100. Yaşın kutlu olsun Canım Türkiyem. Nice yüzyılların olsun.
Her daim var olasın, güçlü olasın...
İyi ki dünyanın Türkiye'si var diyenlerin çok olsun🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Eşi görülmemiş maç
👉Seyirci Filistin Milli takımı da Konya spor da gol atsa aynı coşkuyla sevindi
👉Faul olunca sporcular hemen rakibini yerden kaldırdı
👉Çoluk çocuk stada gelen seyirci Filistin lehine İsrail aleyhine sürekli slogan attı
👉Koreografiler, pankartlar, müzikler, reklam panolarındaki İngilizce Filistini destekleyen yazılar özenle hazırlanmış
👉Maç 89.59 da bitirildi, Filistin özgür olunca süre tamamlanacak dendi
👉İzlediğim en güzel maçtı
2-2
Tebrikler @Konyabuyuksehir
Tebrikler @ICYF_Official
Bu akşam Konya’mızda, @Konyaspor'la Filistin Millî Futbol Takımı’nın yaptığı dostluk maçı, ülkelerimiz arasındaki kardeşliği, dayanışmayı, gönül birlikteliğini gözler önüne seren müstesna bir örnek olmuştur. 🇹🇷🇵🇸
Bu anlamlı maç için ülkemize gelen Filistinli futbolculara ve kardeş Filistin halkına en kalbî selam ve muhabbetlerimi iletiyorum.
42 bin kişilik stadımızı doldurarak Filistin Millî Futbol Takımını bağrına basan, Filistin davasına desteğini gösteren, Filistin'de, Gazze'de yaşanan trajediyi, soykırımı bir kez daha tüm dünyaya hatırlatan aziz Konyalı kardeşlerime şahsım, milletim ve tüm insanlık adına şükranlarımı sunuyorum.
Türkiye olarak Filistinli, Gazzeli kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya, onların hakkını uluslararası alanda savunmaya, dayanışmamızı güçlü bir şekilde göstermeye devam edeceğiz.
"Aynı taraftarız, aynı taraftayız." 🇹🇷🇵🇸
Konya, yıllardır kendi topraklarında maç oynayamayan Filistinli kardeşlerimizi "Evimiz Sizin Evinizdir" diyerek ağırlıyor.
TÜMOSAN Konyaspor ile Filistin Millî Takımı'nın "Filistin Günü" dostluk maçı, bu akşam 20.00'de @trtspor'da.
İster piyasa manipülasyonuyla, borsa oyunlarıyla ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, hukukuna, malına mülküne el uzatırsa karşısında bizi ve devleti bulur.
Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın, biz onlara benzemeyiz.
Bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir: Biz ne hak yeriz ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız.
Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz.
Aramızdaki fark işte budur.
Yüzlerce kat kazanıırken fondakiler biliyordu alavere olduğunu. Öyle bir kazanç yok, akıl var mantık var. Uyarıları da biliyorlardı. Kimse mağdura yatıp devlet ödesin demesin. x200, x7000 kazanaların paraları ile ödensin. 3 kuruşun hesabını yapıyor halk. https://t.co/W7tI7ZxrMH
Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil; işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır.
İnşallah o günler de gelecektir.
Bugün bir kez daha söylüyorum:
Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız.
Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız.
Hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı çıkarılmış soykırımcı Netanyahu’nun BM kürsüsünü Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz suçlamalar için kullanması, Birleşmiş Milletlerin temsil ettiği barış, hukuk ve diyalog idealleriyle bağdaşmamaktadır.
Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımızı hedef alan hadsiz ve alçak sözleri, onun katliamlarını, Gazze’de yaşanan insani felaketi ve uluslararası hukuk önündeki süreçleri görünmez hâle getiremez. Bu durum, uluslararası toplum tarafından da görülmektedir ve Netanyahu hiç olmadığı kadar izole hale gelmiştir.
Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere mazlumların haklarını, daha adil bir dünyayı ve barışı savunmaya; haksızlık ve zulüm karşısında durmaya devam edecektir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın #ErdoganTheVoiceOfJustice (Adaletin Sesi Erdoğan) Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York’ta gerçekleştirdiği yoğun diplomasi programına eşlik ettik.
Sayın Cumhurbaşkanımız, BM Genel Kurulu’ndaki hitapları başta olmak üzere gerçekleştirdiği ikili görüşmeler, kabuller ve katıldığı programlarda Türkiye’nin bölgesel ve küresel meselelere ilişkin yaklaşımını, barış ve istikrarı önceleyen diplomasi anlayışını ve çözüm odaklı mesajlarını bir kez daha tüm dünyaya güçlü şekilde duyurdu.
Gazze’de yaşanan insanlık dramından Rusya-Ukrayna Savaşı’na, bölgesel krizlerden uluslararası sistemin daha adil ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması ihtiyacına kadar birçok kritik başlıkta Türkiye’nin ilkeli ve kararlı duruşunu ortaya koydu. Sayın Cumhurbaşkanımız, “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısıyla Birleşmiş Milletler sisteminde reform ihtiyacını bir kez daha uluslararası toplumun gündemine taşıdı.
