Aile hekimliği çalışanlarının yükü her geçen gün artıyor, hakları ise sistem içinde eriyor.
Hekim başına düşen hasta sayısının düşürülmesi, iş yükünün dengelenmesi artık bir tercih değil zorunluluktur. HYP uygulamalarında adaletsiz ücretlendirme kabul edilemez; doktoru olmayan birimlerde çalışanların emeği bağımsız şekilde karşılanmalıdır.
Gelmeyen hastalar üzerinden yapılan kesintiler, yansımayan muayene sayıları nedeniyle oluşan hak kayıpları derhal giderilmelidir. Her ay farklı hesaplanan, anlaşılması güç bordro sistemi çalışanları belirsizliğe mahkûm etmektedir. Şeffaf, izlenebilir ve standart bir ücretlendirme sistemi şarttır.
Türkiye’nin bir ilçesinde farklı, başka bir ilinde farklı uygulamalarla yürüyen bir aile hekimliği sistemi sürdürülebilir değildir. Ülke genelinde eşit, net ve uygulanabilir standartlar oluşturulmalıdır.
Ebe ve hemşirelerimizin maaş katsayıları yeniden düzenlenmeli, keyfi kesintilere son verilmelidir. Aşı reddi gibi toplumsal bir sorumluluğun faturası sağlık çalışanlarına kesilemez. Sarf ve cari giderler hekimlerin omuzlarından alınmalı, kamu tarafından karşılanmalıdır.
Parçalı dijital sistemler yerine tüm süreçlerin tek merkezde toplandığı, hızlı ve entegre bir altyapı kurulmalıdır.
Sağlık çalışanlarının emeğini değersizleştiren değil, güçlendiren bir sistem istiyoruz.
İş barışını bozan değil, koruyan bir düzen talep ediyoruz.
Sağlık Bakanlığı’nı bu sorunlara kalıcı ve adil çözümler üretmeye davet ediyoruz.
Aile Sağlığı Merkezleri’nde görev yapan çalışanlarımızın sesi olmaya devam ediyoruz.
Sahada fedakârca görev yapan sağlık emekçilerimiz; artan iş yükü, personel yetersizliği, performans baskısı ve özlük haklarına ilişkin sorunlarını açıkça dile getiriyor. Birinci basamak sağlık hizmetinin bel kemiği olan Aile Sağlığı Merkezleri, sürdürülebilir bir sistem ve güçlü bir destek olmadan ayakta kalamaz.
Bu video, görmezden gelinen sorunların, ertelenen taleplerin ve çözüm bekleyen başlıkların ifadesidir.
Aile Sağlığı Merkezleri’nde görev yapan çalışanlarımızın sesi olmaya devam ediyoruz.
Sahada fedakârca görev yapan sağlık emekçilerimiz; artan iş yükü, personel yetersizliği, performans baskısı ve özlük haklarına ilişkin sorunlarını açıkça dile getiriyor. Birinci basamak sağlık hizmetinin bel kemiği olan Aile Sağlığı Merkezleri, sürdürülebilir bir sistem ve güçlü bir destek olmadan ayakta kalamaz.
Bu video, görmezden gelinen sorunların, ertelenen taleplerin ve çözüm bekleyen başlıkların ifadesidir.
Aile Sağlığı Merkezleri’nde görev yapan çalışanlarımızın sesi olmaya devam ediyoruz.
Sahada fedakârca görev yapan sağlık emekçilerimiz; artan iş yükü, personel yetersizliği, performans baskısı ve özlük haklarına ilişkin sorunlarını açıkça dile getiriyor. Birinci basamak sağlık hizmetinin bel kemiği olan Aile Sağlığı Merkezleri, sürdürülebilir bir sistem ve güçlü bir destek olmadan ayakta kalamaz.
Bu video, görmezden gelinen sorunların, ertelenen taleplerin ve çözüm bekleyen başlıkların ifadesidir.
Aile Sağlığı Merkezleri’nde görev yapan çalışanlarımızın sesi olmaya devam ediyoruz.
Sahada fedakârca görev yapan sağlık emekçilerimiz; artan iş yükü, personel yetersizliği, performans baskısı ve özlük haklarına ilişkin sorunlarını açıkça dile getiriyor. Birinci basamak sağlık hizmetinin bel kemiği olan Aile Sağlığı Merkezleri, sürdürülebilir bir sistem ve güçlü bir destek olmadan ayakta kalamaz.
Bu video, görmezden gelinen sorunların, ertelenen taleplerin ve çözüm bekleyen başlıkların ifadesidir.
5 Ocak’ta Devlet Memurları Konfederasyonu olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde gerçekleştirdiğimiz eylem, memurun içine sürüklendiği ağır geçim krizini tüm açıklığıyla ortaya koydu.
Taş devri mizanseniyle; TÜİK’in açıkladığı rakamlar ile memurun mutfağında yaşanan gerçekler arasındaki derin uçurumu kamuoyuna gösterdik.
Genel Başkanımız Osman Kaya, basın açıklamasında yetersiz maaş artışlarının memur ve emekliyi borç, kira ve fatura sarmalına mahkûm ettiğini net ifadelerle dile getirdi.
Bu haklı duruş, ulusal ve yerel haber kanallarında geniş yer buldu.
