Hayatın kötü bir noktadaysa, stresliysen ve hep bir kaygı hissediyorsan
Scott Adams'ın kaygıyı saniyeler içinde susturmak için kullandığı 9 zihinsel hile:
1. Ölüm döşeğinde olduğunu hayal et.
🚨 UN UTILISATEUR A DEMANDÉ À CHATGPT COMMENT VIVRE JUSQU’À 150 ANS.
La réponse était simple et surprenante.
ChatGPT a analysé DES MILLIONS de données et la conclusion était que ce n’est ni l’alimentation, ni l’exercice, ni la génétique.
Le principal facteur de longévité est...
Zengin insanların sırrı çok çalışmaları değil.
Hepsinin ortak noktası, oyun teorisini çok iyi bilmeleri.
Alın size 5 dakikalık oyun teorisi kursu. Türkçe altyazılı.
İzledikten sonra bana teşekkür edeceksiniz.
Geçen hafta Claude ile 6 saatimi dijital ayak izimi silmeye ayırdım.
Adım, telefonum ve adresimin bulunduğu 47 kaydı sildirdim. Kullanmadığım 12 eski hesabı tamamen kapattım.
Nasıl yaptım, adım adım anlatıyorum:
İnsanları gerçekten anlayabilmek için şu kavramları anlaman gerekir..
• Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi
• Seyirci Etkisi (Bystander Effect)
• Dunning - Kruger Etkisi
• Bağlanma Teorisi
• Stockholm Sendromu
• Bilişsel Davranışçı Terapi
• Pygmalion Etkisi
• Ayna Nöronlar
• Duygusal Bulaşma
• Halo Etkisi
• Öğrenilmiş Çaresizlik
• Carl Jung’un “Gölge Benlik” kavramı
• Joseph Campbell’ın “Kahramanın Yolculuğu”
• Toksik Pozitiflik
• Temel Yükleme Hatası
• Doğrulama Yanlılığı ve bunun gerçekliği nasıl şekillendirdiği
• Backfire Etkisi
• Terror Management Theory (Ölüm Kaygısı Yönetimi Teorisi)
• Sosyal Karşılaştırma Teorisi
• Kıtlık zihniyeti ile bolluk zihniyeti arasındaki fark
• İnsanların neden hikâyelere ihtiyaç duyduğu
• Kabilecilik psikolojisi
• Yalnızlığın insan psikolojisini nasıl etkilediği
Büyük Taarruz sonrası Atatürk’ün esir Yunan askerine sorduğu tarihi hesap:
"Kendi vatanınızda Türk düşmanlığını öğrenip saldırdınız, şimdi bedelini ödüyorsunuz!"
Bu hafta 1 yılımı çaldı
O yüzden paylaşmak istediğim şeyler var geçen yıl ağustos ayında abd tarafında 1 yılda %196 gibi bir spot büyüme elde ettim ve gayet sade bir şekilde paylaştım.
Bu paylaşımı benden başka hatırlayan kalmadığına %100 eminim, 2 hafta sonra 2. yıl olacak ve neredeyse 1 yıldır bu paylaşımın baskısı içimde az bile olsa vardı kendimle yavaş bir yarış içindeydim ve sanki %100 kontrol bende gibiydi.
geçen haftaya kadar her anlamda baya yol geldim ve geçen yıldan bilgi ve seviye olarak iyi bir yerde olduğuma eminim. İşte 2 hafta önce artık 1 yıl yaklaşıyor geçen yılı geçmeliyim baskısıyla ki ben şu an bunu anlıyorum,hiç bana uygun olmayan bir şey yaptım.
Twitter yardımıyla sandisk ile tekrar tanıştım ilk görüşüm değil neredeyse 1 yıldır çok yüksek değerleme olduğu için ne yaptığına bile bakmadığım şirket görünce kazananlar adına sadece mutlu oluyordum...
Sonra geçen haftalarda etkilenip araştırmaya başladım ama almak için değil ve öyle bir hikaye çıktı ki karşıma ve öyle verilerle geldi ki gittim yıllık %3700 yükselip oradan %3300 civarlarına gelen sndk'i aldım... Ve bu haftaya kadar 2. grafikte olan yıllık büyümem geçen yıl büyümeme %10 uzaktaydı şu an %80 e düştü yıllık kâr oranım ...
O öylesine yaptığımı sandığım paylaşım ve sosyal medya beni 1 yıldır görüp yüzüne bakmadığım şeyi aldırdı... ve bu hafta %40+ düşünce aptallığımı anladım bakmayın ortalamam 1640 falan öyle çok aptalca girmedim sanıyordum (ama yıllıkta $1640 = %3250 yükseliş ) yani çok aptalca..
2 Hafta önce efe abinin bu önemli yazısını okuduğumda çoğu bölümde bu aşamayı geçtim diye düşünüyordum çünkü yazdığı şeylerin çoğunu ilk efe abiden duymamıştım ve bayadır uyguluyordum hayatıma. Ve işin en ironik kısmı bu hatayı bu yazıdan hemen sonra yaptım.
Efe abinin anlattığı onca şey öneriler alıntılar bende sadece göt kalkmasına neden oldu...
Normalde genel anlamda çok aptal olduğumu çok iyi bilen birisiyim ama bu konuda hayatın kalanına kıyasla rakamlar datalar vs vardı ve somut rakamlar bugüne kadar bunu desteklemiyordu.
İşte o yüzden başaramadım geçen yıla kıyasla bu yıl %50 den daha aşağı bir başarıyla duruyorum...
insan bazı yerlerde kendiyle bile yarışmamalı kendi attığım bir twitin egom üzerinde bu kadar etkisi olması utanç verici.
Son olarak efe abinin yazısı üzerinden şunu söyleyeceğim içinde bildiğiniz sizden parçalar olan şeyleri okurken sürekli kendinize aptal olduğunuzu hatırlatın ve oradan ne alacağınıza bakın asla benim durumuma düşmeyin sanırım bu yazıyı okuyup götü kalkan tek kişiydim 2 haftanın sonunda aynı yazıyı tekrar okudum ve şimdi anlayabildim.
Herkese başarılar efe abiye bu makale için ayrıca teşekkürler
Trade'e ilk başladığım zamanlarda disiplini tamamen yanlış anlıyordum. Disiplin benim gözümde sabah erkenden kalkmak, bütün gün grafik izlemek, her hareketi kaçırmamaya çalışmaktı. Ne kadar fazla ekran başında kalırsam o kadar iyi trader olacağımı düşünüyordum. Meğer bunların hiçbirinin disiplinle alakası yokmuş.
Gerçek disiplin, hiçbir şey yapmaman gereken zamanı bilmekmiş.
Market sürekli hareket ediyor, X'de herkes PNL'lerini paylaşıyor ve Telegram gruplarında sürekli kazanıldığından bahsediliyordu. İster istemez insanın aklına aynı soru geliyor: "Ben neden işlemde değilim?"
İşte traderın karakteri tam da burada ortaya çıkıyor.
Disiplin; işlem açmak kolayken zor olanı yapıp A+ setupı bekleyebilmektir. Grafik sana net bir fırsat vermiyorken kendine zorla senaryo yazmamaktır. Stop olduktan sonra piyasaya sinirlenip intikam işlemi açmamaktır. Kârdayken daha fazlasını istemeyip plana sadık kalabilmektir.
Aslında disiplinin büyük kısmı işlem açarken değil, işlem açmamayı seçerken ortaya çıkıyor.
Bugün geriye dönüp baktığımda bana en çok para kazandıran işlemleri değil, açmadığım işlemleri hatırlıyorum. Sırf canım istedi diye girmediğim işlemleri... Planıma uymadığı için pas geçtiğim fırsatları...
Belki o gün para kazanmadım. Ama sermayemi korudum. Psikolojimi korudum. En önemlisi de kendime olan güvenimi korudum. Uzun vadede bunlar tek bir işlemin kazancından çok daha değerli.
