Seçmen ayrıdır (seçimden seçime oy kullanır bi bok yaptığını sanar) parti üyesi çocuğunun eşinin kendisinin zamanından çalar. Partilinin kararıyla seçmenin kararı bir tutulamaz.
40 kere söyledik sözüne güvenilmez diye.
2 gün önceki açıklaması.
Burdan Cemil Tugay çağrım 📢
Onurun şerefin ve namusun varsa belediye başkanlığından istifa et #CemilTugay
Sözcü TV'de Senem Toluay Ilgaz @ilgazsenem çok iyi başladı; ama Kılıçdaroğlu ilk cümleleriyle eski bildiğimiz gibi... "Mutlak butlan" sanki onun dışındaymış gibi konuşuyor ama bu kararın tam ortasındaydı... Benim merak ettiğim soru da soruldu; bir önceki gün yayımladığı videoyu açıklayamadı şu ana kadar...
Belediye başkanlarına sahip çıkıyormuş gibi görünerek, hem belediye başkanlarına büyük zarar verdiniz, hem de partiyi kötü yönettiniz.
Bütün belediye baskanlari sizin zaaflarınız ve şımarıklıklarınız nedeniyle bugün korku ve tedirginlik içinde. Belediye başkanlarının tepesine bindiniz şahsi taleplerinizle ve şımarıklıklarınızla, ARINACAĞIZ bunlar bu partide bir daha asla yapılamayacak, parti böyle yönetilmez.
Yağmurun altında yalandan ıslanmış fotoğrafı vererek kimseyi kandıramazsınız çünkü herkes biliyor sizi takip eden arkanızdaki VİP aracınızda şemsiye olduğunu kimse numara yapmasın.
Ve milletin vekilleri, milletin düşünün taşının bizim adımıza Ankara'da doğruyu savunun diye görev verdiği vekiller, gördüğü her rüzgârın peşine takılmak değil sizin göreviniz.
Arsızlar namussuzlar ne kadar cesursa on kat daha cesuruz bunu hiç kimse unutmasın.
Şimdi bakıyorum en arsız en ahlaksız olanları millete dürüstlük ve ahlak dersi vermeye kalkışıyor bunu bu partide yapamayacaksınız ARINACAĞIZ!!!
Şu "CHP Türkiyenin birinci partisi" cümlesi kadar kof, şaçma, mesnetsiz başka bişey yok. Ağa, bir CHP üyesi olarak diyorum ki; mümkün değil, mümkün değil. Bu örgütle, bu seçmenle, bu toplumla, bu halkla mümkün değil.
"CHP tabanı" diye mavra atanlar 2 gün içerisinde görecekler tabanı. Pozisyon alanlar hemen almak için Kılıçdaroğluna yanaşacak. Üzgünüm ama PM, Vekil, Belediye Başkanlığı koltukları tatlı.
Seçmen mi? Seçmende protesto sadece sandıkta; sandığa kadar daha çok su kaldırır bu pilav.
Önce 6 lı masa zamanı neler oldu onu anlatarak başlasa işe Sayın Kılıçdaroğlu !
Meral Akşener ile kriz nasıl çıktı ? İmamoğlu devreye girip krizi çözdü dediğinizde iyi kişiydi ne ara kötü oldu ? Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş sizin yanınızda durdular bugün siz onların yanında durduğunuzu söyleyebiliyor musumuz? Diğer liderlere sormadan Bakanlık teklif ettiğinizi öğrendik başka isimlere daha başka neler teklif ettiniz? Meral Akşener’in ısrarına rağmen adaylıktan neden çekilmediniz? Adaylık meselesini en başta niye konuşmadınız? Masanın dağılmasını göze almanızın nedeni neydi? Sandık sonuçlarına neden itiraz etmediniz ya da yenilgiyi çabuk kabul ettiniz? Bir kere bile Silivri’ye gelip davaları , savunmaları izlemediniz neden ? Madem parti kutsal davayı en azından takip etmeniz gerekmez mi? Seçimi kaybettiğiniz için 6 lı masaya oy verenlere bir özür borcunuz yok mu? Bilmediğimiz birileri size baskı mı yapıyor? İktidarın yanında durma kararı mı aldınız? Cumhur İttifakı’na mı kendinizi daha yakın hissediyorsunuz? Röportaj verseydi bunları sorardım !
