Bir vahşi tarafından ezilmekle kalmamış, daha önce de tüfekle vurulmuş❗️
Vücudunda 300–400 saçma izi var.
Bunları yapanlar insan olamaz.
Yaptıklarınızın bedelini hem bu dünyada hem de öbür dünyada vereceksiniz!
Matmazel, 15 yaşındaydı.
Ankara’da.
Sokakta.
15 kış, 15 yaz.
Ne doğru düzgün insan
şefkati gördü,
ne devletin korumasını.
Ama en soğuk günde
karşısına çıkan
belediye işçileri oldu.
Isınmak için girdiği metrodan
“çıkarılması” gerekti.
Çünkü onun orada olması
kimseye zarar vermese de
kendine insan diyenleri
rahatsız ediyordu.
Çünkü bu ülkede
insan kaynaklı
şiddet, pislik,
her şey normal ama
zor şartlarda
yaşayan bir sokak hayvanı
tahammül edilemezdi.
Çünkü hükümetinden
yerel yöneticisine,
ekran yüzlerinden
klavye tetikçilerine kadar
hemen herkes
ona ve türüne
açık açık savaş ilan etmişti.
Peki, nasıl çıkarıldı?
Dövülerek.
Sürüklenerek.
İşkence edilerek.
Ve 15 yıl direnmiş
yaşlı bedeni
bu “şiddeti” kaldıramadı.
Öldü.
Bu bir anlık öfke değil.
Bu bir kontrol kaybı değil.
Bu, yıllardır yukarıdan aşağıya
özenle öğretilmiş
bir davranış biçimi.
Önce kelimeler verildi:
“Tehlike.”
“Toplayın.”
“Temizleyin.”
“Uyutun.”
“Öldürün.”
“Zehirleyin.”
“Katledin.”
Sonra o kelimeler
elde sopa, silah oldu.
Matmazel’in ölümü
tek bir kişinin suçu değil.
Bu; nefretin sıradanlaştırıldığı,
şiddetin talimat sayıldığı,
hayatın değersizleştirildiği
bir düzenin açık belgesi...
Kimse üzülmek zorunda değil.
Ama kimse masum da değil.
Çünkü bir toplum,
en savunmasız olanı
nasıl yok ettiyse
öyle hatırlanır.
Bugün Matmazel.
Yarın hangimiz?
#ZulmeOrtakOlmayacağım
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
#MerhametKazanacak
Eros’un katili hâlâ dışarıda…
6 dakika boyunca tekmelendi, bağırdı, kaçamadı…
Bir kap mama için teşekkür eden küçücük bir candı o.
Sadece yaşamak istemişti.
Ama o gün, güvenmek pahalıya mal oldu.
Eros gitti.
Ama o çığlık hâlâ kulaklarımızda, o gözler hâlâ aklımızda.
Biz unutmadık.
Unutmayacağız da.
Çünkü adalet, bir canın son nefesinde gizlidir
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
#AdanadaBüyükBuluşma