Hayat varmak değildir, yolda olmaktır; bizim en çok kaçırdığımız şey de bu. Dünyada her şey yarım kalır. Bazen içilen bir kahve yarım kalır, bazen koca bir ömür. Tam da bu yüzden anlarda yaşayıp o anların kıymetini bilmek gerekir. Hep bir yerlere yetişmeye, bir şeyleri bitirmeye çalışıyoruz ama hayat, o varmak istediğimiz yer değil, oraya giderken yaşadıklarımızdır. Sürekli sonrasını düşünmekten, elimizdeki anın tadını çıkarmayı unutuyoruz. Oysa dönüp arkana baktığında, zihninde yer eden en güzel sahneler ulaştığın hedefler değil, yolda verdiğin o samimi ve plansız molalar oluyor. Bırak bazı şeyler yarım kalsın, her hikayenin sonu gelmesin; çünkü hayat tam da o eksikliklerin içindeki küçük anlarla güzel.
Ciddi bir hastalığınız yoksa, şu an sizi üzen şeylerin çoğunun yıllar sonra aklınıza bile gelmeyeceğini bilin. Kötü düşünmenin size hiçbir olumlu katkısı yok. İyi düşünün, çünkü düşündüğünüz gibi hissedersiniz.
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.