Yoğun ve son derece verimli geçen temaslarda, Türkiye’nin barıştan, diyalogdan ve diplomasiden yana olan tutumu ve tezleri doğrudan muhataplarına aktarılırken; ikili ilişkilerimizin geliştirilmesine yönelik önemli görüşmeler de gerçekleştirildi. Bölgesel krizlerden küresel güvenlik ve istikrara, ekonomik ve ticari iş birliğinden iklim değişikliğiyle mücadeleye kadar pek çok başlık gündeme geldi. Gazze’de kalıcı barışın tesisi, iki devletli çözümün korunması ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nda diplomatik çözüm arayışlarının sürdürülmesi Türkiye’nin diplomasi trafiğinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sayın Cumhurbaşkanımız, muhataplarını Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi’ne davet ederek iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini de vurguladı.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; hakkın ve adaletin sesi olmayı, barışın imkânlarını büyütmeyi, krizlerin çözümünde diplomasiyi öncelemeyi ve daha adil bir uluslararası düzen için güçlü bir irade ortaya koymayı sürdürecektir. 🇹🇷
Ed Sheeran says he felt 'abandoned' by friends and family amid Israel-Palestine controversy
“In these situations, you really find out who your friends are”
Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu marjında düzenlenen etkinlikte “İklim Eylemi” ve “Adil Geçiş” konularını ele almak üzere bir toplantı gerçekleştirdik.
İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri, başarısızlığa mahkûm olacaktır.
Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların, kendi şartları, imkânları, kalkınma öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi gerekiyor.
Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken bütün ülkelerden aynı hızda ilerlemelerini beklemek gerçekçi değildir.
İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hale getirebiliriz.
Gazeteci Cüneyt Özdemir: (Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM konuşması hk.)
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında en öne çıkan şey: Filistin. Filistin meselesini sahiplendi.
Ama bir şeye çok dikkat etti: Netanyahu’nun adını da geçirmedi.
Çok akıllıca bir strateji yürütüyor şu anda Türkiye, hem Cumhurbaşkanı nezdinde, hem Hakan Fidan Dışişleri Bakanlığı nezdinde. Hiçbir siyasi şu anda Netanyahu’yu hedef almıyor.
Çünkü İsrail'de 27 Ekimde seçim var.
Video: YouTube/cuneytozdemir
Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmamız gerekirken diğer yandan daha adil bir düzenin inşası gibi me��akkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıyoruz. #UNGA81
Bu noktada bazı temel prensipleri paylaşmak istiyorum:
Evvela uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz.
Unutulmasın ki yapanın yanına kâr kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkûmdur.
İkinci olarak uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız.
Türkiye olarak Karadeniz Tahıl Koridoru gibi bu ilkeyle hareket ettiğimiz her konuda netice aldık, hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk.
Üçüncü olarak iş birliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz.
Dördüncü olarak dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.
Son olarak insan merkezli teknoloji anlayışını hâkim kılarak teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz.
Bilinmelidir ki teknokutuplaşma ve dijital hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.
Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir; bu insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir.
Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı bu görevini icra edemez hale gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. #UNGA81
Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.
Geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a 250 bin insan hayatını kaybetti.
Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.
Yalnızca Gazze’de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz, İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu.
Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.
ABD Başkanı Sayın Trump’ın gayretleri ve bizim de dâhil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1.500’ü aşmıştır.
New York’taki panelde konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Anlaşması’nın Yemen’deki ilk sınavında başarısız olduğu eleştirisine NATO örneği ile cevap verdi.
https://t.co/WKoA5ZlTVM
🔺Fidan, paneli izleyen eski ABD Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’e:
Orduya ne zaman katıldınız?
Jeffrey: Yaklaşık 50 yıl önce.
Fidan: NATO’nun 5. Maddesi’nin devreye alınmasına kaç kere tanık oldunuz?
Jeffrey: Sadece bir kez.
Fidan: “Kimse NATO’yu ‘kağıttan kaplan’ olmakla eleştirmiyor. Ama yeni kurulmuş bir savunma ittifakına 10 yıllık Yemen krizini gösterip ‘Bakın, bu i��e yaramıyor’ diyorlar. Daha yeni başladık.”
“100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde Türk-Amerikan toplumunun kıymetli üyeleriyle, Türk ve Amerikan iş dünyasının değerli temsilcileriyle bir araya geldik. 🇹🇷🇺🇸
Türkiye-Amerika iş birliğini çok daha ileriye taşımaya yönelik çabalarımıza bugün bir arada bulunduğumuz Kongreden, iş ve akademik çevrelerden, kültür-sanat dünyasından Amerikalı dostlarımızın katkılarını takdirle karşılıyoruz.
Amerika’da yaşayan vatandaşlarımızın bir yandan ülkemizle bağlarını korurken diğer yandan Amerika’nın toplumsal dokusuna güçlü biçimde entegre olmalarından memnuniyet duyuyoruz.
Değerli dostum Başkan Trump ile samimi ve istisnai diyaloğumuzun katkısıyla münasebetlerimizin her alanında önemli ilerlemeler kaydettik, kaydediyoruz.
Türkiye ile Amerika arasındaki güçlü bağların ve müttefiklik hukukunun diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum.