@NeslihanKarassu 1)Müdür dünyadan bir haber
2)yeni açılan pozisyona yeni mezun kişi atanmamış, o pozisyon zaten Gn Md yrd’nın yeğeni için açılmış
3)Yeni açılan pozisyon yüksek maaş formalitesi, yeni işçi oradan başka yere zıplatılacak
4)kişi giderse işini müdür yapacak o yüzden istifa ettirmemiş
Yolundan dönmek yok!
Tebrikler @GalatasaraySK@Fenerbahce
Süper Kupa finali, Cumhuriyetimizin 100. yılında Milli Mücadele’nin karargahı Ankara’ya yakışır.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE🇹🇷
Çok güzel bir mesaj geldi. Değindiği noktalar daha fazla kişiye ulaşsın istedim. Kendisinin onayı ile birlikte virgül değiştirmeden aşağıya iliştiriyorum:
Selam, akışta yazınız önüme düştü. Güzel bir yazı olmuş. Buna şu şekilde örnek de ekleyeyim. İşveren olarak mecburen çalışanlara bu zammı yapacaksınız, aksi durumda rakibe kaptırır, rekabet gücünüzü kaybedersiniz. Siz personelinize yaptığınız bu zam karşılığında piyasadan ürünü daha fazla talep etmesi anlamına geliyor. Piyasada arz edense bunun farkında ve onun içinde bu çalışana %49 hikayesi mevcut. Oda %49 yapıyor ve fiyatlarına yansıtıyor. Talep geleceği için %2-3 daha ekliyor. Eee patron adam kârından vazgeçer mi? Tabiki hayır. Ek kâr marjı da ekliyor.
Siz bu işletmeyi neden kurdunuz? Elinizde birikiminiz vardı ve enflasyon karşısında ezilmesin diye secenekleriniz;
-Faiz. Enflasyonun altında
-Borsa. Riskli, risk almak istemiyorsunuz
-Diğer yatırım enstrümanları. Çok ciddi bilgi birikimi ister, profesyonel yardım alsanız komisyonu vb. Derken getiri garantisi de yok.
-Ticaret. Bilgi birikiminiz çerçevesinde ticarete atılmak.
Siz sonuncuyu tercih ettiniz haliyle. Bu tercihte de yukarı da bahsettiğim en basit durum hali söz konusu. Buna Fiyat-Ücret spirali deniyor. Başka bir örnekle aşağıda açıklayayım çalışanınıza bu örneği sorunuz :)
Size bugün 1milyon tl maaş, çalışır mısınız? Evet sesleri yükseliyor. Pazardaki domatesin fiyatı 900bin tl ama? O zaman olmaz diyor. Size bugün 1.000 tl maaş, çalışır mısınız? Bu sefer neye göre diyor, pazarda ki domates 1krs. O zaman olur diyor. E böyle bir dünya varsa bende 1.000 tl ye çalışırım. Dolayısıyla rakamlar semboliktir. Domates örneği de işin latifesi. Aslolan asgari ücrete zam yapmak değil doğal seleksiyon olarak. Hepimizin bildiği alım gücünü arttırmak gerekiyor lakin bu yönetsel süreç ve döngü de aslında mümkün ama bir o kadar mümkün değil.
30 yaşındayım, 12 yıldır bir fiil gece, gündüz demeden çalışıyorum. Bir sürü sektörde çalıştım, okul mesleğimi de bıraktım. 6 yıldır işveren durumdayım. Balayımı da çalışarak geçirdim, cenazemi de. Eşim doğum için ameliyathaneye girdiğinde kapıda beklerken bile çalıştım. Bayram tatillerinde de çalıştım, kaza yaptığımda da çalıştım. Yorgunluktan gözüm görmez oldu, yine çalıştım. Hiç gocunmadım, gocunmam da. Şu an olduğu gibi yine çalışırım. Ama bu üstten inme kararlar artık beni bile yormaya, bıktırmaya başladı.
Türkiye gibi atmosfere sahip bir ülkede 17.002₺'lik bir maaş herhangi yaştaki bir bireye yeter mi? Yetmez. Kesinlikle yetmez. Ailesiyle yaşasa, kira ödemese, fatura ödemese, üstüne yol parası alsa da yetmez. Ancak 1-2 yıl çalışacak, kredi kartına limit edinecek de "borçlanarak" yaşayabilecek.
Enflasyonun sebebi ben değilim. Ne benim sattığım hizmet ne de bu hizmeti satarken kullandığım herhangi bir ürün enflasyon kalemleri arasına bile girmiyor. Ama sebep olmadığım bu enflasyon ilk beni eziyor.
Ben sade bir vatandaşım. Bir tane ihale almadım. Bir tane devlet kurumuna fatura kesmedim. Bir tane ayakçı komisyoncunun işini yapmadım. Alın teri dökerek, hayatımdan vererek çalıştım.
Lisede bilişim okuyan öğrencilerin, üniversitede tasarım okuyan öğrencilerin en çok istediği staj yerlerinden birisi oldum. Her bir stajyerle bizzat, tek tek, saatler, günler, geceler, aylar harcayarak ilgilendim. Her birisine devletin belirlediğinin üzerinde para verdim.