Hazırladığımız bu video, o gün yükselen sesimizin ve kamuoyunda oluşturduğu etkinin açık bir belgesidir.
Bu bir gösteri değil; memurun 21. yüzyılda yaşamak zorunda bırakıldığı tablonun özetidir.
Sadaka değil, adil ücret istiyoruz.
Geçim kaygısı değil, insanca yaşam talep ediyoruz.
🚨MEMUR YİNE TÜİK ÜZERİNDEN SEFALETE MAHKUM EDİLDİ🚨
♦️Aralık ayı enflasyon %0,89
yıllık enflasyon ise %30,89 olarak görülmektedir
♦️Son 6 aylık enflasyon rakamları dikkate alındığında memurlar için %6,85 enflasyon farkı oluşmuştur.
♦️2026 Ocak için toplu sözleşme zam oranı %11 enflasyon farkı ile birlikte %18,61 olarak belirlenmiştir.
❌TÜİK Verileri Gerçek Enflasyonu Maskelemektedir
❌Enflasyon farkı zam değildir.
👉Geçmişe dönük alım gücünün telafisi için tek çözüm; memura yapılacak %100 zamdır.
#tüik #memurdiyorki #memurgeçinemiyor #EmekliMemur
Sağlık Bakanlığı promosyon görüşmelerinde 90.000 TL + 10.000 TL parapuan üzerinde anlaşmaya varıldığı yönündeki iddialar sağlık çalışanlarının beklentilerinden oldukça uzaktır!
Sağlık çalışanlarının alın teri, emeği ve fedakârlığı düşük rakamlarla ölçülemez.
Promosyonlar; adil, güncel ekonomik koşullara uygun ve emeğin karşılığını yansıtacak düzeyde olmalıdır.
Genç Sağlık Sendikası olarak talebimiz nettir:
➡️ Promosyon en az 3 maaş olmalıdır.
#SaglıktaAdilPromosyon
İMZA KAMPANYASI BAŞLATIYORUZ!
👉🏻Devam eden promosyon anlaşmalarında teklif edilen tutarlar oldukça düşük ve yetersizdir.
👉🏻Bu duruma karşı kayıtsız kalmıyor ve anlaşmanın bakanlık tarafından tek elden yapılması ve en az 3 maaş verilmesi hususunda ülke geneli imza kampanyası başlatma kararı aldık.
👉🏻Memurun ekonomik kaygılarını sonlandırmak hepimizin ortak görevidir. @gencsagliksend @DMKonfederasyon
Aile hekimliği birimlerine düzenli olarak aktarılan sarf malzemesi bütçelerine rağmen, kaynakların sahada ihtiyaçlara tam olarak yansımadığı görülmektedir. Sahadan gelen bildirimlerde; tıbbi malzeme temininde aksaklıklar, elektrik ve doğalgaz giderlerinde karşılanma güçlükleri, temizlik malzemesi yetersizliği, personel ücret dengesizlikleri ve hemşirelere bilgisayar temin edilmemesi gibi sorunlar bildirilmektedir. Bu aksaklıkların giderilmesi için Sağlık Bakanlığına başvuruda bulunduk.
Aile hekimliği uygulamasında sahada kullanılan Sina, Aşıla, Melis ve benzeri farklı yazılım programlarının mevcut durumda birbirinden bağımsız şekilde işlem görmesi, hekim ve sağlık çalışanlarının iş yükünü artırmakta ve zaman kaybına sebep olmaktadır.
Tüm aile hekimliği işlemlerinin tek bir yazılım çatısı altında entegre edilmesi için Sağlık Bakanlığı'na başvuruda bulunduk.
Aile Sağlığı Merkezi Çalışanlarının maaş bordrolarında belirsizlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Aynı puanı alıp aynı performansı göstermelerine rağmen bordrolarda farklı maaşlar yer almakta, bu da adalet ve çalışma barışını zedelemektedir. Konuyla ilgili gerekli düzenlemelerin yapılması için Sağlık Bakanlığı’na başvuruda bulunduk.
Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına rağmen, aile sağlığı biriminde hekim bulunmaması halinde, boş kadrolu aile sağlığı birimlerinde görev yapan aile sağlığı çalışanlarının HYP ödemelerinden kesinti yapılmaya devam edildiği görülmektedir. Bu durum, hem hukuka hem de hakkaniyete aykırılık teşkil etmektedir.
Boş kadrolu aile sağlığı birimlerinde görev yapan çalışanlardan yapılan HYP kesintilerinin kaldırılması, birim doktoru atanana kadar ödemelerin korunması, bugüne kadar yapılan kesintilerin geriye dönük olarak ödenmesi için Sağlık Bakanlığına başvuruda bulunduk.
Bugün aile hekimleri yoksulluk, ebe, hemşireler açlık sınırı civarı ücret aldılar. Yatırılan ücret, yılbaşı öncesi ele geçen ücrete eşit. Nerde yeni yıl zammı, enflasyon farkı, teşvik ücretleri. Kendi çalışanlarını düşünmeyen, siyasi popülizm yapan @drmemisoglu İSTİFA etmelidir.
Mevcut koşullar düzeltilip, çalışan mağduriyetine son verilmelidir.
Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının emeklerinin karşılığı verilmediği müddetçe, Ebe ve Hemşire açığının kapanmasından söz edemeyiz.
@RTErdogan@drmemisoglu@suayipbirinci