Yanındaki insana değil, kendinden kaçmak için kurduğun sisteme bağlısın. Sistem çökmesin diye konforlu bir mutsuzluğu sürekli besliyorsun. Konfor alanından çıkmadığın sürece mutsuz olmaya devam edeceksin. Kendini mutlu olduğuna inandırmaya çalışsan da hiçbir şey değişmeyecek.
Birinin yaşam tarzına ya da inancına saygı duymak, onu kendi hayatımın içinde görmek zorunda olduğum anlamına gelmiyor. Saygı duysam da kendimden uzak tutma hakkım var. Kendi alanımı seçme hakkım var. Kişisel sınır ötekileştirme değildir.
Diplomanı da iptal ederler, okuduğun üniversiteyi de çat diye kapatırlar, banka hesabına da çökerler, tapunu geçersiz kılıp evsiz bile bırakırlar. Bu liste uzar gider. Çünkü yaparlar.