B12 ve Omega3 desteği için sardalya konservesi sipariş edeyim dedim. Çoğu online pazaryerinde yok, olanlarda da çeşit çok az. Ama hepsinde çeşit çeşit sardalyalı köpek “maması” bulunuyor :) Türkiye’deki köpek maması sektörünün agresif büyümesini tekrar ve bizzat görmüş oldum…
Ukrayna polisinin bir hangara yaptığı baskının perde arkası aralandı:
- Ukrayna polisi, kaçak elektrikle kripto madenciliği yapıldığı şüphesiyle bir hangara baskın düzenledi.
- Hangarda kripto madenciliği yerine 3 bin 800 adet PlayStation 4 konsolu bulundu.
- Konsolların 7/24 FIFA 21 oynayarak Ultimate Team üzerinden oyun içi coin kastığı ortaya çıktı.
- Grubun sadece konsol yatırımı 1,5 milyon dolar değerindeyken, yıllık gelirlerinin 1,6 milyar dolar olduğu iddia edildi.
- Tesisin aylık 259 bin dolarlık elektrik tüketimi nedeniyle şehir genelinde kesintiler yaşandığı öğrenildi.
Bulgaristan polisi, Türk kamyon şoförünü hiçbir sebep söylemeden kenara çekti.
Karşıdan gelen devasa konvoyun Türk ordusuna ait olduğunu fark eden şoförün tepkileri, sosyal medyada gündem oldu:
“Grallar geliyo olumm. Gaç dene la?”
🇪🇺🇩🇪 Niemiecki europoseł:
„Dlaczego, pani Kallas, miałbym rozmawiać z panią o Kubie?
Właśnie przeczytałem pani autobiografię – 432 nieistotne strony.
W Estonii przeceniona o 80%, do 3,99 euro za twardą oprawę, a na Amazonie w ogóle niedostępna.
Nie ma pani pojęcia o Kubie, Europie i świecie, tak samo jak o dyplomacji, polityce zagranicznej czy neurochirurgii.
Większą korzyść poznawczą obiecuję sobie po rozmowie z moim chomikiem o czarnych dziurach w galaktykach karłowatych”.😁
Lawrence'ın iğrenç kitabını hepimiz biliyoruz, öğrencilerimiz de biliyor. Burda yazdıklarından baskın ve esir almama, öldürme hadiseleri doğru,ama sorunludur kurgusal analtım da çoktur. Türkleri sevmez. Haşimi ailesinin isyanına büyük hayranlık besler. Suudlari sevmez ama mesela. Meslektaşları arasında da tuhaf birisi olarak görülür. Arapça'nın aksanlarıyla konuştuğu, gece namazı vb ifadeler de gerçek degil. Arap çöllerinde yerel kıyafet giyen bir Oxford Tarih mezunu istihbarat görevlisi.
So hat die dänische Polizei eine Blockade in Kopenhagen von Pro-Hamas-Terroristen in nur 1 Minute und 32 Sekunden aufgelöst.
Das ist die einzige Sprache, die diese Terrorbande verstehen – anders scheint es ja nicht zu helfen.
Erman Toroğlu 🗣️
Hocam ben yıllardır bu futbolun içindeyim, kimse kusura bakmasın ama burada büyük bir çifte standart var. Adana Demirspor harcama limitini biraz aştı diye TFF kulübün üstünden buldozer gibi geçti, puan silme cezası verdi, takım bugün dibe vurdu. Ama iş Fenerbahçe’ye gelince ortalık sessizliğe bürünüyor.
Hocam konuşulan rakamlar az buz değil, 25-30 milyon Euro limit aşımından bahsediliyor. Normalde Anadolu kulübü olsa sabaha kadar ceza kararı çıkardı. Ama mesele Fenerbahçe olunca herkes üç maymunu oynuyor. Sonra çıkıp “Türk futbolunda adalet var” diyorlar. Kim inanır buna?
Bir de utanmadan her yerde “yapı var” diye ağlıyorlar. Hocam önce dönüp kendinize bakın. Yıllardır en fazla kollanan kulüplerden biri olmuşsunuz, hala mağdur edebiyatı yapıyorsunuz. Anadolu kulübü aynı şeyi yapsa lisansını askıya alırlar, transfer yasağını yapıştırırlar.
TFF’nin artık net olması lazım. Kural varsa herkese uygulanacak. Büyük kulübe başka, Anadolu kulübüne başka hukuk olmaz. Türk futbolunun bu hale gelmesinin sebebi zaten kulüplere göre eğilip bükülen kurallar.
Hocam millet aptal değil, herkes neyin ne olduğunu görüyor.
