YETER ARTIK BE! BIKTIRDINIZ!
Hangi fakülteyi bitirdin sen? Biyokimyayı nerede gördün yalancı herif? İnsan vücudu oral C vitaminini sınırsızca ememez. Plazma C vitamini konsantrasyonu tek seferde yaklaşık 200 mg'da tam biyoyararlanıma ulaşır ve 400 mg'ın üzerinde platonun oluşur, yani ne kadar fazla içerseniz için plazma düzeyinin artık yükselmez (1). Bunun sebebi bağırsak epitelindeki SVCT1 taşıyıcılarının satüre olmasıdır, yani doymasıdır.
5 gram C vitaminini ağızdan aldığınızda bunun büyük çoğunluğu kana bile geçmez, emilmeden bağırsakta kalır.
Emilmeyen askorbik asit kolonun lümeninde ozmotik bir ajan gibi davranarak su çeker ve ishal oluşturur.
Bu ishal, "doğru doza ulaştın" anlamına gelmez, "vücudun emmeyi çoktan bıraktı, geri kalanı atıyor" anlamına gelir.
Üstelik grip veya soğuk algınlığı sırasında ishale neden olmak tehlikelidir çünkü hasta olan bir kişinin sıvı ihtiyacı zaten artmıştır ve ozmotik ishal dehidratasyonu derinleştirir.
Bu protokolde önerilen 5 gram her saat demek gün boyunca 40-80 gram demektir; Amerikan Tıp Enstitüsü'nün belirlediği tolere edilebilir üst sınır (UL) günde 2 gramdır, yani bu rezalet protokol üst sınırın 20 ila 40 katını önermektedir.
Ama daha da saçma olan mesele şu:
Cochrane sistematik derlemesi, 11.000'den fazla katılımcıyı kapsayan onlarca randomize kontrollü çalışmayı analiz etmiş ve belirtiler başladıktan sonra alınan C vitamininin soğuk algınlığının süresini veya şiddetini anlamlı şekilde azaltmadığını ortaya koymuştur (2).
Düzenli günlük kullanımda bile etki yalnızca %8'lik mütevazı bir süre kısalmasıdır, "ertesi gün ayağa kaldırma" değil.
Yani bu kişi, plazma düzeyini artırmayan dozlarda bir maddeyi, etkisiz olduğu kanıtlanmış bir zamanlama ile alıp, yan etki olan ishali tedavi sonu noktası olarak sunuyor. UTANMIYOR DA!
Tamam faydasız dedik de, bir de bu saçmalar saçması protokolün böbreğe ne yaptığına bakalım.
C vitamini vücutta oksalata metabolize edilir ve yüksek dozlar idrar oksalat atılımını ciddi şekilde artırır. İsveç'te yürütülen büyük prospektif kohort çalışması, C vitamini takviyesi kullanan erkeklerde böbrek taşı riskinin yaklaşık iki katına çıktığını göstermiştir (3). 197.000 kişilik prospektif analiz de aynı bulguyu doğrulamıştır (4).
Randomize çapraz çalışmada günde sadece 2 gram C vitamini bile katılımcıların %40'ında idrar oksalatını anlamlı ölçüde artırmıştır (5).
Şimdi düşünün:
Bu protokol günde 2 gram değil, 40-80 gram öneriyor. Soğuk algınlığı kendi kendini sınırlayan bir viral enfeksiyondur, ortalama 7-10 günde kendiliğinden iyileşir.
Bunu ertesi gün bitirecek hiçbir ilaç, hiçbir takviye, hiçbir protokol yoktur.
Hasta olan bir insana gerçekten yardımcı olan şeyler dinlenme, yeterli sıvı alımı ve zamandır.
Ozmotik ishal oluşturana kadar emilemeyen bir maddeyi yutturmak, her gün daha saçma öneriler gördüğümüz bu sosyal medyada karşımıza çıkabilecek en dip noktalardan birisi sanırım.
Bu herifin rezalet iddialarına itibar etmeyin.
