İki ayrı hayatın, aynı duanın gölgesinde birleştiği o güzel vakit… İnsan bazı başlangıçların yalnızca dünyaya değil, kalbine de yazıldığını o gün anlıyor.
Ömrün bir yerinde, bütün yolların bir insana çıktığını fark ediyorsun. Sonra bir nikâh günü geliyor ve kalbin, yıllardır aradığı cümlenin nihayet tamamlandığını hissediyor.
İnsanın kendisine biçtiği mânâ ile başkalarının ona biçtiği mânâ hiçbir vakit aynı değildir. Belki de olgunluk, ikisi arasındaki mesafeyi dert etmeden yürüyebilmektir.
Ömrün bazı devirleri vardır; insan, kendi ruhunun dehlizlerinde uzun müddet dolaştıktan sonra nihayet sükûnun ne demek olduğunu idrak eder. Meğer huzur, hayatın bütün suallerine cevap bulmak değil; cevapsız kalanlarla da vakar içinde yaşayabilmekmiş.
Büyümek biraz da insanları oldukları hâliyle kabul etmekmiş. Herkesten kendin kadar incelik, kendin kadar vefa beklememeyi öğrenince dünya daha anlaşılır bir yer oluyor.
Bazı şehirlerin insanda bıraktığı tesir, hatıradan daha başka. Bir sokağın akşamı, eski bir binanın gölgesi, uzaktan duyulan bir ses… İnsan bazen bir şehri değil, kendindeki hâlini özlüyor.
Zarafet biraz da kimsenin görmediği yerde aynı insan kalabilmektir. Alkışın olmadığı yerde iyiliğini, karşılık beklemeden nezaketini muhafaza edebilmek.
Kendime artık şunu diliyorum: Gönlümü daraltan hiçbir yerde uzun süre kalmamak, ruhumu çoğaltan her güzelliğe hakkıyla yer açmak ve hayatı biraz daha zarafetle yaşamak.
Hayatta insanın kendine verebileceği en güzel hediye, kalabalıkların içinde kendi sesini kaybetmemektir. Gönlünün istikametini bildikten sonra, yolun biraz uzun olmasının mahzuru yok.
Zamanın insana öğrettiği en güzel şeylerden biri şu galiba: Her kapıyı açmaya, her sözü cevaplamaya, her şeyi anlamlandırmaya mecbur değiliz. Bazı şeyler olduğu hâliyle güzel.
İnsan büyüdükçe bazı şeyleri elde etmekten ziyade, ruhuna yakışanı seçmenin kıymetini anlıyor. Her güzel şeyin bize ait olması gerekmiyor; bazı güzelliklere uzaktan bakmak da kâfi.
Gönül, kendisine iyi geleni tanıyor bir şekilde. Bazen bir insan, bazen bir şehir, bazen de yalnızca güzel bir sabah… Hayat biraz da bunların kıymetini bilmektir.
Bazı güzellikler sessizce geliyor hayatımıza. Ne büyük bir gürültü koparıyor ne de kendini ilan ediyor; yalnızca gönlümüzde yerini bulup her şeyi biraz daha anlamlı kılıyor.
Kalbin bazı hakikatleri akıldan çok önce kavrıyor. İnsan yalnızca kabullenmekte gecikiyor; zira bazı gerçeklerin idraki, kendisinden daha ağır geliyor.