*** YENİ ESERİM ÇIKTI***
Mezhepler Meselesini usûlî bir zeminde ele alıp incelemek isteyen; içtihatla alakalı konuları ve fıkhî ihtilafların sebeplerini belli bir sınıflandırmayla okumak isteyenler için...
İrtibat&Temin: Kitap Kalbi Yayıncılık
0546 438 41 51
İFAM Üsküdar Şubemizde bu yıl da bir mezuniyet sevincine daha hep birlikte şahit olmanın bahtiyarlığını yaşadık. Kimi anlarda geçmişin hatıraları yâd edilerek gönüller duygulandı, kimi anlarda ise muhabbet ve tebessümlerle meclisimiz şenlendi.
5000 lanetli lgbtlinin ülkemize turist adı altında getirilmesi engellenmelidir.
Ahlak ve aileyi yıkan fuhuş, zina, lgbt gibi rezaletlere eğitim ve hukuk yoluyla engel olunmalı, yasak getirilmelidir.
Ahlaksızlık özgürlük değildir.
Ahlaksız turizm üzerinden kazanılan para haramdır.
Seyda Muhyiddin el-Cezerî Hazretleri Misafirimiz Oldu
Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin âhiret kardeşi Seyda Muhyiddin el-Cezerî Hazretleri, Yavuz Sultan Selim Camii'nde devam etmekte olan Sünen-i Ebû Dâvûd Semâ' Meclisimize iştirak etti.
Meclisin ardından bir araya gelen müsnid hadis âlimleri, hocalarımız ve Seyda Muhyiddin el-Cezerî Hazretleri, ilmî istişare ve müzakerelerde bulundular.
Yusuf hocaya reva görülen bu zulüm sona erdirilmelidir.
Bir hoca feminist yapılanmaların, ideolojik ihtirasların kurbanı edilemez.
Sona ersin bu esaret!
#YusufZiyaHocayaAdalet
Ey ahlak yobazları, ey yargıya baskı uygulayan feminist gruplar, mazlumun ahından korkun! Elbet bir gün adalet tecelli edecek; Allah Azze ve Celle, Yusuf Ziya Hoca'nın yalnız olmadığını gösterecektir.
#YusufZiyaHocayaAdalet
TAKÎ OSMÂNÎ HOCA GİBİ ALİMLERİN YÜZÜYLE DALGA GEÇEN GAFİLLER!
Tüm nimetlerin tek kaynağının Cenâb-ı Hakk olduğunu idrak eden mümin, kendisinde bulunan güzelliklerle övünmek yerine bütün bunlar sebebiyle Rabbine şükreder. Hatta nimetlerin şükrünü hakkıyla edâ edemediğini düşünerek istiğfar eder, Rabbine iltica eder. Gafil ise, başkasının kusurlarını araştırmaktan kendindeki yanlışları göremez. İnsanı en güzel surette yaratan Allah Teâlâ, kendi katındaki kıymet ölçüsünün yüz güzelliği, nesep, zenginlik değil; takva olduğunu beyan eder.
Abdullah b. Mesud (r.a) kısa boylu, son derece zayıf bir sahabî idi. Bazıları onun özellikle incecik görünen bacaklarıyla dalga geçince Allah Rasûlü (sav) kişinin Allah katındaki değerinin ölçüsünün fiziksel özellikleri değil; ilmi, ameli, takvası olduğunu beyan için şu ifadeyi kullanır: “Allah’a (cc) yemin olsun ki, Abdullah’ın bu bacakları kıyamet günü mizanda Uhud dağından daha ağırdır.” (Bkz. Müsned, https://t.co/7LC8H9MD3P: 920). Hz. Ömer de bedeninin küçük ilminin büyük oluşuna dikkat çekerek onun hakkında: “İlim dolu bir küfecik.” der. (Bkz. Muvattâ (İmam Muhammed rivayeti), H. No: 606).
