@ProfHilmiDemir Bu yıl kendisini bir programa davet etmeyi ve bu sayede de tanışmakla şerefyab olmayı planlıyorduk. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah
@turkhafiza2 Türk, asırlardır iki şeyi unutmadı; biri hürriyet, diğeri ihanet.
Hürriyet için son nefesine kadar savaştı
İhanetin de son nefesini hep eliyle aldı
Han Tepe ve Kale Tepe, Çukurca'da pkk'nın kutsal yerleridir buralar. İşte 2010 saldırısında 8 şehit verdik Hantepe'de.
Yaralılarımız da vardı hani yaralı kurtuldu diye düşündüklerimiz öyle sandıklarımız öyle mi acaba ?
Yusuf o saldırının gazisiydi. Hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Hala da eskisi gibi değil bir ananın göğü delen mıh gibi sorusu kaldı geriye:
"Eski Yusuf'um nerede benim?''
Ömrünü Türk milletinin ve Cumhuriyet'in meselelerini dert edinerek geçirmiş dava adamı, gazeteci ve yazar Nihat Genç'i vefat yıl dönümünde rahmet ve saygıyla yad ediyoruz.
Ahmet Anapalı adında bir beyefendinin İttihat ve Terakki üzerine çektiği bir videoya rastladım. Videoda ciddi hatalar var, bazılarını kısaca belirteceğim:
1) Mekteb-i Tıbbiyelilerin kurduğu cemiyet İttihat ve Terakki değil, İttihâd-ı Osmânî'dir.
2) Videoda Ahmed Arif diye birinden bahsediliyor. Böyle bir kişi yok, Ahmed Rıza Bey olacak doğrusu.
3) İttihat ve Terakki'yi FETÖ ya da diğer terör örgütlerine benzetmiş ki alakası yok. Çok ciddi bir anakronizm bu.
4) Videoda 1877 senesinde Meclis-i Mebusan'daki gayrımüslim mebusların sayısı Müslüman mebusların sayısının iki katıdır denilmiş. Yanlış. Müslüman mebuslar meclisin %50'sinden fazlasını oluşturuyordu.
5) 31 Mart Vakasını 28 Şubat'a benzetmiş. Gerçekten şaşkınlıkla izledim bu kısmı. 31 Mart İsyanı komplike bir vakadır. Muhtelif sebepleri vardır.
https://t.co/dEQAAdxg9Z
Prof. Dr. Halil İnalcık:
“Tanzimat'tan sonra Türk aydınları, azınlık liderlerine yalvarırdı:
‘Gelin; Ermeni, Kürt, Rum, Arnavut yerine Osmanlıyız diyelim.’
Kabul ettiremediler. Türkler hariç, hepsi etnikçilik yaptı.
Ne zaman ki Cumhuriyet kuruldu ve Atatürk, ‘Büyük Türk Milleti’ diye ortaya çıktı; hepsi ağız değiştirip Osmanlıcı kesildi.”
pofuduklar. alt tarafı özür dileyeceksiniz. federasyonuyla, hocasıyla, topçusuyla ağlamanız bitmedi bir haftadır. turnuvada sıfır çektiler suçlusu biz olduk amk.
Hayırdır oğlum? Evde evladınızı, ana-babanızı bırakıp cepheye mi gittiniz? Hudutta nöbette misiniz? Sürekli sizin moralinizi iyi tutmak zorundayız, eleştirirken sizin istediğiniz seviyede eleştirmeliyiz, üzmemeliyiz. Bodrum’da villa, milyon lira prim alırken bize mi soruyorsunuz?
Bu olay öyle bir olay ki, o dönem bir film olsa en epik sahnelerinden olurdu.
Türkçü bilinen Rıza Nur, Maliye Bakanı Renda'yı mecliste anti-Türkçülükle suçlar. O gün mecliste olmayan Renda, konuyu öğrenir, bir sonraki oturumda Rıza Nur'a bir şans tanır ve sözünü geri almasını ister.
Rıza Nur sözünü geri almayınca, İttihatçıların en nazik adamı Renda, kürsüde bir öldürücüye dönüşür ve Rıza Nur'un geçmişte Türk karşıtı Arnavut isyanına silah desteği verdiğini ve bölücülük yaptığını ifşa eder.
Bu ifşa mecliste öyle şok etkisi yaratır ki locada oturan Atatürk bile şaşkınlığını gizleyemez ve Nutuk'ta bu hadiseden bahsetme gereği duyar.
Rıza Nur söylenenleri inkar edemez. Sadece o devirde kimsenin Türkçü olmadığını gevelemeye çalışır. Tabi bu kez Türkçü mebusların tepkisini çeker.
Bu hadise deyim yerindeyse Rıza Nur'un ayarını bozar. Onu siyasi bir ölü haline getirir ve en naziği dahi olsa bir İttihatçıya Türklük üzerinden saldırmanın ne kadar ölümcül hata olduğunu gösterir.