NURETTİN DEMİRTAŞ:
* Kürtlükten bahsedildi mi hemen “kimlik siyaseti yapmayın” diye sopa gösteriliyor. Oysa yapılan şey kimlik siyaseti değil, kimliklere özgürlük siyasetidir.
* Kürt halkı, kendisine ayrıcalık istemiyor. Halk olmaktan kaynaklı haklarımızı kullanmak istiyoruz. Anayasa için temel şiar şudur: Tüm kimliklere özgürlük ve eşitlik!
05520943231 no'lu numaradan aradılar. Polis Karakolu'yuz dedikten sonra tüm kimlik bilgilerimi saydılar, tc, ana adı, baba adı, bankam vs.
Kimliğiniz çalınmış, çalan terör suçlusu dediler. "Gazeteciyim ben, hemen geliyorum karakola" deyince, telefonu kapadılar.
Kimlik bilgilerinizi duyup panik olmayın arkadaşlar. Çok profesyoneller. Arkada telsiz sesi falan var. Yemeyin:) Kimseye para göndermeyin. Özellikle bu dolandırıcılık yöntemini yaşlı anne babanıza anlatın. Sevgiler.
Bu gece çoğu AKP içinden biraz kulis bilgisiyle vaktinizi alacağım.
Soygunun ortaya çıkmasından sonra bilgi sahibi olmadığı konuyu anlamaya çalışan Erdoğan’a ekonomi kurmayları sistemin nasıl işlediğine dair sunumlar yaptı. Adalet Bakanlığı en tepe bürokrasisi tarafından yapılan sunumda da Fatma Betül Sayan Kaya’nın sistemin içine nasıl dahil olduğunu ve neler yaptığı belgeleriyle anlatıldı. Çekirdek ailesinden sonra gelen halkada bulunan değer verdiği ailelerden gelen bir isim olan Kaya’nın adının karışmasına çok sinirlenen Erdoğan öylece Sayan’ın üzerini çizdi. “Bir rezilliğe bulaştık yakalandık” diye değil neden kendisinin kurban seçildiğini düşünen ve kendi mahallesi tarafından vebalı muamelesi gören Fatma Betül Sayan Kaya’nın görüşme talebi de Recep Tayyip Erdoğan tarafından reddedildi.
Adalet Bakanlığının sunumunda Nihat Zeybekçi’nin adı da “şüpheli” olarak gündeme getirildi. Ancak Erdoğan’a yakın bazı isimlerin uyarısı üzerine konunun araştırıldığı, kendisiyle görüşülmesinin ardından Zeybekçi’nin dolandırılanlar arasında olduğu anlaşıldı. Ancak kısa süre sonra oğlu Mustafa Yazıcı’nın şüpheliler arasına katılmasıyla konu Hayati Yazıcı’ya uzandı. Mustafa Yazıcı’nın malvarlıklarına tedbir konulması kararı alınmadan önce Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sorularak onay alındığı ancak uygulanan tedbir kararının birkaç saat içinde kaldırılmasında ise Gürlek’e sorulmadan yapıldığını da ekleyelim.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın fonlardan vurgun yaptığının belgesinin sızdırılmasının Adalet Bakanlığı bürokrasisi üzerinden olunduğunda ortak kanaat var. Aynı şekilde yine Adalet Bakanlığı bürokrasisinin sızdırmaları olduğu düşünülen Nihat Zeybekçi’nin fonlarda dolandırılanlar arasında olduğu ve Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın mal varlığı üzerinde tedbir kararı alınması gibi uygulamaların da AKP içine mesaj verme amaca taşıdığı düşünülüyor.
Fon soygununa bulaşanlar arasında AKP ve devlet bürokrasisi içinden önemli isimlerin de olduğu bilgisi Recep Tayyip Erdoğan’a iletildi. Sorunu temizlemenin ve kontrolünü ele almanın çok zor olduğu düşünülüyor. Bugüne kadar konuşulanlar dışında AKP ve devlet bürokrasisinin tepsine doğru uzanan çok sayıda isim belirlenmiş durumda. Mesela kendi adıyla değil bir yakını üzerinden fon soygun sistemine dahil olan bir üst düzey AKP’linin ismi, o yakınının kendisine yaptığı yüklü miktarda EFT havaleler üzerinden tespit edildi. Bazı isimlerin yurtdışına para aktardığı ya da elde ettikleri kazancı başta Almanya olmak üzere çeşitli ülkelerde yatırıma dönüştürdüğü de belirlendi.