> Floods his country with cheap Indian labour
> Crushes freedoms during covid
> Tanks the economy and inflates the housing crisis
> Sails off into the sunset with a pop star
Am Ende dürfte die Antibabypille von ihren demographischen Folgen her für Europa weit katastrophalere Auswirkungen haben als beide Weltkriege zusammen.
Neben dem massiven Geburtenrückgang (unter die Reproduktionsrate) ist sie
– Wesentlich für den Niedergang der Ehe und Familie verantwortlich.
– Schuf ein Klima des sexuellen Hedonismus und entkoppelte in der Wahrnehmung der Menschen die Sexualität von der Fortpflanzung, so dass in der persönlichen Entwicklung die Phase des „Ausprobierens“ inzwischen bis in die 40er hineinreicht und somit westliche Frauen, bis sie sich binden und eine „Familie gründen“, die Phase ihrer eigenen Fruchtbarkeit verpassen.
– Sie dürfte auf der geistigen Ebene wesentlich für die Infantilisierung des westlichen Menschen verantwortlich sein.
– Ist durch die Hormonrückstände im Trinkwasser für die sinkenden Testosteronspiegel und somit für die Entmännlichung der westlichen Männer mitverantwortlich.
– Selbst die WHO stuft die Pille als „krebserregend für den Menschen“ ein.
0.80 absürt derecede düşük. Kentlileşmiş, pek tutuculuğu kalmamış normal bir halk için 1.2-1.6 civarında olması doğal geliyor. Özellikle 1'in altına inmesi için ideolojik ve kültürel doğum, aile karşıtlığı ve hazcılık, egoizm propagandası gerek.
La persona più ricca del mondo nel 1830 era Nathan Rothschild. Il suo patrimonio si attestava intorno al 0.6% del reddito nazionale britannico.
Nonostante questa sua immensa ricchezza, morì all’età di 58 anni nel 1836 a causa di una infezione che un antibiotico che oggi costa 10€ avrebbe guarito.
Oggi queste cure sono alla portata di tutti.
Il capitalismo non rende tutti ugualmente ricchi.
Rende accessibili a tutti cose che un tempo neppure i miliardari potevano avere.
"Öldürdük ve öldürdük. Yere düşenlerin bile kafalarını patlattık. Sanki akan kan ızdırabımızı dindirebilirmiş gibi."
Arabistanlı Lawrence. Kendi hatıratı. Seven Pillars of Wisdom, 1926.
Hicaz Demiryolu'nda tren baskını. Mayın patlatılıyor, lokomotif havaya uçuyor. İçinde asker var sivil var kadın var. Tren devrilince bedeviler hücum ediyor.
Lawrence yazıyor:
"Araplar akıllarını kaybetmişlerdi. Dost düşman ayırt edemiyorlardı. Üç kez bana saldırdılar, beni tanımaz gibi yapıp eşyalarımı kapmaya çalıştılar."
İngiliz çavuşu Lewis öldürdüğü 30 Türk askerinin sırt çantalarında altın arıyor. Araplar ganimetle o kadar meşgul ki Lawrence silahları toplamayı bile unutuyor.
Ve yine Lawrence'ın kendi cümlesi:
"Zafer her zaman bir Arap kuvvetini çözerdi. Artık bir baskın birliği değildik. Bir Arap kabilesini yıllarca zengin edecek kadar ev eşyasıyla yüklü sendeleyerek ilerleyen bir yük kervanıydık."
Ertesi gün herkesin üstünde öldürdükleri Türk askerlerinin üniformaları var. Lawrence bunu da yazmış: "Bir Arap için zafer sevincinin vazgeçilmez parçası düşmanın giysilerini giymekti."
Ama asıl vahşet Eylül 1918'de geldi.
Tafas. Dera-Şam çekilmesi. Lawrence komut veriyor: "Esir almayacaksınız."
Yolda yatan bitkin Türk askerleri var. "Su... su..." diyorlar. Başlarına ateş ediyorlar. Yol boyunca gücü tükenmiş her Türk askerini tek tek öldürüyorlar.
250 Alman ve Avusturyalı esir alınıyor. Sonra aralarından birinin iki süngüyle yere çakıldığını görüyorlar. Makineli tüfekle 250 esiri topluca infaz ediyorlar.
Lawrence bunu da gizlememiş. "By my orders we took no prisoners." Benim emrimle esir almadık.
Ve bu kitap bugün İngiltere'de edebiyat klasiği. Üniversitelerde okutuluyor. Yazarı kahraman.
Var mı bizim müfredatımızda?
Bazı insanlar sorumluluk almaz, sonrasında 'Bana söyleyebilirdin.' der. Hayır, söyleyemezdim. Çünkü dinlemiyorsun. Konuyu saptırıyorsun. Her şeyi saldırıya çevirip sonra da mağdur rolü oynuyorsun. Seninle yapılan konuşmalar iyileştirici değil. Yorucu.