Ayıp
Kaynaklar
1-Levine M, et al. Vitamin C pharmacokinetics in healthy volunteers: evidence for a recommended dietary allowance. Proc Natl Acad Sci USA. 1996;93(8):3704-9. PMID: 8623000
2-Hemila H, Chalker E. Vitamin C for preventing and treating the common cold. Cochrane Database Syst Rev. 2013;(1):CD000980. PMID: 23440782
3-Thomas LDK, et al. Ascorbic acid supplements and kidney stone incidence among men: a prospective study. JAMA Intern Med. 2013;173(5):386-8. PMID: 23381591
4-Ferraro PM, et al. Total, dietary, and supplemental vitamin C intake and risk of incident kidney stones. Am J Kidney Dis. 2016;67(3):400-7. PMID: 26463139
5-Massey LK, et al. Ascorbate increases human oxaluria and kidney stone risk. J Nutr. 2005;135(7):1673-7. PMID: 15987848
44 yıllık Sağlık personeliyim. Bu güne kadar gördüğüm en iyi sağlık hizmeti. İzmir Şehir Has. hematoloji servisinde ilgili doktor ve hemşirelerin yanında temizlik hijyen verilen yemekler müthiş. Doktorlarımıza ve tüm çalışanlara teşekkür ediyorum. @saglikbakanligi@izmirsehirhst
Brain-derived neurotrophic factor (BDNF) is like "miracle grow" for your brain, supporting neuron growth and boosting cognition.
A single workout increases BDNF, and regular exercise enhances it even more.
Here’s how to maximize BDNF using exercise 🧵 1/9
İlaç ruhsatlandırma süreçleri için bir dönüm noktası olan Talidomid Faciası'nı ve Avrupa bu dram ile sarsılırken Türkiye'yi bilimsel ve etik çabalarıyla bu felaketin dışında tutan, ancak isimleri pek de bilinmeyen iki değerli bilimcimizi anlattım. #Tarih, Mart sayısında.
Top 5 advances in medicine in February (🧵)
1. The first large trial to show that oxygen can improve outcomes in stroke
Patients in this trial had acute ischaemic stroke (caused by a large vessel blockage in the front part of the brain)
They received either 100% oxygen at 10 litres/minute (via a non-rebreather mask), or a sham treatment (roughly equivalent to breathing oxygen from air), for 4 hours
All patients were treated with thrombectomy (mechanical clot removal), and that's the key: it's thought that oxygen 'freezes' the penumbra (the salvageable brain tissue) before blood flow is restored by thrombectomy
That also explains why this hasn't been found before: previous trials were done before thrombectomy was widely used
This trial was done in only one country, in a select group of patients, so we'll need broader trials: these are underway
https://t.co/Y0gr6RAV5B
Yükseköğretimde akreditasyon uygulamaları, akademik özgürlüğe yönelik ciddi bir tehdit oluşturmaya başladı. Kaliteyi güvence altına alma amacı taşısa da, bu süreç zamanla öğretim üyelerinin derslerini nasıl işlemesi gerektiğinden, ölçme ve değerlendirme yöntemlerine kadar her şeyi katı standartlara bağlayan bir mekanizmaya dönüştü.
Oysa akademik özgürlük, yalnızca akademisyenin istediği konuda araştırma yapmasını ve bulgularını özgürce paylaşmasını değil, aynı zamanda kendi pedagojik yaklaşımını belirleme ve mesleki olarak uygun gördüğü şekilde öğretme ve değerlendirme yapma hakkını da içerir. Ancak günümüzde akreditasyon, hesap verebilirlik kültürünün bir enstrümanı olarak akademisyenleri adeta fabrikalardaki seri üretim hattı çalışanlarına dönüştürmektedir (Ledoux et al., 2010). (Taylor da bu günleri görseydi :)
Son yıllarda, yükseköğretimde akreditasyonun akademik özgürlüğe zarar verdiğine dair giderek büyüyen bir akademik literatür oluşmaktadır. Üniversitelerin bu süreçten tamamen kaçınmaları mümkün olmasa da, akreditasyonun akademik özgürlüğü zedelemeyecek şekilde yürütülmesi kurumların öncelikli politikalarından biri olmalıdır. Aksi takdirde, akademik yenilikçilik, eleştirel düşünce ortamı, akademik özgürlük ve özgünlük ciddi şekilde zarar görebilir.
Konuyla ilgilenenler için iki makale önerisi bırakıyorum:
https://t.co/0UpTuMfNb5
https://t.co/eiLuUadrIP
5. Treating spinal muscular atrophy (SMA) in the womb
Untreated SMA has an extremely poor prognosis, with <50% of patients surviving one year
Treating with Risdiplam after birth (which boosts levels of the SMN protein whose deficiency causes SMA) improves life expectancy, but what about starting treatment even earlier - in utero?
