🔴 Deniz Zeyrek’ten Mehmet Şimşek’e:
📍Sen neden bana yapmadığın şeyi yabancıya yapıyorsun?
📍Ben 180 bin TL maaş alınca, işverene maliyetim 270 bin TL oluyor.
📍Ama yabancının maliyeti 180 bin TL olacak.
📍Ben neden 90 bin TL fazla ödeyeyim? Ben de taksiye binmek, tatile gitmek istiyorum.
📍Çaresiz kalmışsınız, yabancı sermaye getirmeye çalışıyorsunuz.
📍Yabancılara Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş imtiyazlar veriyorsunuz.
3 yılda emekliye %170 artış yapılırken memura %450 artış yapıldı.2016da 3.6 milyon olan kamu çalışanı sayısı 2026da 5.5 milyon oldu. Hem maaşlar piyasaya göre 2.5 kat arttı hem sayı %60 arttı. Personel ödemesi 8 trilyon değil 3 trilyon olmalıydı. Nasıl tasarruf bu @memetsimsek !!
TEBRİKLER!
Mehmet Şimşek 35 ay önce yüzde 38,21 ile teslim aldığı TÜFE'yi "başarılı" bir dezenflasyon programıyla yüzde 32,43'e indirmiş!
Avrupa'da ve bölgede İran'dan sonra açık ara en yüksek enflasyona sahip ülke Türkiye!
Bravo!
Sayın @memetsimsek ekip olarak ağır başarısızlığınız artık saklanacak gibi değil. Yarattığınız yaşam krizinin telafisi için adım atmaya devat ediyorum sizi.
- Aylık TÜFE %4,2.
- Emeklilere layık gördüğünüz zam yıllık %12,2.
- İlk dört ayda enflasyon %14,6.
- Sene sonu resmi hedef %16.
- Nisan ayında yıllık enflasyon %32,4.
- Asgari ücret 28 bin, bugün açlık sınırı 35 bin.
- Geniş işsizlik %35,1'le, ISO PMI 45,7'yle pandemi seviyelerinde krize işaret ediyor.
Çalışan da, işveren sanayici de çöküşte.
Bu durum bir utanç vesilesi olur mu hanenizde?
Yoksa bahane üretmeye devam mı?
Yabancı sıcak para sahiplerinin tatlı övgülerine mi sığınacaksınız yine?
🔴 SAYIN MEHMET ŞİMŞEK BAKANIM,
Göreve geldiğiniz günden bu yana aynı cümleyi duyuyoruz:
“Bugün değilse yarın düzelecek.”
Ama o yarın bir türlü gelmedi.
Aradan yıllar geçti. Enflasyon düşmedi, hayat pahalılığı azalmadı, esnaf nefes alamadı.
Hep “tünelin ucunda ışık göründü” diyorsunuz ama ne kadar uzun bir tüneldir ki sizin gördüğünüz o ışığı milletimiz bir türlü göremedi, göremiyor…
Aksine, vatandaş her geçen gün biraz daha yoksullaştı, biraz daha umutsuzlaştı.
Çarşıda, pazarda, sokakta insanların yüzüne bakın; umut değil, kaygı görürsünüz.
Esnafın kasasına memur oturtup bir günkü hasılatı ortalama kabul ederek vergi yazmak adalet midir?
10.000 TL, hatta 1.000 TL borcu olanın hesabına haciz koymak; trafik cezası yüzünden insanın arabasını bağlamak Allah’tan reva mıdır?
Arabasını bağladığınız için çoluk çocuğuyla yolda kalan insanların vebali kimin omzundadır?
Ama milyarlarca lira vergi borcu olanlara neden aynı kararlılığı göstermiyorsunuz?
Neden küçük esnafın ensesindesiniz de büyük borç sahiplerinin kapısına gitmiyorsunuz?
Sayın Berat Albayrak döneminde döviz bir lira oynadığında kıyamet koparanlar bugün neden suskun?
O günlerde algı operasyonu yapanlar, bugün yaşanan gerçek sıkıntıyı neden görmezden geliyor?
Size neden kimse hesap sormuyor?