Fon vurgununda bazı Yargıtay üyelerinin de ismine ulaşıldı. 400 bin ile 160 milyon TL bandında kâr elde eden Yargıtay üyelerinin isimleri tespit edildi.
Fon soygununa adı karışan şirketlerden Bulls Yatırımın, Enver Çevik ve Kemal Akkaya ile birlikte ortakları arasında eşi Neslihan Mumcu’nun da olduğu eski Kültür Bakan Yardımcısı ve şimdiki BTK üyesi Batuhan Mumcu da AKP’de dikkatlerin üzerinde toplandığı isimlerden. Her ne kadar kurulan sistem içinde “alt kadro” olarak görüldüğü belirtilse de Mumcu’nun üzerine gidilmesi halinde konunun nereye varacağı ve hangi üst düzey isimleri kapsayacağı bilindiği için ciddi endişe var. Bu şekilde ne kadar kontrol altında tutulacağı da belirsiz. En çok çaba harcanan konu AKP’li üst düzey isimlerin sızmamasıyla ilgili.
AKP ve devlet bürokratlarının para zaafları görerek iştahını açıp sisteme dahil eden kişi olarak Erdin Özel’in simi telaffuz ediliyor. “Konuşmaması gerekenler arasında” diye kodlanan Erdin Özel, Tera’ya ait şirketlerde yönetim kurulu başkanı olmasına rağmen tuhaf biçimde adli kontrol kararı uygulanarak serbest kalmıştı. Erdin Özel’e sağlanan bu koruma Fatma Betül Sayan Kaya ifşa olana dek sürdü ve ardından tutuklandı. Erdin Özel’i kim ya da kimlerin korumaya çalıştığı ise hala ortaya çıkmadı. En son Mersin operasyonunda gördüğümüz üzere muhalefete yönelik her türlü operasyonun görüntü ve bilgileri Mehmet Kap sahte kimliğiyle Furkan Torlak’ın yönettiği trol+medya organize suç şebekesine sızdırılırken Erdin Özel’in ifadelerine ise hâlâ kimse ulaşamadı.
Fon soygununun, Erdoğan’ın “Atlatalım” dediği kaybettireceği görüşü hakim. Bu yüzden çeşitli örtbas etme girişimleriyle seçimlerin olabilecek en geç zamanda erkene alınarak yapılması fikri daha belirginleşmiş halde. Ülke gündemini belirlemek (Fon soygunu uluslararası finans kuruluşunun raporuyla patladı) konusunda olduğu kadar değiştirmek konusunda da hayli mahir olduğunu iktidarı süresince çeşitli biçimlerde kanıtlayan AKP’nin ne tür hamlelerle bunu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini zaman içinde anlayacağız.
Fethulahçı çete, AKP ile iktidara ortak olduğu zamanda kumpas soruşturmalarında önlerindeki engelleri temizlemek için Recep Tayyip Erdoğan’ı, kendisi ve ailesine ilişkin çok sayıda sahte suikast raporlarıyla rehine haline getirmişti. Akın Gürlek’te bu Fethullahçı çete taktiğini, Adalet Bakanı koltuğuna oturtulmasından sonra AKP’li olarak bilinen bazı isimlere karşı yapılan operasyonlarla uyguladı. Erdoğan’ın etrafını “temizleyerek” güç kazandı. Kendisinden önce de “En sıkı ve güvenilir Erdoğancı görünen” aralarında bakanların da olduğu birçok ismin şu an esamisi okunmuyor. Gürlek de kendisinden öncekilerin başlarına gelenlerin deneyimiyle hareket edip kendini sağlama aldığını düşünüyor olabilir ama AKP ve bürokrasi içinde Erdoğan’ın belirlediği alanın sınırları içinde ve onun tanıdığı süre kadar güce sahip olunabileceğini zamanla anlayacaktır.
NOT: Şurada; https://t.co/PpHOzh5Q0L
Akın Gürlek’e, “Tutuklu şüphelilerden Emre Tezmen ve Muhammed Yarız ile tutuksuz Erdin Özel (sonradan tutuklandı) ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde kaç kez görüşmüştür? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?” diye sormuştuk.
Elbette sessiz kalındı. Bu kez görüşmelerin yapıldığı otel Shangri La İstanbul ve Hilton Bomonti olabilir mi diye otel adlarını vererek soralım bakalım yanıt gelecek mi?
