... Arjantinde Neler Oluyor ? ...
Patagonya Ormanlarının Yanmasında
İsrail Askerlerinin Olduğunu Ortaya Çıkmasına Rağmen
Bu Yanan Bölgeyi İsrailli Yahhudilere Açan
Arjantin Başkanı Diye Seçtikleri
Yahhudi Javier Gerardo Milei
Benjamin Mlekow skiii nin (Netanyahu)
Kuzenidir
Bir Turkcell kullanıcısının paylaşımı
Turkcell Faciası
Ön not:
Bu ülkeyi yönetenlerin de yönetilenlerin de gerçekten adil bir yargılama sistemi istediklerine artık inanmıyorum.
Mayıs ayında eşim Mine Hanım'a yeni bir telefon almak için Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisine birlikte gittik.
Eşimin kullandığı Samsung A71'in üst modeli olarak Samsung A07'yi önerdiler. Biz de güvenip fiyatını sorduk.
"Peşin 15.000 TL, 12 ay taksitle 18.000 TL." dediler.
Biz de taksitle almaya karar verdik.
Eski telefondaki bilgileri yeni telefona aktarmaya başladılar ve "2-3 saat sonra gelirsiniz." dediler. Akşam saat 19.00 civarında ben gidip telefonu teslim aldım.
Daha sonra telefonun piyasa fiyatının yaklaşık 9-10 bin TL olduğunu öğrendim.
Üç gün sonra tekrar bayiye gidip, "Peşin alırsam fiyat ne olur?" diye sordum.
"12.650 TL." dediler.
Birkaç gün sonra yeniden gittim. Bu kez "12.900 TL oldu." dediler.
"Olur." dedim.
Gerekli işlemler yapıldı ve ödemeyi gerçekleştirdim. Bana üzerinde "Mali değeri yoktur, irsaliye yerine geçmez." ibaresi bulunan 12.991,70 TL tutarında bir fiş verdiler. Ben de memnun bir şekilde ayrıldım.
Eşimin kullandığı telefon paketinin aylık ücreti 327 TL idi.
Bu ay fatura 746 TL gelince, telefonu aldığımız Setbaşı'ndaki bayiye tekrar gittik.
Bize telefonu satan Halil Köse'nin başka bir şubeye geçtiğini öğrendik.
Kendisini "Ben Kemal." diye tanıtan görevli,
"Size bir de şarj cihazı satılmış. Onun için de 12 ay boyunca aylık 280 TL, toplam 3.360 TL ödemeniz gerekiyor." dedi.
Biz böyle bir ürün almadığımızı söyleyince kamera kayıtlarını izledi.
Kayıtları izledikten sonra bize dönerek:
"Haklısınız, şarj cihazı bizde kalmış." dedi ve cihazı bana uzattı.
Ben de:
"Ben bunu almak istemiyorum." dedim.
Bunun üzerine:
"Parasını zaten alacağız, şarj cihazınızı da alın." cevabını verdi.
Ben de şu soruyu sordum:
"Eğer ilk yaptığım sözleşmeye göre her ay 1.500 TL ödeyip toplam 18.000 TL ödeseydim, bu şarj cihazı için ayrıca ücret isteyecek miydiniz?"
"Hayır." dedi.
"Toplam 18.000 TL'nin içindeydi."
Bunun üzerine şunu söyledim:
"O hâlde benim peşin ödediğim 12.991 TL'yi sadece hesap kapatmak için mi aldınız? Bu nasıl bir satış anlayışı, bu nasıl bir aldatmaca?
Farz edelim ki bugün buraya hiç gelmeseydim. Şu an bana uzattığınız şarj cihazını hiç teslim almamış olacaktım. Buna rağmen kullanmadığım, teslim almadığım bir ürün için 3.360 TL ödeme yapacaktım.
Sizde hiç vicdan yok mu?"
Görevlinin cevabı ise kısa oldu:
"İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz."
Bayiden ayrıldıktan sonra Turkcell müşteri hizmetlerini aradım.
Konu hakkında özür dilediler ve bayiden savunma istediklerini söylediler.
Ancak daha sonra bana, bayinin savunmasını esas aldıklarını ifade ettiler.
Ardından Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Bürosu'na gittim.
Görevli:
"Siz telefonu peşin ödeyerek almışsınız. Biz ancak şu şarj cihazıyla ilgili işlem yapabiliriz. Bunun için bayiden finansman sözleşmesini, taksitli satış sözleşmesini ve faturayı getirmeniz gerekiyor." dedi.
Bayiye gidip bu belgeleri istedim.
Vermediler.
