Sevgili eşim Uzm. Dr. Damla Kotiloğlu Bötke, eski çalıştığı binanın 23 Nisan Depremi'nde ciddi hasar alması yüzünden, Maslak Mahallesi Muhtarlığı'nın yanında bulunan Müzeyyen Keçeli Aile Sağlığı Merkezi'ne geçmiştir.
İsteyenler, adımları takip ederek aile hekimini değiştirebilir.
19 Mart sonrası içimde birikenler ile İstanbul Film Festivali'nde izlediğim filmlerin izlenimleri aynı yazıda harmanlamaya çalıştım https://t.co/CdR9CFH07i
Tüm İstanbullulara geçmiş olsun.
Bugün yaşanan #deprem sonrası, riskli bölgelerde geceyi dışarıda geçirecek yurttaşlarımız için park alanlarında olacağız.
Çay, çorba dayanışmamız ile hazır olacak, bu gecede birbirimize destek olacağız.
Hep birlikte, dayanışmayla bu zorluğu da atlatacağız.
Güvende kalın, yalnız değilsiniz.
Bir grup IRA üyesi üzerinden örgütü ve eylemlerini anlatan, başarılı dökü-drama dizisi Say Nothing hakkında düşündüklerimi yazmaya çabaladım https://t.co/DZyCgxFpe2
NO OTHER LAND!!!!
No Other Land now has more Oscars than it did distribution offers. a great and enduring shame upon the American film industry. free Palestine forever.
Şahsi tarihimde bir dönüm noktası daha: Yaklaşık 30 yıldır düzenli olarak dergi okurum. Bazı dönemler ayda 5 dergiye bile çıkmışımdır. Focus, Sinema, Altyazı ve #tarih dergileri en uzun süre aldıklarım. Artık dergiciliğin zamana yenik düşmesiyle çoğu çıkmıyor artık. +
#tarih dergisi ise devam ediyor ama garip bir el değiştirmeyle, dergiyi kuran ekip bu ay tamamen ayrıldı ve yepyeni bir ekip dergiyi çıkarmaya başladı.
Yeni sayıda maalesef sadece derginin adı aynı. İçerik çeşitliliği ve derinliği ile editoryal müdahale çok vasat.
Bu kutuplaşan dünyada sevmek bir lüks, hele hele âşık olmak! Vedat Türkali bu ürkütücü gerçeği o kadar yalın anlatmış ki… Üstelik yarım asır önce yazılan bir romanda…
Kenan ile Günsel’in uyumsuz aşkına saygılarımla… #vedattürkali#birgüntekbaşına
@geri_donuyoruz@koenagadol@tore_sivrioglu Töre hocam Akdeniz’in Öyküsü kitabınızda neandertallerin ergen iskeletleri ile sapiensin aynı yaştaki iskeletlerinin boyut farkından bahsetmişsiniz. Neandertallerin iskelet yaşı bugünkü sapiens iskeletleri ile kıyaslanarak çıkarsanıyorken bunun nasıl mümkün olduğunu anlayamadık?
Tamamen ünsüz oyunculardan harika performanslar da cabası.
Tüm bunların yanında günümüz toplumu hakkında önemli tespitler de yapıyor. Sınıflar arası gelir adaletsizliği, çalışanların güvence yoksunluğu, yeni neslin her şeye bir oyun gözüyle bakması değindiği konulardan.
Sean Baker gerçekten çok ilginç bir film çekmiş. Öncelikle filmin eşsizliğini izlerken anlayamadım. Hatta ilk yarısında “Bu kadar düz bir filme nasıl bu ödülü vermişler” diye düşündüm. Film, komedi soslu erotik film (soft porno bile denilebilir) olarak başlıyor. +
Bu kadar gerçekçi ama acayip romantik bir sahne zor bulunur.
Baker bu garip filmi tek başına yazmış, yönetmiş ve kurgulamış. Bu kadar çok türe girip çıkmasına rağmen film çok doğal ve yalın. Geçişler de çok yumuşak, izlerken fark edilmiyor. +
Salles, 1970’te Rio de Janeiro’da ordunun ‘alıp kaybettiği’ eski bir sosyalist milletvekilinin gidişinden sonra ailesinin yaşadıklarını anlatıyor.
Ülkemizde de bunun gibi çok hikaye olduğu için film bana çok dokundu. Son bir saatinde aralıklarla usul usul ağladım.
Salles sinemayı baştan yaratmıyor ama böyle ağır bir politik dramayı olabilecek en iyi şekilde çekmiş. ‘Babanın yokluğunu’ gidişinden sonra her sahnede hissediyorsunuz. Sadece bu hissiyat bile bir sinema başarısı. Bu duyguyu göremiyoruz artık günümüz filmlerinde.