Siyasal iletişim açısından bakıldığında bu açıklama, çok katmanlı bir stratejik hata örneği.
Birincisi; Sayın Kılıçdaroğlu zaten uzun yıllardır seçim kaybeden, toplumsal karşılığı giderek daralan ve bugün arkasında oldukça sınırlı bir siyasal destek taşıyan bir figür. Böyle bir zeminde yaptığı bu çıkış, kendi adına yeni bir siyasal alan açmıyor; tam tersine, mevcut meşruiyet krizini daha da derinleştiriyor. Çünkü kriz anlarında toplum, kişisel hesaplaşmaları değil, siyasal sorumluluk duygusunu ödüllendirir.
İkincisi; ana muhalefetin yoğun yargısal ve siyasal baskı altında olduğu bir dönemde yapılan bu açıklama artık sıradan bir parti içi eleştiri olarak görülemez. Nesnel sonucu itibarıyla muhalefetin direncini zayıflatan, iktidarın kurduğu söylemsel çerçeveye malzeme taşıyan ve doğrudan iktidarın elini güçlendiren bir işlev görüyor. Bu nedenle mesele yalnızca bir strateji hatası değil; muhalefetin ortak mücadelesine yönelik ciddi bir siyasal sadakat sorunudur.
Üçüncüsü; siyasal tarih gösterir ki toplumsal muhalefetin ortak duygusundan kopan, kişisel pozisyonunu tarihsel momentin önüne koyan hamleler kısa vadede gündem yaratabilir; ancak uzun vadede kaybetmeye mahkûmdur. Çünkü siyaset yalnızca konuşmak değil, toplumun hangi anda neyi savunduğunu doğru okuyabilme sanatıdır.
🔴 #SONDAKİKA |
🗣️Kemal Kılıçdaroğlu, parti içi muhalefet bayrağını resmen açtı; “arınma” çağrısı yaptı:
— “CHP, kirlenmişliğin sığınağı olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir.”
— “Benden susmamı bekleyenler var. Kemal Kılıçdaroğlu, milletinin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur, bin kere çiçek açar namuslu ve dürüst evlatlarının elinde; ama eğilip bükülmez.”
— “İftiralarınız da tehditleriniz de vız gelir.”
Yahu düne kadar "delegele sistemi yüzünden kimse KKyı yenemiyor" diyorlardı. Kurultayı kaybedince de adama demedik laf bırakmadınız. Bırakın artık adamın peşini işinize bakın.
Parti terbiyesi olan, onurlu, şerefli bir adam; partiyi ve partilileri bu belirsiz duruma düşürmez. Çıkar ve şunu der:
“Kurultayı kaybettim. İlk seçimlerde yeni genel başkan partiyi 1. parti yaptı. ‘Butlan’ falan diyorlar… Böyle bir şey olursa, ilk işim aynı gün partiyi tekrar genel başkana teslim etmek olur.”
Ağzından böyle bir laf çıktı mı?
Benim 7 yaşında, AKP’li bir köyde direğe çıkıp bayrak asmam; köye gelen CHP konvoyunu tek başıma alkışlamam, senin çok sevdiğin ve tahmin ediyorum ki hasretle beklediğin genel başkanının emekliliğinde Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğuna oturmasından çok daha kıymetlidir.
Cumhurbaşkanlığı koltuğuda, Atatürk’ün koltuğudur. Önemli olan, o koltuğun hakkını vermektir.
Milletin parti sevgisini sorgulamak senin haddine değil! Senin savunduğun Kılıçdaroğlu partisi, ben 1935 CHP kurultayını savunuyorum. Hadi bakalım, hangimiz daha partili?
Yıllardır şahsıma yaptığı her türlü hakaretine sabırla sustuğum bir sözde yazar, bu kez Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na hadsizce saldırmış.
Önceki Genel Başkanımızın hukuku en başta, bana emanettir.
Tek kelime ile KINIYORUM.