BREAKING: US M2 money supply surged +$247.8 billion in May, to a record $23.1 trillion.
This marks the largest monthly increase since May 2021.
Year-to-date, M2 has soared +$698.6 billion, the largest January to May increase in 5 years.
Money supply now stands $1.3 trillion above the March 2022 peak.
Since 2000, money in circulation has grown at an average annual rate of +6.3%.
US money creation is accelerating.
De no creerse las palabras de la Presidenta.
La 4ta transformación es en realidad una transformación de cuarta. Donde la mediocridad es la bandera y el conformismo es el escudo.
Excelente cartón de @CartonCalderon
🚨 DISCULPA, NO TENGO DINERO PARA IMPRIMIR MUCHOS BOLETINES.. PODRÍAS VER LA FOTO DE MI HIJA?
En medio de una multitud de personas en un evento lleno de ciudadanos.. se vio a un padre anhelando que se detuvieran unos segundos a ver la foto de su hija desaparecida..
“No tengo dinero para imprimir muchos boletines y pegarlos por toda la ciudad.. pero ojalá puedan ver su foto y guardarlo en su memoria por si llegan a verla.. la extraño mucho”
A pesar de que el hombre se veía triste y desesperado.. pocos fueron los que le regalón unos segundos para tenderle y ver su foto que con mucho amor sostenía..
Según dijo, lleva varios años en la búsqueda y aunque su edad avanza, su cuerpo envejece y su cansancio lo limita.. NO SE DETIENE..
Es por eso que estamos buscando ayuda de los ciudadanos.. queremos ENCONTRAR A ESTE PADRE..
Para ayudarle a imprimir su boletín y poder subir la foto de su hija en redes..
Sabemos que el evento del mundial tenía a muchas personas pero pocas iban con atención para algo más que no fuera el futbol.. no los culpamos..
No queremos señalar, queremos sumar..
COMPARTE SU IMAGEN..
Demos con el y ayudémosle todos a poder difundir a su hija..
COMPARTE 🚨
🔴 POLÉMICA: LA FOTO MÁS INCÓMODA DEL AÑO. NI UNA SONRISA 🔴
La imagen del abanderamiento de la Selección Mexicana con Claudia Sheinbaum ya está generando polémica en redes.
La presidenta intentó buscar la foto del recuerdo, pero la reacción de los seleccionados lo dice todo: serios, ceños fruncidos, ni una sonrisa. Algunos parecen que los obligaron a posar.
La foto se viralizó en minutos y las redes se llenaron de la misma pregunta: ¿qué carajos pasó aquí?
Piyasalar neden düştü? Herkes Amerika'yı konuşuyor. Asıl cevap Japonya'da.
Dün Amerika'dan güçlü bir istihdam verisi geldi. Beklenenin neredeyse iki katı.
Herkes düşüşü buna bağladı.
Borsa aşağı, altın aşağı, Bitcoin aşağı. Sebep buymuş gibi göründü.
Ama bu sadece kıvılcımdı. Asıl barut çoktan dökülmüştü.
Hem de çok daha uzakta.
Çünkü o gün yalnızca teknoloji hisseleri düşmedi. Altın da düştü, gümüş de, Bitcoin de.
Tek bir veri bunu yapamaz.
Bunu ancak hepsini birbirine bağlayan görünmez bir zincir yapabilir.
O zincirin ucu Tokyo'da.
Dikkatli okuyun.
Zincirin ilk halkası, Hürmüz Boğazı'nda.
Son aylarda İran kaynaklı gerginlik bu boğazı kilitledi. Geçişler zorlaştı. Petrol fiyatı kısa sürede 100 doların üzerine çıktı, bazı günlerde çok daha yükseğe.
Sadece o boğazdaki gerginlik, dünyanın enerji faturasını birden kabarttı.
Şimdi bu kabarmanın nereye dokunduğuna bakın. İlk bakışta petrolle hiç ilgisi yokmuş gibi duran bir yere. Yapay zekaya.
Son yılların en gözde yatırımı yapay zekaydı. Dünyanın en büyük şirketleri buraya akın etti.