That approach was tried here - Risdiplam, which crosses the placenta, was given as an oral solution to the mother of a baby diagnosed with SMA during pregnancy
Now, at 2.5 years old, the child (who still takes Risdiplam) doesn't seem to have any symptoms of SMA
This is just one patient, with no long-term follow-up, but it adds to evidence from other genetic conditions that treatment in utero may improve outcomes
https://t.co/opqGGgSHb7
Hekim Birliği üyemiz, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Kardiyoloji Asistanı Dr. Ahmet Şimşek (27), geçirdiği kalp krizi sonucu maalesef genç yaşta hayatını kaybetmiştir.
Meslektaşımızın geride bıraktığı 3 aylık ve 4 yaşında iki çocuğu bulunmaktadır. Eşi çalışmamaktadır ve merhum meslektaşımız meslekte 5 yılını tamamlamadığı için ailesine maaş bağlanamamaktadır.
Geride kalan ailesine maddi destek sağlamak amacıyla valilik onaylı bir dayanışma kampanyası başlatılmıştır.
Hekimlerimizi, halkımızı ve tüm sağlık camiasını bu dayanışmaya destek olmaya davet ediyoruz.
Her türlü zorluğu dayanışma ile aşmak için
#GelinBirlikOlalım
Valilik İzinli Kampanya Hesabı:
IBAN: TR92 0001 0002 3940 7911 0650 19
SELİM KAYLAN / METEHAN KARAMAN / GÖKHAN CABRİ
•Tümörün cerrahi olarak çıkarılmasının ardından her hastaya, spesifik kanser mutasyonlarına göre uyarlanmış bir aşı uygulandı.
•Aşıyı geliştirmek için araştırmacılar tümör örneklerini çıkardı ve normal hücrelerde bulunmayan, kansere özgü benzersiz protein parçaları olan neoantijenleri saptadı. Bu neoantijenler, bir bağışıklık tepkisini tetikleme potansiyellerine göre seçildi. Aşı daha sonra üretildi ve bir dizi başlangıç dozu halinde uygulandı, ardından 2 takviye aşısı yapıldı.
•Aşılamadan sonraki 3 hafta içinde, aşı kaynaklı T hücrelerinin sayısında ortalama 166 kat bir artış oldu. Bu T hücreleri, 3 yıla kadar yüksek seviyelerde kaldı ve uzun süreli kalıcılık gösterdi.
https://t.co/VHtYqzfIaH
https://t.co/4Pv5zpiGkM
Bir cehalet pandemisi yaşanıyor. Bazı akademisyenler popüler olma uğruna dayanaksız ve gerçeklikten kopuk şeyler söylüyor. Sorumlu bilimcilerin ikazları sadece toplumun kafasını karıştırıyor. Sıradan insanları cahil olarak nitelemek yanlış. Akademi sorumsuzluğa bir çare bulmalı.
COVID aşısı olmayan ve her kalp krizi vakasından sonra aşı karşıtı doktorlar iyi bir şey yapmış gibi profillerinin altına gidip sizi dinledik aşı olmadık hocam diyen arkadaşlar, size kötü bir haberim var:
Kalp krizi riskini, hatta inme riskini uzun süreliğine esas arttıran virüse bağlı enfeksiyonun kendisi:
https://t.co/6QQ7FkygFJ
Aşının etkilerine bakan prospektif bir çalışma ise 4 doz aşılanan sağlıklı bireylerin yalnızca %0,62'sinde troponin düzeyinde yükselme görülmüş. Bunlar da hafif semptomatik veya asemptomatikmiş.
Sekel yokmuş
EKO ve EKG'leri normalmiş.
Bkz:
https://t.co/P2jTwvSEyj
Yani kalp krizi riskini arttıran esas şey sedanter yaşam, kötü beslenme, stres vb
Ancak pandemi ile illa bir ilişki kuracaksanız, bunu aşılar üzerinden değil, enfeksiyonun üzerinden yapın.
Aşılanan insanlar, lütfen bu dezenformasyoncuları dikkate almayın. Keyfinize bakın, sağlıklı, mutlu yaşayın.
AİFD Heyeti, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı'na atanan Prof. Dr. Ahmet Ayar'ı ziyaret etti.
Güncel sektör konularının da ele alındığı ziyarette; heyet üyeleri Prof. Dr. Ahmet Ayar'a "hayırlı olsun" dileklerini iletti, yeni görevinde başarılar diledi.