Covid başladığında tüm müşterilerime e-ticaret sitesini hediye ettim. Bazı müşterilerimin mağazalarında geceler geçirip, stok sistemini aktardım. Bir kuruş kâr etmedim. Herkes için buhran dönemiydi, benim de elimden gelen buydu, yaptım.
6 yıldır, hangi ay beklentinin üstünde kâr ettiysem tüm personel arkadaşlarıma eşit dağıttım. Yol parası zamlandı, ikiletmedim. "Hayır bu yılın bütçesi bu" demedim. Deneme süresi diye kimseyi bekletmedim. Çalıştığı gün/saat kadar herkesin emeğinin karşılığını verdim.
Ben de herkes kadar insanım. Evrende herkes kadar yer kaplayan sade bir insanım. Sabır taşırım, umut taşırım. Mutluyumdur, mutluluk da taşırım. Beni kolay kolay kimse mutsuz görmez. Taşıdığım umut, mutluluk, sabır; bana da yeter, çevreme de yeter. İyi bir insan olmayı arzuluyorum. İyi bir insan olmak için de çabalıyorum. Sistemin değdiğim her noktasını düzeltmeye çalışıyorum. Haksız, hukuksuz, adaletsiz hiçbir düzene boyun eğmeden, bir başıma da olsa doğruların ışığında kalmaya çalışıyorum. Kulağa harika geliyor belki, ama bu da benim ticari rekabet gücümü kırıyor.
Sebebi olmadığım enflasyonun sonucunu çekmek beni -bile- pes! noktasına getirtti. Sebebi olmadığım enflasyonu var edenlerden de 29 yaş altı 1 yıl Bağkur ve gelir vergisi desteği ve 1 personelin İŞKUR'dan 6 aylık maaşı dışında hiç bir destek görmedim.
Bir günde personel maliyetim bana sadece 33 gün süre tanınarak %49 artırıldı. Ben bu 33 gün süre içerisinde;
- Ya tüm hizmetlerime %49 personel maliyeti yükselişini zam olarak yansıtacağım.
- Ya hizmet kalitemi düşürecek, müşteri başına ayırdığım zamanı azaltacak, daha fazla müşterinin peşine düşecek, müşterilere büyük vaatler verecek ve küçük gerçekliklerle yetinmelerini bekleyeceğim.
- Ya hizmet kalitemi sabit tutacak, daha fazla personel yatırımı yapacak, daha fazla müşteri peşine düşecek, sisteme tam dahil olmamış bir ekibin sisteme yeni giren müşterilere hizmet sunmasını bekleyeceğim.
- Ya da kapatıp gideceğim.
1. seçeneği seçersem, enflasyonun yükseltenler alanına giriş yapıyorum.
2. seçeneği seçersem, "coğrafya kaderdir" diyor, çoğunluğa uyum sağlıyorum.
3. seçeneği seçersem, kumar oynamış oluyorum.
4. seçeneği seçersem, sanırım benden bekleneni yapmış oluyorum. :)
17.002₺'nin herhangi bir vatandaşa yeteceğine inanmıyorum.
17.002₺'nin zamsız ya da desteksiz ödenebileceğine inanmıyorum.
17.002₺'nin birçok esnafın/hizmet sağlayıcının sonunu getireceğine inanıyorum.
Enflasyonu; gider dengesini tabana yayarak çözmenin doğru bir perspektif olmadığına inanıyor, atılacak adımların -gelecekteki bir ütopyada- bu yönde atılması gerektiğini düşünüyorum.
Hayatıma dönüp baktığımda iyi bir şeyden mahrum edildiğimi düşündüğüm her seferinde aslında daha iyi şeylere yönlendirilmiş olduğumu fark ettim.
Her ne olursa olsun, Allah’ın hükmünün sizin için en uygun ve en yararlı olduğu hususunda kalbinizi ikna etmelisiniz.
İmam Gâzâli
Psikoloji öfke kontrol sorunu der, depresyon der, anksiyete der..
Bense, “Kişinin varoluşuna uygun olmayan bir ilişkide, hayatın içinde sıkışıp kalmış olmasının çığlıkları.” derim.
Olgunlaştıkça tüm fazlalıklardan arınıp sadeleşmek istiyorsun. Tüm kaosun ve çatışmaların dışında, sakin ve huzurlu bir yaşam istiyorsun. Hiçbir saygısızlığı ya da değersizleştirmeyi tolere etmek istemiyor, tüm bu saçmalıklardan uzak durmak istiyorsun.
Şey mi bu şimdi, muhalefete muhalefet olan muhalefet partisinin, ana muhalefet partisinden iki belediye başkanının adaylığına muhalefet edildiği için muhalefete muhalefet olmak ? Muhafeleleleleleley
Tevekkül;
Bütün dünya bir araya gelip engellese dahi Allah'ın senin için takdir ettiği şeyin sana ulaşacağına,
*
Bütün dünya bir araya gelip sana yardıma çalışsa bile Allah'ın senin için takdir etmediği bir şeyin sana ulaşmayacağına inanmaktır.
İmam Gazali