Fon soygunu soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan isimlerden biri olan Bilal Çalışkan’la birlikte göründükleri fotoğrafla ilgili “Adalet Bakanlığı kaynakları” adıyla yapılan açıklamalarda Gürlek’in “Çalışkan’ı şahsen tanımadığı ve fotoğrafın program sırasında anlık olarak çekildiği” belirtilmişti. Emre Tezmen, Muhammed Yarız, Erdin Özel ve eğer gerçekten yakalanıp Türkiye’ye getirilirse Bilal Çalışkan’ın kullanımında olan telefonların yapılacak HTS incelemelerinde Bakan Gürlek’le herhangi bir görüşme trafiği olup olmadığı da belirlenecektir. Öyle ya, “Ucu nereye kadar giderse gitsin” denilen bir fon soygunu soruşturması var.
Üzülerek söylemek istiyorum tezgel market tekrardan uludağ içeceklerini satıyor bu satış politikasından vazgeçilmesi gerekiyor neden destek veriyorlar uludağ içeceklerini alıp satıyorlar bilindiği üzere tezgel market diyarbakırımızın amedsporumuzun en değerli marketlerden biridir uludağ içecekleri yörsana ait olan herseyi bizim baykot listemizde yer alıyor tekrar söylemek isterim diyarbakırda uludağ içecek satışların olmamasını temenni ediyorum
Sezgin Baran Korkmaz’dan sonra ABD’de pizza şampiyonu Farqîn’li Hakkı Akdeniz de Amedspor’a 5 Milyon TL vereceğini bildirmiş.
Bunca masrafın içerisinde küçük meblağlar ama tebrik etmek gerekir ki örnek olsun, çoğalsın. 💚❤️
➡️Selçuk Mızraklı 7 yıl sonra Diyarbakır'a Demirtaş'ın selamını getirdi
📌"Bir elçilik görevim var.
Evet hepinizin Selocan'ı Selahattin başkan hepinize selamlarını sevgilerini özlemlerini gönderdi"
📌"Ben de ona bir söz verdim dedim ki önce sen çıkacaktın yanlış oldu ben çıkıyorum. Sen gençsin sen önce çıkmalısın demiştim. Onu bir an önce o Edirne'nin kapısında sıra olup inşallah alacağımız günlerde gelecek."
@dilekodabas_
Selçuk Mızraklı’yı Diyarbakır Havalimanı’nda karşılamaya gelen Sakızcı Memo ile Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu arasında geçen diyalog dikkat çekti.
Diyarbakır eski Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’yı karşılamak için Diyarbakır Havalimanı’na gelen Sakızcı Memo, Ekspres’e açıklamalarda bulundu.
Memo, “Selahattin Demirtaş, karşılamaya git dedi. Ben de saat 17.30’dan beri buradayım. Barışın yolu Amed’den geçer” ifadelerini kullandı.
➡️Selçuk Mızraklı'nın 7 yıl sonra Diyarbakır'daki ilk açıklaması:
📌"Arkadaşlar 7 yıl oldu, günleri saymayı çok iyi bilirim. Saatleri matematiği çok iyi bilirim beni tanıyanlar çok iyi bilirler, inanın hiçbir şey bu işin ne matematiğine ne fiziğine ne ruhuna ne yüreğine bakıyor. Devraldığımız mirasa bakıyor.
📌"Ben bugün, ben bugün ayrılırken yoldaşıma, arkadaşıma, kardeşime partimin genel başkanlığını yapmış ve hepimizin gönlünde yer etmiş arkadaşıma sarılırken dedim ki ben seni burada yalnız bırakmıyorum, senin yüreğinde milyonların yüreği var. Milyonların yüreğini taşıyorsun milyonlar da senin yüreğini taşıyor."
📌"Bu kan ve gözyaşına toprak doydu. Artık bu toprağa barışı ekelim."
@dilekodabas_
CANLI İZLEMEK İÇİN: https://t.co/p0rQixdQcV
Tahliye edilen Selçuk Mızraklı: Kekê Sırrı, sana Selocan’dan selam getirdim
“Sana çok sevdiğin birisinin selamını getirdim Kekê Sırrı.
Seni kucaklıyor, seni kokluyor, senin yaptığın gibi seni öpüyor, senin bıraktığın eserin belki en iyi taşıyıcılarından birisi oluyor.
Sevgili Selahattin Demirtaş'ın, Serahattin Başkan'ın, Selocan'ın sana da selamlarını getirdim.”
📽️Zeynep Kuray
Yedi yıl aradan sonra tahliye edilen #Diyarbakır eski Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’yı karşılamak isteyen yurttaşlar Diyarbakır Havalimanı’na geliyor. Mızraklı’nın bulunduğu uçağın saat 21.30’da Diyarbakır’a inmesi bekleniyor.