Tanpınar çağımızın en büyük problemini Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde şu cümlelerle anlatıyor; “Ne yaşadığım hayatı beğeniyor, ne yenisine gidebilecek kudreti kendimde buluyordum.”
Ulan hiçbir eksik gedik, kötü giden bir şey de yok ama bir sızıntı var sanki sürekli, bir boşluk manasızlık, bir bu ben değilim, burası yerim değil hissi. Kafayı yiyeceğim.
Klasik dönem teşkilatlarının bozulması sonucu çökmeye başlayan Osmanlı gibiyim. Sürekli reform yapmaya çalışıyorum ama Yeniçeriler ve halkın baskısı var üzerimde.