Bir futbolcu misal; Fenerbahçe’den Galatasaray’a geçebilir… Profesyoneldir, transfer olur.
Ama bunun bile bir kuralı, etiği vardır…
Maçın 60. dakikasında takımının formasını çıkarıp öbür takımın formasını giyip
“Ben kariyerimde yeni bir sayfa açtım. Hizmet için geçtim.” diyemez hiçbir futbolcu…
Demeye kalksa hakem müdahil olur ve “Birader sen önce sahadan çık” der…
Sahadan çıksa…
Transfer olmak için, transfer sezonunu beklemek zorunda kalır…
Futbolda olan ahlaki ve etik kavramlar, kurallar siyasette de olmalı…
Fikirler değişebilir elbette…
Fakat önce istifa edersin, hem partinden hem görevinden…
Sonra yeni partinde mücadele edip, ter döküp kazanırsın…
Her türlü takdiri hak eder bu davranış.
selçuk kozağaçlı soma katliamı ile ilgili açıklamasına olay günü şöyle başlıyordu: "bir kere kaza demiyoruz. bunu politik bir nedenle söylemiyorum. kazanın bilimsel tanımına da uygun değil. kazanın bilimse tanımı şu: öngörülemez olacak. bu yüzden kaza demiyoruz."
301 madencinin ölümünden sorumlu patron Can Gürkan dışarıda elini kolunu sallarken, madencilerin hakkını savunan avukatlar Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay hâlâ tutsak.
Soma Katliamı'nın 12. yılı.
Cezaevinde hiç sanık kalmadı.
En yüksek ceza alan sanıklar, ölen her madenci için sadece 6 gün hapis yattı.
Şu anda tek tutuklu, katledilen madencilerin avukatları olan Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay.
Bugün Kahramanmaraş’ta 9 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerden biri öğretmen, diğerleri çocuk. Yaralı çocuklar ise hastanede; aralarında durumu ağır olanlar da var.
Ne yazık ki bu yaşananlar bir tesadüf değil. Uyarıların görmezden gelinmesinin bir sonucudur.Bu, bir günün meselesi değil. Biriken sorunların patlaması, çürüme dediğimiz sürecin bir aşamasıdır.
Bireysel silahlanma had safhada. Ruhsatlı ya da ruhsatsız, silaha ulaşmak neredeyse bakkaldan sakız almak kadar kolay.
Her gün dizilerde, YouTube’da, TikTok’ta şiddet özendiriliyor. Silah, çatışma ve mafyavari yapılar adeta kahraman figürler gibi normalleştiriliyor. Oyun adı altında çocuklara şiddet ve silah içeren içerikler sunuluyor. Çocukların büyük bir kısmı bu oyunlara bağımlı hâle gelmiş durumda.
Okulların ihtiyacı sadece güvenlik değil; psikolog ve rehber öğretmen de en az onun kadar önemli. Ancak okullarda ciddi bir psikolog ve rehber öğretmen açığı var. Okul sayısını artırmak yerine, okullar ideolojik gerekçelerle birleştirildi, sınıflar kalabalıklaştırıldı.Öğretmenler kadrolu ve ücretli olarak ayrıştırıldı.
Okulların ve öğretmenlerin ihtiyaçları bilinçli bir şekilde görmezden geliniyor.
“Bütçe yok” denildi. Okullar kendi gelirini yaratmak zorunda bırakıldı. Bütçe oluşturmak için okul bahçeleri otoparka çevrildi. Velilerden temizlik malzemesi istendi, hatta okul tuvaletlerini veliler temizlemek zorunda kaldı.
Çocukları spora teşvik etmek gerekiyor ancak amatör veya profesyonel branşlar için antrenman yapacak salon yok.
Kolluk kuvvetleri muhalifleri takip etmekle meşgul; ancak okul çevresine sirayet etmiş, sabahtan akşama kadar dolaşan çeteleri, grupları ve serserileri görmezden geliyor.
Bazı bakanlar ise sorumluluk alanlarına odaklanmak yerine siyasi ve ideolojik söylemlerle gündemde kalmayı tercih ediyor.
İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu:
"AKP İktidarının son 18 yılında yandaş şirketlere tam 220 milyar dolarlık vergi muafiyeti / kıyağı yapıldı.
- Kolin: 36 kez
- Cengiz: 30 kez
- Makyol: 24 kez
- Kalyon: 19 kez
- Limak: 19 kez
olmak üzere, devlete olan borçları silindi."
Yazıklar olsun bize bunu yaşatanlara, izin verenlere, göz yumanlara…
Zeytinlerimiz katlediIIiyor, Akbelen yok ediliyor, köylerimiz yok ediliyor.
SESSİZ KALMA !!
🔴Buca’da Kaybolan Meleknur Fidan’dan Haber Alınamıyor
İzmir’in Buca ilçesinde 15 yaşındaki Meleknur Fidan 27 Mart’ta kayboldu.
Kendisinden haber alınamıyor.
Timur Soykan’dan İsmail Arı tepkisi
“İsmail yandaş olsaydı, saraylarda uçaklarda ağırlanırdı. Ama o onurlu kaldı ve kalemini satmadı
Çeteler bir avuç, ama İsmail’in arkasında milyonlar var!
Alican Uludağ tutuklandı, susmadı
Merdan Yanardağ susmadı
İsmail Arı da susmayacak”
Bu kadını katledilmeden kurtarmak hepimizin boynunun borcu! Bir kadın daha hayattan koparılmasın, Dilek Hanım’ın sesini hep birlikte duyuralım...
#KadınaŞiddeteHayır