalomani ve Şatafat; aşağılık kompleksi ve hissedilen yetersizlik duygusunu örtmek için abartılı mimari projeler, devasa binalar, lüks tüketim ve devlet erkini aşırı derecede yücelten görkemli gösterilere yönelme eğilimi görülür.
@etkilihaberyeni İslamcıların zengin edemeyeceği kimse yoktur...Şatafat, lüks, israf, gösteriş, şov... İnandığını ve dindar olduğunu iddia eden milyonlarca fakir şu tablo ile gurur duyuyor ve bunlara yapılan sahte övgüler hoşuna gidiyor
Ellerinden gelse Kurtuluş Savaşı’nı ‘darbe’,Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını ‘darbeci’ ilan edecekler.
Sakarya Meydan Muharebesi sürerken 19 yaşındaki yeni eşiyle düğün hazırlıkları yapan Vahdettin’i ise ‘mazlum’ olarak sunacaklar.
Siyasal İslamcılar intikam peşinde.