Dün İzmir’de basın özgürlüğü için yapılan eylemde açıklama metninde olmasına rağmen @DFGDernegi@JinnewsTrk@ajansawelat4@mezopotamyatrk3 yer verilmedi. Sansüre karşı yapılan eylemde özgür basına “sansür” uygulandı..
Bugün İzmir’de @DFGDernegi üyesi ve @mezopotamyatrk4 muhabiri olarak katıldığım basın özgürlüğü eyleminde 45. kez kapatılan kurumuma da üyesi olduğum derneğime ortak basın açıklamasında olmasına rağmen İzmir’de okunan basın açıklamasında yer verilmedi.++
📌BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK EYLEM ÇAĞRISI
SANSÜRE HAYIR! HABERE ÖZGÜRLÜK!!!
Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz!
Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; sadece gazetecilerin değil itiraz eden herkesin sansüre uğradığı bir düzene sessiz kalmayacağız.
Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil tüm toplumun temel hakkıdır. Gerçeğin susturulmasına, halkın haber alma hakkının engellenmesine ve tüm toplum kesimlerinin sansüre maruz bırakılmasına karşı sesimizi yükseltiyoruz.
Gazetecilerin yazdıkları haberler, sordukları sorular ve ortaya çıkardıkları gerçekler nedeniyle gözaltına alınmasını, kaçma ya da delil karartma şüphesi bulunmadığı halde tutuklanmasını, ayaklarına elektronik kelepçe takılarak ev hapsine mahkûm edilmesini kabul etmiyoruz.
Gazetecilik suç değildir. Haber yapmak, soru sormak, eleştirmek ve kamu adına denetlemek anayasal güvence altındaki haklardır.
Televizyon kanallarının ve haber sitelerinin birer birer susturulmasına, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına, gazetecilerin ve kamuoyunu bilgilendiren uzmanların ya da haberlerimizi paylaşan yurttaşların sosyal medya hesaplarının erişime kapatılmasına seyirci kalmayacağız.
Bugüne kadar sesini duyurduğumuz ve şimdi benzer baskılarla karşı karşıya kalan herkesi; siyasi partileri, sendikaları, baroları, insan hakları ve sivil toplum kuruluşlarını, bütün meslek örgütlerini ve en önemlisi haber alma hakkı engellenen yurttaşlarımızı, HALK TV’ye el konulması, birçok internet sitesinin kapatılmasına karşı; TELE 1’e kayyım atanmasının birinci yılında, 24 Ekim Cumartesi günü bu ortak itirazın yanında olmaya davet ediyoruz.
Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok ilde düzenleyeceğimiz eş zamanlı eylemler ve kitlesel basın açıklamalarıyla “Basın hürdür, sansür edilemez” diyeceğiz.
Biz susarsak gerçekler karanlıkta kalır. Biz yazamazsak halk öğrenemez. Biz soramazsak iktidar sahipleri hesap vermez.
*SANSÜRE HAYIR! HABERE ÖZGÜRLÜK!
GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR!
*HALKIN HABER ALMA HAKKI ENGELLENEMEZ!
BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİ
24 Ekim 2026 Cumartesi – Saat 14:00
DEM Parti Colemêrg Milletvekili Öznur Bartın, Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu ve koordinasyon üyeleri, Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kuşadası Cemevi’nde Alevi kadınlarla bir araya geldi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Avrupa’da gerçekle��en Jineoloji Konferansı’na mesaj gönderdi:
“Barış ve demokrasi arayışı, siyasi bir müzakere süreci olduğu kadar toplumsal bir yeniden inşa sürecidir. Bu inşanın öncülüğünü kadınlar üstlenecektir”
📌Kayyum Basın Özgürlüğüne Darbedir
Halk TV’ye kayyum atanması, kanalın yayınlarının durdurulması ve İstanbul’daki binasına polis ekiplerinin girmesi, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi kaygı vericidir.
Gazeteciliğin üzerindeki baskıların, erişim engellerinin, gözaltı ve tutuklamaların ardından şimdi de bir televizyon kanalının yönetimine müdahale edilmesi ve yayınlarının durdurulması, basın üzerindeki denetimin daha da ağırlaştırılması anlamına gelmektedir.
