Geceye Dip Not:
Türkiye nasıl bir ülke? diye soran olursa ; "Ateistler hayvana, çocuğa, yetişkine tecavüz etmenin, kul hakkı yemenin hem günah hem haram olduğunu Müslümanlara anlatmaya çalışıyor" dersiniz..
#GeceyeBirNot
ALDATICI SİZİ ALLAH İLE ALDATIR !
Aldatıcının alanı Din’dir, Allah’tır, ibadetlerdir
-Hadid Sûresi 14: …..ve garrekum bi Allâh el garûr
Meâli: ...ve aldatıcılar sizi Allah ile aldattı.
Allah ile aldatmakta ki amaç nedir?
Allah ile aldatmak nasıldır?
-Aldatan Allah ile aldatırsa; Dilinden Allah kelimesini düşürmez
-Hep namazda, oruçta, yani ibadetlerde görünür
-Hep ibadetlerden bahseder, cami cami gezer
-Kur’ân’dan konuşur, sünnetten konuşur
--Resul ve Nebilerden konuşur
Evliyalar, ermişler, şehitler kelimelerini dilinden düşürmez
-Allah adına para toplar,
-Allah adına mal-mülk gibi bağışlar toplar ve bunu da infak hakikatini değiştirerek anlatıp yapar
-Cemaatleşmenin büyüklüğünden bahseder, kendi cemaatini hep farklı görür
-İnsanları mezheplere, cemaatlere, tarikatlara böler
-Tek amacı vardır, kendi saltanatını kurmak
-İnsanları kandırmak, onların paralarını mallarını almak,
-Kendini büyük göstermek, farklı göstermek, evliya, mehdi, mesih olduğunun iması vermek
Yani kısacası Allah’In adını alet ederek kendi saltanatını oluşturmak.
Kur’ân’da bunun ile ilgili onlarca ayet vardır.
Bazı örnekler;
-Mâun Sûresi: Dilinden Allah kelimesini hiç düşürmez, ibadetler içinde görünür, ama halleri riya içindedir.
-Meâric Sûresi: Dilinden Allah kelimesini hiç düşürmez, ama başına bir sıkıntı geldiğinde feryat eder.
-Hucurât Sûresi: Bölücü, ara açıcı, dedikodu yapıp arkadan çekiştirici, insanların sırlarını araştıran, gizi yönlerini ortaya çıkaran yani hep zarar verici haller içinde olur.
-Hucurât Sûresi: İnsanlara kötü isimler, lakaplar takar.
-Fussilet Sûresi: Zanlarını din haline getirir, kendi gibi olmayanları küçük görür, kafir ilan eder.
-Münâfıkûn Sûresi: Dilinden Allah kelimesini düşürmez, hep ibadetlerde görünür ama içi başka dışı başkadır.
-Ahzâb Sûresi: Hep Allah’tan bahseder ama hep yaşantısında zulüm halindedir, hep dünya makamı, şöhreti, zenginliği peşinde koşar, hep kendi çıkarı peşindedir.
Kur’ân der ki:
-Sakın insanların Allah dediğine kanmayın.
-Sakın insanların namaz kıldığına, oruç tuttuğuna kanmayın
-Sakın Kur’ân okuduğuna, Kur’ân’dan bahsettiğine kanmayın
-Sakın Resullerden bahsettiğine kanmayın
-Sakın Evliya, ermiş, mehdi, mesih diyenlere kanmayın
-Kandırıcı Allah ile kandırır, dikkat edin, uyanık olun diyor
-Kandırıcının alanı Din’dir, şandır, şöhrettir, paradır, mal-mülktür.
Bakara Sûresi’nde “yaman rakip” buna işaret eder.
-204: İnsanlardan bazıları dünya hayatı hakkında öyle sözler söylerler ki, sen hayret edersin. Kalblerinde olan şeyler hakkında Allah’ı biliyor sanırsın. İşte o yaman bir rakiptir.
-205: O kimse yeryüzünde bir çalışma, bir gayret içinde döner durur. Fakat o kimse orada ikilik, bozgunculuk içinde ve gönüllere sunulacak hakikatlerin bilgilerini ve gelecek nesilleri helak etme içindedir.
İkilik, bozgunculuk içinde olanlarda Allah sevgisi yoktur.
-Allah hakkında konuşana kanmayın.
-Çok bilgili olduğunu ima edene kanmayın.
-Hep Allah rızası için oraya buraya koştuğunu ima edene kanmayın.
-Dinden, ibadetten, bahsedene kanmayın.
-Resullerden bahsedenlere kanmayın.
-Kur’ân okuyup yorum yapanlara kanmayın.
Ve diyor ki:
-Yaşantısına bakın.
-Asıl amacını anlayın.
-İçi başka dışı başkamı ona bakın.
-Samimi olup olmadığına bakın.
-Konuştuğunda evrensel değerlerden mi bahsediyor, yoksa başkalarının sözlerini küçük görüp kişilerden mi bahsediyor.
-Dilinde ikilik üzere sözler var mı ona bakın.
-Yani kendini övüyor, kendi yolunu övüyor, başkalarını küçük görüyor, kafir ilan ediyor mu ona bakın.
