#İBBDavası'nda 49.gün
Medya AŞ Reklam Alanları Müdürü #ElifGüven beyanda bulunuyor.
"Savcı, istediğim şekilde konuşmuyorsun diyerek beni azarladı..
Sonra bana şöyle sorular sormaya başladı..
🔺️" Şu kişiyle şunun arasında bir ilişki var mıydı?"
Allah Allah... Bu nasıl bir soru?
Ekrem Bey benim arkadaşım.
Elbette birlikte çalışıyorduk.
Yani bilmiyorum, ben Ekrem Bey'le çalışıyorsam günün büyük kısmını birlikte geçirmiyorum ki..
🔴 Bana bu soru soruluyor. Ben bunu nasıl yorumlayayım?
Yani arkadaşım hakkında bu şekilde sorular soruluyor.
Sonra yine benzer sorular geliyor.
Ben de diyorum ki, öncesinde böyle olmuş olsa bile bundan ne çıkar?
İnsanların arkadaş olması ne zamandan beri bir suç veya şüphe sebebi oldu?
Bu insanlar yaklaşık 20 yıldır bu işi yapıyorlar.
Ben de yaklaşık 20 yıldır bu işi yapıyorum.
Benim yüzüme karşı açıkça şöyle söylüyor savcı:
"İstediğim gibi konuşmuyor, kalsın İçeride"
Hatta "İçeride kalsın" denildiğini bile duydum.
Ama ben gerçekten böyle bir durum karşısında şaşkınım.
Nasıl yani?
Günümüzde insanların birbirleriyle konuşması, arkadaş olması olağan bir durum değil mi?
Burada hukuka aykırı bir durum yok ki.
İnsanlar birbirleriyle konuşuyor.
"İçeride kalsın" deniliyor.
Tamam, benim için sıkıntı yok.
Sonuçta ben artık cezaevinde yatıyorum. Buna da alışmaya çalıştım.
🔴 Ancak o zaman anladım ki Sayın Başkanım, hakkımızda aleyhimize konuşanların anlattıkları maalesef iftiradan ibaretmiş.
⚫️ Bana sanki geçmişte bazı şeyleri biliyormuşum da gizliyormuşum gibi davranıldı.
Halbuki ben başından beri bildiklerimi, doğruları anlattım.
🔴 Ancak söylediklerimin tamamı alınmadı; bazı bölümler seçilip bazı bölümler çıkarılarak yazıldı.
Bu durum beni çok rahatsız etti.
🔺️Emin olun, ben hâlâ bunları hatırlıyorum.
Yaşadığımız süreç gerçekten çok ağırdı.
🔴 İtirazlarımız da bu nedenle devam ediyor.
Bir de başımızdan geçen başka bir şeyi anlatmak istiyorum.
⚫️ Çünkü geçmişe dönük bazı yorumlar yapılıyor.
Oysa biz her zaman gerçeği anlatmaya çalıştık.
Allah'tan korkan insanlar olarak kimseye iftira atmak gibi bir düşüncemiz olmadı.
Ben de burada sadece gerçeği anlatmaya çalışıyorum.
Belki herkes buna inanmak istemeyebilir.
Ama en azından yaşadıklarımı ve birkaç önemli hususu mahkemenin huzurunda anlatmak istiyorum.
Ben aleyhime yapılanların hepsinin iftira olduğunu düşünüyorum.
Bana göre bunun başka bir anlamı yok.
Gerçekten kamuoyunda da bunları anlatabilmek isterdim.
Bunu da huzurunuzda tekrar ifade etmek istedim.
Üzücü ve yaralayıcı olan budur.
Hatta o an adalete olan güvenimi sarsan şeylerden biri de, suçlu olduğumuz varsayımıyla cezaevinde tutulmamızdır.
Zaten iddianameyi ve soruşturma sürecindeki bazı uygulamaları da anlamakta zorlanıyorum.
Bunların birçoğunu daha önce de anlattım.
Orada da anlattım.
Belki avukatım bu kısmın hukuki yönünü daha iyi değerlendirecektir ama ben yine de yaşadıklarımı anlatmak istiyorum.
Şimdi hakkımdaki isnatlara gelirsek...
Az önce belirttiğim gibi, ben bu sektörde çalışan bir profesyonelim.
Bizim çalışma düzenimizde insanlar aynı ortamda çalışırlar, birlikte görev yaparlar.
Yani hiyerarşik olarak yöneticiler vardır, çalışanlar vardır; normal bir iş ilişkisi söz konusudur.
Bir kişinin hayatının belli dönemlerinde başka insanlarla çalışması, görüşmesi ya da iletişim kurması ne zamandan beri örgütsel faaliyet sayılıyor, bunu anlayamadım.
Benim herhangi bir örgütün üyesi olduğuma dair bir bilgim de yok, haberim de yok.
O yüzden bu iddiaları anlamakta zorlanıyorum.
Yani ben 45 yaşına gelmiş bir insanım.
Yıllarca çalışmışım.
Sonra bir gün karşıma çıkılıp da "Böyle bir şey var" denilince bunu anlamam mümkün değil.
Hayır, kardeşim.
İnsanlarla görüşmek başka bir şeydir.
Ama burada iddia edilen şekilde bir durum yoktur."
GİT, KÜÇÜK EMRAH'TAN İSTE...
Onur Akın,
Selda Bağcan
Edip Akbayram Ailesi
Cahit Berkay
Zülfü Livaneli...
Bu onurlu isimler, "Butlancı" zihniyetin, eserlerini kullanmasına izin vermediklerini açıklamışlar.
Atanmış Genel Başkan ve çevresinin, bu durumda kimden şarkı ya da müzik isteyeceği merak ediliyor.
İstifalarla Parti meclisi düşüyor kurultay olmaz, 1000 delege imza topluyor kurultay olmaz.
Tedbir kararı var, Yargıtay kararı netleşmeden kurultay yapılamazmış.
Adam mabadından hiçbir yazılı metin olmadan hukuk uyduruyor.
Ahlaksız ahlakçılar bu haliyle insan içine çıkamaz.
Kılıçdaroğluna çok önemli bir soru yönelteceğim ;
Seni delegeler istemiyor
Milletvekilleri istemiyor
İl başkanları istemiyor
Millet istemiyor
Gençler istemiyor
2 milyon CHP üyesi istemiyor
Bilirsin siyaset millet için yapılır, peki kimse seni istemezken sen bu yaptıklarını kim için yapıyorsun?
Murat Ağırel'in Kıyafet Kumbaralarındaki Büyük Vurgun Anlatısı:
🔷 Biz millet olarak ihtiyaç sahiplerine ulaşsın diye kıyafet bağışlıyoruz.
🔷 Belediyelerin koyduğu kıyafet kumbaralarını görünce ben de bu yardımların muhtaç insanlara gittiğini sanıyordum.
🔷 Ama araştırınca gördüm ki bazı firmalar bu kıyafetleri ihtiyaç sahiplerine vermek yerine depolarda toplayıp yurt dışına satıyor.
🔷 Yani vatandaşın yardım niyetiyle verdiği malzemeler ticari bir kazanç kapısına dönüşüyor.
🔷 Üstelik Türkiye genelinde çok büyük bir ağ kurmuş durumdalar ve milyonlarca parça ürün topluyorlar.
🔷 Benim itiraz ettiğim nokta şu: Yardım amacıyla verilen bu eşyalar ihtiyaç sahiplerine ulaşmak yerine ticaretin konusu haline geliyor.
AKP’li Akçakale Belediye Başkanı Abdülhakim Ayhan’ın, bir düğünde insan hayatını hiçe sayarak havaya rastgele ateş ettiği görüntüler ortaya çıktı.
💥Bir önceki adalet bakanı, düğünlerde havaya ateş açanlara 5 yıla kadar hapis cezası verileceğini açıklamıştı.
Dün butlan sayesinde CHP’nin sözcülüğüne atanmış olan Müslim Sarı’yı dinlerken “yeni Türkiye” nin siyasetçisi nasıl olunur, öğrendim. İhraçları açıklarken 2 senedir mutlak butlan peşinde koşmamışlar gibi 9 milletvekili için “mutlak butlana sebep olanlar” dedi ama daha komiği arkasında “Türkiye’nin Birinci Partisi” yazan bir tabela vardı. Sanki kendileri bunu yapmışlar gibi o birinciliği kucaklamışlar…
Rüşvet suçundan 5 yıl 2 ay ceza alan AKP'li Keskin Belediye Başkanı'nın görevine devam ettiği ortaya çıktı.
Başkanın soruşturma ve dava aşamasında 1 gün bile gözaltına alınmadığı öğrenildi. (Now Haber)
Seçilmiş CHP Sözcüsü Zeynel Emre:
"CHP Tüzüğü'nde, Parti Meclisi'nin üye sayısı 2/3'ün altına düştüğünde 45 gün içinde kurultay toplanır diyor. Bir istisnası yok. Tedbir olursa, butlan olursa, şu olursa, bu olursa yazmıyor.
Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse 'Usulsüz görev üstlenme suçu' işlemiş olurlar."
Kemal Kılıçdaroğlu ile 2023 seçimleri öncesi meclisteki odasında sohbet ederken çekilmiş fotoğrafımız var;
Şimdi ben o fotoğrafı alıp savcılığa gitsem, "milletvekili adayı yapmak için benden şu kadar milyon dolar istedi" desem, birileri de buna dayanarak çıkıp Kılıçdaroğlu'na, "rüşvet istemişsin, arın da gel" dese nasıl olur?
Aklınıza yatmadı değil mi?
Kılıçdaroğlu ve kayyum ekibinin saçmalıkları aklınıza nasıl yatıyor acaba???
Ergin Hoca: Kılıçdaroğlu esas mesleğine geri döndü. Artık yine bir devlet memuru. Hatta daha da önemlisi birden fazla devletin memuru. Artık büyük bir projenin parçası.
Adamlar 1 milyar dolarlık fabrika için 1 milyar dolarlık teşvik aldılar. O teşviği de peşin aldılar. Yani önden biz onlara para verdik, sonra onlar yatırım yapacaktı. Ama onu bile yapmadılar. Demek ki neymiş, kötü yönetilen bir ülkede üste para bile alsan yatırım yapılmıyormuş.