Medya kuruluşlarına yönelik kayyum uygulamaları ve yayın durdurma kararları, yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını da hedef almaktadır. Basın kuruluşlarının kapılarına polisle gidilmesi, yayın faaliyetlerinin engellenmesi ve medya kurumlarının yönetimine müdahale edilmesi kabul edilemez.
Bir kez daha hatırlatıyoruz: Basına yönelik baskılarla gerçekler susturulamaz. Gazetecilik suç değildir. Halkın haber alma hakkı engellenemez.
DFG olarak, Halk TV çalışanları ve basın özgürlüğünü savunan tüm gazetecilerle dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyor; basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik müdahalelere karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG)
Melek Avcı şimdi Dört Yön'de.
Ankara Hattı programıyla Gazeteci Melek Avcı, sokağın, emeğin, kadınların gündemini Dört Yön'e taşıyor.
Takipte kalın!
https://t.co/rv1kaPh8np
Mezopotamya Ajansı’nın (MA) yayın yaptığı https://t.co/Zs58DHdMSQ alan adına, Ankara 1’inci Sulh Ceza Hakimliği kararıyla erişim engeli getirildi.
Erişim engelinin ardından MA’nın yeni internet adresi https://t.co/qzcQn03ZbU oldu. MA, haberlerini yeni adresi üzerinden yayımlamaya devam edecek.
📌Rojava’da kadın devrimiyle kurulan Jinwar’ı üç yıldır orada yaşayan Tarih öğretmeni Şirin Ağa ile konuştuk:
▶️Önce bütün köyü gezdik ardından da Jinwar’ı anlamak ve anlatmak için 3 yıldır burada olan ama aslen Qamişlo’da yaşayan tarih öğretmeni Şirin Ağa ile hem adım adım dolaştık hem de sohbet ettik
▶️Tarih Öğretmeni Şirin, gelip gördükten sonra çocuklar için köye gelmeye karar verdiğini belirtiyor ve tayinini Jinwar’a aldırarak hem çocuklara hem de annelere Kürtçe ve Arapça dil eğitimi veriyor
🎙️Nezahat Doğan
https://t.co/PtZKuwLJP2
📌 Federe Kürdistan Bölgesi'nin Silêmanî kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitiren gazeteci Nagihan Akarsel, Kulu'da bulunan mezarı başında andık
#NagihanAkersel
Endamê Navenda Lêkolînên Jineolojiyê, akademîsyen û rojnamevan Nagihan Akarsel, di 4ê Cotmeha 2022an de li bajarê Silêmaniyê yê Başûrê Kurdistanê, li ber mala xwe di encama suîkastê de hat qetilkirin. Her çiqas ji qetilkirina wê re sal derbas bibin jî, faîlên vê qetilkirinê hîn jî nehatine dîtin û nehatine darizandin. Em îsal jî, wekî hevalên wê yên pîşeyî û şagirtên rêya wê, careke din bang dikin ku rastî û faîlên vê qetilkirinê bên eşkerekirin û bên darizandin.
Di salvegera çaremîn a mirina Nagihan Akarsel, yek ji jinên pêşeng ên çapemeniya azad, em wê bi rêz, evîn û hesreta ku qet naçe bi bîr tînin.
Nagihan Akarsel, ku digot “Ez serûvaniyek im, cih nagirim”, têkoşîna azadiyê ya ku di xwe de dest pê kir, îro ji bo bi milyonan jinan rê dibe û ber bi azadiyê ve rê nîşan dide.
Jin, rojnamevanên ku li pey wê tên û xwendekarên ku wê ders didan, xewn û armancên Nagihan Akarsel di têkoşîna azadiya jinan de dijînin. Penusa Nagihan Akarsel di hemû qadên çapemeniya azad de hê jî dinivîse û berdewam dike.
Em careke din soza xwe dubare dikin ku mîrate û xewnên Nagihan Akarsel ên ku ji me re hiştine, bijîn û bidin jiyandin.
“…Vardığım yollar geldiğim yolların sonuncusu
Hayallerim gideceğim yolların müjdesi
Şimdi hepsini yazamasam da tarih yazıyor biliyorum
Çünkü tarih kalbimden dökülen gözyaşları ile yazılıyor
Yazmak istiyorum…” 🌿
@JinnewsTrk