Her şey elinizde deniyor. Yetki sizde. İmkân sizde. Ama sonuç yok.
Her gün “yarın düşecek, yarın düzelecek” diyerek bu millet üç yıldır enflasyonun düşmesini sabırla bekliyor.
Artık sabır taştı.
Eğer bu işi bilmiyorsanız, bırakın.
Biliyorsanız, bu zulüm niye?
Siz ekonomist misiniz, finansçı mı?
Ekonomist olsaydınız; kıt imkânlarla milletin refahını artırmanın yollarını arardınız.
Üretimi güçlendirir, esnafı ayağa kaldırır, dar gelirliden değil israftan tasarruf ederdiniz.
Yoksa finansçı mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?
Havada uçan kelebekten, yerdeki ottan nasıl vergi alınır hesabı mı yapıyorsunuz?
Bu anlayış ne Türkiye’nin ruhuna uyuyor, ne bu milletin vicdanına, ne de inancına.
Her gün telefonlarımız çalıyor:
“1.000 TL için aracım bağlandı” diyenler,
“Vergi borcundan hesabıma bloke kondu” diyenler,
“Evime icra geldi” diye ağlayanlar…
Bu ülkenin insanı düşman değil.
Milletimiz vergi vermekten kaçmaz; yeter ki adalet görsün.
Yeter ki yük adil dağıtılsın.
Yeter ki küçük ezilirken büyük korunmasın.
Türk halkı sizden şeffaf bir hesap bekliyor.
Neyi, neden yaptığınızı açıkça anlatmanızı istiyor.
Fedakârlık isteniyorsa, bu fedakârlık herkesten eşit istenmeli.
Sayın Bakanım,
Sayın Cumhurbaşkanımız size güvenerek bu görevi verdi.
Ekonomiyi toparlamanız, millete nefes olmanız için sizi bu makama getirdi.
Ama bugün gelinen noktada, uygulanan politikalar en büyük zararı bizzat sayın Cumhurbaşkanımıza vermektedir.
Çünkü sahadaki tablo ile anlatılanlar örtüşmemekte, bunun siyasi bedelini milletin gözünde sayın cumhurbaşkanımız ödemektedir.
Bu gidişat sadece ekonomiyi değil, güveni de zedeliyor.
Unutmayın; ekonomi rakamlardan ibaret değildir, güvenle ayakta durur.
Artık “yarın” değil…
Bugün konuşma zamanı.
Bugün çözüm zamanı.
Bugün adalet zamanı.
Bursa’damızık birliği’nden istifa ediyorum. Üreticinin çığlığını daha gür bir sesle dile getirebileceğim yeni bir mecraya katıldım. Gaye salt eleştirmek değil çözüm önerilerinde net bir şekilde masaya koyabilmektir ve memlekete faydalı olmaktır.
Ankara, Esenboğa Havalimanı'nda 80 TL’ye satılan suya tepki gösteren çiftçi:
"Bir su 80TL olur mu? Su alamadım elim titredi. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Bu para kime gidiyor?
Yazık günah ya memleket ne hale gelmiş.”
Markette 10 liraya satılan suyu 80 liraya satmak soygundur.
Sencer Solakoğlu:
"Dünyada fındık fiyatları 90-110 TL iken Türkiye'de 200 TL fiyat açıklanıyor ama üretici yine memnun değil.
Biz dekardan 90 kg alırken, ABD'de 250 kg alıyor.
Göreceksiniz fındık çok kısa süre sonra Türkiye'de üretilmeyecek.
Şımarmış ve hiçbir verimlilik için bir gayesi olmayan bir üretici kitlesinin tembelliğinin sonucunda dünya geldi ve şuanda bizi solluyor"
Türk sporunun öncüsü Galatasaray, modern tasarım çizgisi, yüksek üretim standartları, kalite ve yaşam alanlarına değer katma vizyonuyla mobilya sektörünün öncü markalarından @alfemo ile Futbol A Takımımızın forma yan sponsorluğu anlaşmasına imza atıyor.
Anlaşmanın imza töreni daha sonra duyurulacaktır.