Aslında bunu önceden tahmin ettiğim için hakem heyetindeki görevliye,
"Ya vermezlerse?"
diye sormuştum.
Aldığım cevap ise şu olmuştu:
"Bizim yapabileceğimiz bir şey yok."
Sonuç olarak anladım ki, vatandaş dolandırıldığını düşünse bile çoğu zaman hakkını arayacak etkili bir mekanizma bulamıyor.
İşin ilginç yanı, Tüketici Hakem Heyeti'ndeki iki görevli bana,
"Amca, başka gidecek yer mi bulamadın? Turkcell bayisine girilir mi?"
diyerek sitem etti.
Ben de gülümseyerek,
"Özür dilerim, bir daha olmayacak."
dedim.
İşin doğrusu, artık mahkemeye ya da hakem heyetine gitmeyi düşünmüyorum.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım da bir hukuki süreç başlatmak değil.
Tek amacım; haksız kazancı normal gören, müşteriyi mağdur eden Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisini ve bu süreçte bayisinin savunmasını esas alan Turkcell'in yaklaşımını eşe dosta duyurmak ve insanları benzer durumlara karşı uyarmaktır.
Hepsi bu.
Arif Kılıç
@ZamHaberAjans@demizolam19 Hala algida alan var mı avrupa sattığı ürünlerin içeriği aynı değilmiş zaten burada dandik üretim yapıyor almayın aldırmayın
Bugün Dünyaca Ünlü Türk nişancı Yusuf Dikeç.
Tam Teçhizatlı Alman rakibi
Karşısınds Hiç Teçhizat kullanmadan yenip #altın madalyayı Türkiye'ye kazandırdığı anlar 🇹🇷🥇
Tüm dünya bunu konuşurken
bizde haber bile olmadı 🥹👇
Bence paylaşmayı çoktan hak etti
Sigara istiyorlar.”Sigara yok' diyor.
17 bıçak darbesi ile öldürüyorlar 15 yaşındaki Abdülbaki Demirel’i.
Öldürenler 18 yaşından küçük 2 kişi.
Çok anlam aramayın artık,gitti bir evlat,öldü bir anne..
@ucimorgtr@SaadetOzkanEfe
Ecevit'in zamanında bir proğramda soruyorlar
"Herkes Kürt sorunu sen Güneydoğu sorunu diyorsun"
"Güneydoğu sorunudur o
Kürt sorunu olsaydı Haymana'da da Cihanbeyli'de de Bala'da da Kulu'da da olurdu"
En doğru ve akıllıca yanıt
Ruhun şad olsun Sn. Ecevit
#AkpEmeklininKabusu
Alçak herifler‼️
Aladağ’da yaşananları mı yaşatacaksınız siz bizim KIZ çocuklarımıza❓
Siz cahiliye dönemine bu ülkeyi sokamayacaksınız‼️
01:25 • KOCAELİ SAMİHA AYVERDİ KYK KIZ YURDU AYAKTA‼️
Samiha Ayverdi Kız KYK Yurdu’nda göreve yeni başlayan müdürün, anlamsız bir gerekçeyle yangın merdivenlerini kilitlemesi ve olası bir acil durumda ciddi risk yaratacak olması, yemeklerin tek çeşide düşürülmesi, giriş saatleri ile yemek ve sosyal alanlara kısıtlamalar getirilmesi ve yurtta pijamayla dolaşılmasının yasaklanmasına karşı öğrenciler DİRENİŞTE‼️
📍Rojin’in bedeninde işkence izleri var.
Rojin’in midesinde ve organlarına dağılmış anestezi maddesi var.
Rojin’in kafasında saçları yok.
Rojin’in sağ ayak bileğinde kırık var.
Rojin’in bedeninde 4 erkek, 1 kadın DNA’sı var.
Rojin’in kalp aort damarında 3 cm yırtılma var.
Rojin’in sağ kulağında kara larvalar var.
Rojin’in sağ tarafında ateşli silah bulguları var.
Rojin’in boynunda kıkırdak doku tahribatı ve kemikte ayrışma var.
Rojin’in sol el üstünde damar tahribatı var.
Bunca delile rağmen, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün aramaları ısrarla göle yönlendirenler, intihar senaryosu yazanlar ve Rojin’in cansız bedenine ulaşıldığı saatlerde henüz otopsi yapılmadan “intihar” diyenler, bunu hangi gerekçeyle kamuoyuna yansıttılar?
Rektör @hsevli derhâl görevden alınmalı. Rojin Kabaiş cinayeti aydınlatılmalıdır. @abakingurlek