Yapay zeka veri merkezlerinde büyük makineler çalışıyor. Bunlar hem çalışmak hem soğumak için durmadan elektrik tüketiyor.
Yani yapay zekanın yakıtı enerji.
Enerji pahalanınca, bu işin maliyeti de doğrudan arttı, beklenen kâr azaldı.
Bu yatırımların büyük kısmı şirketlerin kendi parasıyla değil, ödünç parayla yapıldı.
Hem de dünyanın en ucuz parasıyla. Japonya'dan gelen parayla.
Burada durup şunu anlamak gerekiyor. Çünkü bütün hikâyenin temeli bu.
Japonya'da faiz yıllarca neredeyse sıfırdı.
Akıllı oyuncular Japonya'dan bedavaya yakın yen borçlandı, o parayı bozdurup dünyanın dört bir yanında getirisi yüksek varlıklara yatırdı.
Amerikan teknoloji hisselerine, yapay zekaya, altına, Bitcoin'e.
Mantık basit.
Ucuza borçlan, yüksek getiriye yatır, aradaki farkı cebine at.
Buna carry trade deniyor.
Yani bugün ekranda gördüğünüz birçok varlığın fiyatının altında, görünmeyen bir yen borcu duruyor.
Kâr böyle daralınca, bu borç dağında ilk çatlak oluştu. Yüksek borçla bu işe girenler, çıkış kapısına bakmaya başladı.
İkinci halka, yen'in kendisinde.
Yen aylardır değer kaybediyor. Sebebini anlamak için şuraya bakmak yeterli.
Faiz farkına.
Amerika'da faiz %3.5'in üzerinde. Japonya'da ise %0.75. Arada neredeyse üç puanlık bir uçurum var.
Para suya benzer, hep daha çok kazandığı yere akar. Düşük faizli yen'i bırakır, yüksek faizli dolara koşar. Bu akış sürdükçe yen zayıflar.
Japonya bu değer kaybını durdurmak için geçtiğimiz aylarda elindeki dolarları satıp karşılığında yen topladı.
Amaç yen'in fiyatını yukarı itmekti. Nisan sonunda bir günde yaklaşık 35 milyar dolar harcadı, sonra bir kez daha denedi.
Ama o müdahaleler tutmadı. Bu kadar büyük para bile yen'i ancak birkaç gün ayakta tutabildi. Sonra düşüş kaldığı yerden devam etti. Üstelik bu yöntemin bir de sınırı var.
Japonya sonsuza kadar elindeki doları satamaz.
Sonra dün, o güçlü Amerikan istihdam verisi geldi ve işi büsbütün kilitledi.
Bu veri de tek başına bir şey yıkmaz. Asıl etkiyi insanların kafasında yarattı.
Herkes şöyle düşündü. Amerika bu güçlü ekonomiyle faizi yakında indirmez. Yani iki ülke arasındaki o faiz uçurumu yakın sürede kapanmayacak.
Yatırımcılar bu beklentiye göre pozisyon aldı. Dolara talep arttı, dolar güçlendi, yen üstündeki baskı bir kat daha büyüdü.
Müdahale tutmuyor, faiz farkı kapanmıyor. Geriye Japonya için tek bir çıkış kalıyor.
Faiz artırmak.
İşte bu yüzden tahmin piyasalarında Japonya'nın 16 Haziran'da faiz artırma ihtimali yüzde 97'ye çıktı.
İşte en kritik kısma geldik.
Japonya faiz artırınca dünya piyasaları sarsılır. Bunu piyasayı izleyen herkes bilir. Ama çoğu kişinin gözden kaçırdığı bir incelik var.
Bu sarsıntı, faiz artışından sonra değil, daha önce başlar.
Sebebi basit.
Büyük oyuncu haberi beklemez. Artışın geleceğini günler öncesinden görür ve usulca kapıya yönelir. Haber çıktığında o çoktan çıkmıştır.
Tarih bunu defalarca kanıtladı.
Japonya son iki yılda dört kez faiz artırdı, her seferinde Bitcoin sert düştü.
Mart 2024'te artırdı, yaklaşık yüzde 23.
