En fakir, güçsüz, arkasız, ailesiz, cemaatsiz, mahallesiz Türk, en büyük devletin başkanından daha kıymetlidir.
Ben en güzele Türk'ü layık görüyorum - Tayyip Erdoğan yabancı devlet başkanlarını. Türk de kime ne paye layık gördüğünü düşünsün artık.
-Ey Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi hakimi!
- ZP Lideri Ümit Özdağ'a, hain Şeyh Sait'in hatırasına hakaret etti diye 87 gün hapis cezası vermişsin!
-Sen Türkiye Cumhuriyeti'nin hatırasını mı yoksa Şeyh Sait denilen eşkıyanın hatırasını mı üstün tutuyorsun?
-Ey Hakim efendi; Şeyh Sait denilen hainin kim olduğunu bilmiyorsan onu sana özetleyeyim:
1-Sıkı Müslüman ve şeriat savunucusu gözüken bu derebeyi; 1. Dünya Savaşı başlayınca Müslüman Osmanlı ordusuna karşı haçlı Rus ordusunun yanında yer aldı.
a-1914'te Osmanlı hilafet ordusuna karşı isyan etti; ordu bastırınca Hıristiyan Ruslara sığındı.
b-Rusların Doğu Anadolu'yu işgal etmesine yardımcı oldu. Bu yüzden Rus Çarlık Ordusu Komutanı Grandük Nikolay Nikolayevich tarafından kendisine hizmet madalyası verildi.
c-Bu da gösteriyor ki Şeyh Sait'in İslam veya Müslümanlık diye bir amacı yoktu; o bölgede kurduğu sömürü düzenini sürdürmek için çalışıyordu.
2-Cumhuriyet kurulunca, kendi derebeylik düzeninin yıkılacağını anladı. Bu yüzden
*İngilizlerle işbirliği yaparak;
*ülke içindeki padişahçılarla şeriatçılardan ve limanları işleten işbirlikçi burjuvaziden destek alarak;
*Kürdistan kurmak peşindeki Kürt Teali Cemiyeti'nden sıkı yardım alarak ayaklandı ve Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmaya kalkıştı.
3-Türkiye bu süreçte İngilizlerle Musul petrol alanları konusunda çatışma halinde idi. Milletler Cemiyeti'nin Musul'a yolladığı inceleme kurulu üyeleri 11 Şubat'ta buraya geldikten iki gün sonra Şeyh Sait silaha sarıldı ve üç vilayete saldırdı.
4-Bu isyan bastırıldı; Şeyh Sait ve öbür elebaşılar asıldı ama Türkiye ekonomik olarak çok zorda kaldı ve Musul üstündeki hak iddialarından vaz geçti.
Bugün içinde bulunduğumuz enerji darboğazının 1 numaralı sebebi de Türkiye'ye Musul'u kaybettiren bu ihanettir.
5- Bu sözde şeyh, hain derebeyi, 1914'te Ruslara, 1925'te İngilizlere hizmet edip bu ihanetini de dini savunmak adına gizlemiştir.
6-Bu alçak yalancı yayımladığı fetvada;
*Mustafa Kemal ve arkadaşlarının İslam dininin temellerini yıkmaya çalıştıklarını;
*Kuran'a aykırı davranıp Allah ve Peygamber'i bile inkar ettiklerini;
*Kadınları çıplak ettiklerini;
*Bunların ve bunlara uyanların kanlarının ve mallarının isyancılara helal olduğunu söyleyerek cinayetlerini dine dayandırmışlardır.
7-Hedefinde Türkiye'yi parçalayıp şeriatçı bir Kürt devleti kurmak bulunan Şeyh Sait yaptıkları ile tarihe geçmiş en büyük hainlerden birisidir.
8-Şeyh Sait ve ona benzeyen derebeyleri bölgedeki mazlum Kürt halkının da iliklerini bile sömürüp hiç çekinmeden kanlarını döken haydut takımıdır.
9-Bugün Şeyh Sait'i savunanlar da gericiler, bölücüler ve oralardan oy devşirmek için her türlü ödünü veren çıkarcı siyasetçilerdir.
10-Dönemin sosyalistleri de bu isyanı, TC Devleti'ni yıkmaya yönelik gerici/feodal bir ayaklanma olarak anlatmışlardır.
-Acaba Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi hakimi, Şeyh Sait'i aklama anlamına gelecek o kararının ne anlam taşıdığını bilmiyor muydu; yoksa bilerek mi vermişti?
-Eğer bu kararı o yargıç bilerek verdi ise Hakimler ve Savcılar Kurulu'nu göreve çağırıyorum.
Bu kurul; devlet üstünden kendi kuruluşuna saldıran birisini aklayan yargıcı o koltukta oturtmamalıdır.
(Bu isyanın geniş anlatımını merak edenler, DERSİM İSYANLARI VE SEYİT RIZA GERÇEĞİ adlı çalışmamın ilgili bölümüne bakabilirler.)
Muazzam bir olay.
"2,5 gün kayboldum. Günde 200 defa içimden İstiklal Marşı'nı okuyordum, motive olmak için. Ülkem adına yaptım. Ölürdüm, geri dönmezdim."
Güney kutbuna tek başına gidip -40 derecede günlerce yürüyüp Türk bayrağı diken Ali Rıza Bilal...
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
Türkiye'de yaşayan Alman içerik üreticisi Julia Graner, Kaş ile Kalkan arasındaki seyir noktasına ailesine getirdiğinde yaşadığı şoku anlattı. ( IG/juliagrnr )
Erdoğan demiş ki: "Faizin olduğu yerde bereket olmaz."
El Hak doğru.
Faizin olduğu yerde bereket olmaz.
Peki, şu açıdan baksak:
Hukuksuzluğun olduğu yerde faiz olur.
Yolsuzluğun olduğu yerde faiz olur.
Hırsızlığın olduğu yerde faiz olur.
İsrafın olduğu yerde faiz olur.
Faiz bir sonuçtur, Türkiye de sizin yaptıklarınızın sonucudur!
TMO buğday alım fiyatını açıkladı: Ton başına 16.500 TL — % 22,2 artış.
İnanırsanız TÜİK’in kendi verisi bile “tarımsal girdi maliyetleri yüzde 34,3 arttı” diyor.
Yetmedi. “45 gün sonra öderim” diyorsunuz.
Burnundan soluyan, sağa sola borçlanmış çiftçi 45 gün bekleyemez.
HİÇ Mİ İNSAF YOK?
Deniz Zeyrek:
"Cumhurbaşkanı bütün AKP delegelerine saat hediye etti.
Bu insanların kararını etkileyecek bir şey değil mi?"
AKP delegelerinin AKP'ye kayıt olduklarındaki mali durumuyla bugünkü mali durumlarını merak ediyor musunuz?
MASAK kayıtlarına bakıyor musunuz?"