Abdullah b. Abbâs’ın (r.a) kendisini hakkında: “Ey Mekke Ehli, sizin aranızda Atâ gibi biri varken ilim almak için benim yanıma mı geliyorsunuz!” dediği Atâ b. Ebî Rabâh; teni siyah, gözleri şaşı, eli çolak, burnu basık ve ayağı topal bir zâttı. (Bkz. Siyeru a’lâmi’n-nübelâ, 5/80). Ancak müminler onunla dalga geçmek yerine bir okyanus mesabesinde olan ilminden istifade etmek için adeta yarışıyorlardı.
İslam tarihi, bedeninde birçok kusur barındırmakla birlikte İslam’a büyük hizmetlerde bulunan alimlerle doludur. Bugün insanların kaşı, gözü vb. fiziksel özellikleri üzerinden propaganda yapanlar aynı zamanda dervişlik iddiasında bulunmaktalar. Her fırsatta kendilerini öven, başkalarını fiziksel özellikleriyle yeren, iki sözünden biri “ben” olan kişiler; aslı nefsi köreltmek, insanların kusurları yerine kendi kusurlarıyla meşgul olmak, insanları tahkirden kaçınmak olan dervişliğin hakikatinden ne kadar da uzaklar!
Son olarak; Müslümanlar Allah Rasûlü’ne (sav), güzelliğinden dolayı bakmaya kıyamazdı. Abdullah b. Selâm gibi ehli kitap olup hakkı arayanlar onu görünce: “Bu yüz bir yalancıya ait olamaz.” diyerek iman ederdi. (Bkz. Tirmizî, H. No: 2485). Hak ve hakikat düşmanları ise O’na (sav) baktıkça nefreti artardı. Bir insan, karşısındakinden nasibine ve niyetine göre istifade eder. Elhamdülillah, ben Takî Osmânî hocaya baktıkça gönle huzur veren bir nur görüyorum. Nuru kir olarak görmek isteyen ise, esasında onu değil kendini görüyor…
Hakkında hüküm verilmeden 4 yıldır tutuklu olan hasta ve yaşlı Yusuf Ziya Gümüşel'in tutuksuz yargılanması gerekir. Asgari adalete uygun olan budur. @abakingurlek
📢 ÇOK ÖNEMLİ LÜTFEN SONUNA
KADAR DİNLEYİP (2 Dakika) BU SESİ
İLGİLİ MAKAMLARA ULAŞTIRALIM ⚠️
İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi Beye
Çağrımızdır.
Kurân Düşmanı, Sapkın,
Mohsen Namjoo 'nun 13 Haziran
Cumartesi Günü Ankara'da Yapacağı
Konseri İptal Edin...
Zinanın 13 yaşına kadar düştüğü ülkemizde,
Her köşe başında 14-15 yaşındaki kızların sevgilileriyle öpüştüğü bir zamanda,
Yusuf Ziya Gümüşel hoca, kızını 17 yaşında evlendirdiği için tutuklandı.
Siz önce artan zinanın önüne geçin, kız çocukları 14 yaşında bekaretini kaybediyor, alkol almış başını gidiyor uğraşa uğraşa hocayı mı buldunuz?
Bu vebalden dönülmeli.
İFAM merkez ve şubelerde okuyan yaklaşık 2000 öğrencinin yıllık et ihtiyacı kurbanlarla karşılanmaktadır.
Bir Hisse Kurban da İlim Talebelerine
Online Bağış İçin;
https://t.co/pY235asR8o
Muazzez İslam genci, yazın gelişiyle birlikte sokakların günah arenasına döndüğü bir zamanda, erkekler için "gözlere tesettür hareketi"ni başlatalım. Bismillah... Gel, bu çağın Yusuf'u ol; şehvet ateşinde yanmamak ne demekmiş göster bütün dünyaya!
Boşanma durumunda 1 yıldan fazla nafaka olmamalıdır.
Uzun nafaka süreleri insanları evlilikten soğutur.
Batı bunu vb saçmalıkları denedi ve batıda aile çok zayıfladı neredeyse yok oldu.
Aile, evlilik, cinsiyet eşitliği gibi konularda batının peşinden gitmeyin, helak olursunuz.