-Kendi yolunda olanları cennetlik ilan ediyor, başkalarının cehennemlik ilan ediyor mu ona bakın.
-Din adına para topluyor mu, mal-mülk bağış istiyor mu ona bakın.
-Bilin ki Kur’ân asla para toplamayın, sakın bir karşılık beklemeyin der.
Evet, Kur’ân yardımlaşmayı, ihtiyacı olanı bulmayı ve ona yardım etmeyi tavsiye eder. Ama birilerinin kötü niyetle olup, aracıymış gibi görünüp para veya yardım toplanmasını onlarca ayetle yasaklar.
Evet, Kur’ân diyor ki;
-Sakın kandırıcının Allah ile kandırmasına izin vermeyin.
-Kandırıcı sizi Allah ile kandırır, asıl amacını içinde saklar.
-Asıl amacına ulaşmak için; Allah’tan bahseder.
Namazda görünür.
-Duygusallık içine girer, gözyaşlarını gösterir.
-Bunu da hep İnfak hakikatini değiştirerek, İnfakın para ve mal bağışı olduğundan bahseder durur.
Kur’ân’ın muhteşem uyarılarından anlıyoruz ki kandırıcı yani şeytan; Allah ile, Din ile, Namaz ile, Kur’ân ile, Cami ile kandırıyor.
Ve bunu saltanat, hükmetmek, yönetmek, makam-mevki, mal- mülk edinmek, şan-şöhret bulmak için yapıyor.
@who98408150 reziller "bi defadan bi şey olmaz" kaç defadan ne olur, olmazı tartışmışlar birbirlerini ağırlamışlardır..
hepsi aynı b*kun değişik rengi fakat #AZKALDI G İ D E C E K L E R ve zamanı gelince #Yargılanacaksınız
@who98408150 Organize kötülüğün adı "Gerekli durum?!"
Gerçekten çok yazık, şu gayri ciddi cevaba bakın..
binlerce İnsan göçük altında kurtarılmayı beklerken ve çaresizce, sessizce ölürken, hatta ölmeden ilk gece salasını duydu da kesilen internet yüzünden sesini duyuramadı..
Cumhuriyet gazetesinden Bora Erdin'in haberine göre; 5624 sayılı Kan ve Kan Ürünleri Kanunu ile kan satışı kesinlikle mümkün değil. Ancak devlet hastaneleri ihtiyaç duydukları kanlar için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale açarak Türkiye Kızılay Derneği’nden kan alıyor. 'Mal alımı' kapsamında ihale kanunun 22-b maddesi yani doğrudan temin yöntemi ile Kızılay’dan kan ve kan ürünleri temin ediliyor.
Kızılay Kan Hizmetleri Genel Müdürü Saim Kerman’a devlet hastanelerinin ihale açarak kan alıp almadığına ilişkin soruya, “Bunun adının şu veya bu olması Kızılay’ın sorunu değil. Hastaneler birer işletme olarak, bunlar sonuçta birer işletmedir. Birincisi muhasebe yönetime sahipler. İkincisi kamu hastaneleri devlet adına yaptıkları işlerde devletin alım usullerinin içinde kalırlar. Kan için başka bir başlık açılıp İhale Kanunu maddesinde sayılanlardan bambaşka konuma getirilmesi mümkündür. Buna devletimiz karar verebilir. Kızılay da onlar ne derse onu yapar” diye yanıt verdi.
İŞİN TÜRÜ: MAL ALIMI
Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi "Hastanemiz laboratuvarında kullanılmak üzere kan ve kan ürünleri alımı" başlığı ile 31 Ocak 2023’te doğrudan temin için ihaleye çıktı. İhale dosyasında sektör olarak "33141510-8: Kan Ürünleri" bilgisi yer aldı. Kayıtlarda Kızılay’ın hastaneye 110 bin 43 lira 73 kuruş bedelle kan ve kan ürünleri sattığı bilgisi ise 21 Şubat’ta yayımlandı. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği de aynı yöntemle kan ve kan ürünleri alımı için ihaleye çıktı. Doğrudan temin numarası “23DT160346” olan bu alımın bedeli ise 433 bin 570 lira 76 kuruş oldu. Kastamonu Devlet Hastanesi, bu ihalenin konusunu ise “31.01.2022 tarihli Kızılay faturası” olarak açmıştı. Kayseri, Denizli, Ankara, Bilecik, Şırnak, Kastamonu ve İstanbul’da bulunan devlet hastaneleri de ihale ile Kızılay’dan kan aldı.
Kızılay'dan ihaleyle kan devlet hastaneleri şöyle:
Denizli Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi (İhale Bedeli: 4 bin 31 TL)
Kastamonu Devlet Hastanesi (İhale Bedeli: 433 bin 570 TL)
Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi (İhale Bedeli: 110 bin 43 TL)
Kastamonu Devlet Hastanesi (İhale Bedeli: 450 bin 38 TL)
Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi (İhale Bedeli: 103 bin 489 TL)
Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi (İhale Bedeli: 4 bin 424 TL)
Maltepe Devlet Hastanesi (İhale Bedeli: 630 TL)