Temmuz 2024'te artırdı, yüzde 26.
Ocak 2025'te artırdı, yüzde 31.
Aralık 2025'te artırdı, yine yaklaşık yüzde 30.
Dört artış, dört düşüş. Tesadüf diyemeyecek kadar düzenli.
En öğreticisi sonuncusuydu.
Japonya faizi 19 Aralık'ta artırdı. Ama riskli varlıklar daha Ekim başında düşmeye başlamıştı.
Bitcoin 6 Ekim'de 126 bin doları gördü.
Aralık'taki o beklenen artış geldiğinde, Bitcoin zirvesinden yüzde 30 aşağıdaydı. Artış günü Japon borsası düşmedi, hafifçe yükseldi. Çünkü satacak olan zaten çoktan satmıştı.
Gelelim bugüne. Aynı senaryo, sahne sahne tekrar oynuyor.
Faiz artışı kesinleşmeye başlayınca ilk satılan, en kırılgan varlıklar oldu. Teknoloji hisseleri ve Bitcoin önden düştü.
Ama hikâye burada bitmiyor. Asıl merak edilen soru şu. Madem mesele Japonya ve riskli varlıklar, altın neden düştü? Altın güvenli liman değil miydi?
Cevap, bu varlıkları kimin tuttuğunda gizli.
Bu varlıkların büyük kısmı aynı fonların elinde. Hedge fonları. Bu fonlar tek tek varlıklara değil, koca bir portföye bakar.
Portföyün bir köşesinde büyük zarar başlayınca, bir kuralları devreye girer.
Toplam riski hızla azaltmaları gerekir. Bunu yapmanın yolu da, zarardaki varlığı değil, kârdaki varlığı satmaktır. Çünkü nakit oradadır.
Peki son yılların en çok kazandıran, en kolay paraya çevrilen varlığı neydi?
Altın ve gümüş.
İşte bu yüzden altın ve gümüş de satıldı. Kötü oldukları için değil. Tam tersine, en iyileri oldukları için. Zarar başka yerdeydi, ama faturayı en sağlam varlık ödedi.
Şimdi bütün parçaları aynı masaya koyun.
Hürmüz'de tırmanan enerji. Kârı sorgulanan yapay zeka yatırımları. Durmadan değer kaybeden yen. Tutmayan müdahaleler. Kesinleşen bir faiz artışı. Bir de bunların üstüne, fonların mecburi satışı.
Bunların hiçbiri yalnız başına bütün piyasayı yıkmaz. Ama hepsi aynı haftada gerçekleşti.
İşte böyle anlarda güvenli liman diye bir şey kalmaz. Kimse satmak istediğini satmaz. Satabildiğini satar.
Herkesin gözü dün Amerika'daydı. Ama asıl düğme, yıllardır Tokyo'daydı.
Bana göre piyasa şu an Japonya'nın faiz artışını fiyatlıyor.
Yıllar sonra dönüp bu düşüşe baktığımızda, ismini koyacağız. Japonya'nın faiz artırımı.
Bu benim şahsi analizim.
Gelişmeleri takip ediyorum, sizi bilgilendireceğim.
Gracias por compartir y hacer público este caso, la gobernadora @LibiaDennise nos solicitó atender su situación y al @difgente darle el acompañamiento y apoyo para Richart, el día de hoy me informan que se localizó a su hermano en el Estado de Guerrero y ya vino por él para poderle dar los cuidados que necesita, todo con su consentimiento. Agradecemos a Cruz Roja por todo el apoyo.
@LibiaDennise, Gobernadora, con respeto le pedimos voltear a ver el caso del Dr. Richart Vázquez Román.
Él dio tanto por Guanajuato. ¿Podrían apoyarlo con atención médica y un espacio digno? Celaya no debe olvidar a sus maestros. Él no merece esto.
@difgente, @municipiocelaya, @educaciongente.
🇮🇷 Why are Persian carpets so expensive? Here’s your answer. 4 master weavers working side by side on a large living-room carpet.
They look at the pattern and tie thousands of knots every day with perfect precision. It takes more than a year to finish a piece like this.