Birçok kişi piyasada başarının daha iyi analiz yapmak olduğunu düşünüyor. Ben artık öyle düşünmüyorum. İyi analiz yapan çok insan var. Ama kendi analizine sadık kalabilen insan sayısı oldukça az.
Traderı diğerlerinden ayıran şey de tam olarak bu.
Disiplin; mükemmel olmak değildir. Her gün kusursuz işlem almak da değildir. Disiplin, hata yaptıktan sonra bile kurallarına geri dönebilmektir. Kötü bir gün geçirdiğinde position size büyütmemektir. İyi bir gün geçirdiğinde kendini yenilmez sanmamaktır. Her gün aynı ciddiyetle masaya oturabilmektir.
Çünkü bu işte seni büyüten tek bir işlemden ziyade seni büyüten şey; yüzlerce doğru kararın üst üste birikmesidir.
Ve o doğru kararların büyük bir kısmı, aslında 'gereksiz' işlem açmama kararıdır.
Trade günlüğü tutuyorsan sadece giriş ve çıkış fiyatını yazma.
Bunları da not al:
İşleme neden girdin?
İşleme girmeden önce kendinden ne kadar emindin?
İşlem sırasında plana sadık kaldın mı?
Çıkış yaptıktan sonra aynı işlemi tekrar açar mıydın?
Bir süre sonra ilginç bir şey fark edeceksin.
Para kaybettiğin işlemlerden çok...
Aynı düşünce hatalarını tekrar ettiğini.
İyi bir trade günlüğü, işlemleri değil kararlarını analiz etmeni sağlar.
Yeterince para yapıp kesinlikle kendinizi bu iğrenç sektörden kurtarın, yapamıyorsanız da daha fazla vakit kaybetmeyin..
Yaklaşık 1 haftadır Prop Firm Exposu için Londradayım birçok global trader, prop firm ile tanıştım. Düşüncelerimi nasıl ifade edebilirim bilmiyorum ama iğrenç bir sektör. Etkinlik bizim için çok iyiydi güzel bağlantılar kurduk, birçok traderımızla yüzyüze tanışma fırsatı yakaladık ancak sektörün kullanıcılar dışında olan tarafı tek kelimeyle berbat.
Fenomenler fake payout belgesi almak için firmalara yalvarıyor ve bunu alenen yapıyorlar hatta açık açık gelip 30k-50k takipçim var bana sahte belge yapın firmanızın reklamını yapayım diyen en az 5 kişiyle tanıştım.
Bir firmanın sahibiyle tanışıyorum adamın arka planda 3 firmaya daha ortaklığı var ve 6 ayda bir olacak şekilde yeni firma kurup eskisini kapatıyoruz diye açık açık anlatıyor :D. Eskiden insanlar firmalara güvendiği için fenomenlere QR at derdi, artık firmalar sahte belgeyi düzenlediği için QR'ında bir anlamı kalmadı :D
En kötü kısımdan bahsetmek gerekirse ; bu scamming işini yapanların hepsi, karşılarındaki kitlenin bunu unutacağına inanıyorlar ve bu gerçek. TR'de bile son 2 senede prop endüstrisinde neler yaşandı ama herkes unuttu gitti. Yüzbinlerce dolarlarına çöktüler insanların, firma kurup kapatıp gittiler, ertesi gün ismini değiştirip devam etti bazıları ismini bile değiştirmeye tenezzül etmedi hala başka firmaları tanıtarak referans üzerinden parasına bakıyor. Asıl gerçek ise $100'lık bir çekiliş yaparsanız hepsi unutuluyor..
Neyse, iğrenç bir sektör prop tarafı, borsalar, aracı kurumlar, marketing ajansaları, fenomenler hepsi iğrenç sadece milleti nasıl s*keriz derdinde herkes..Hiçbirinin gerçekten birbirinden farkı yok. Bu sektörde dürüst bir şeyler yapılabilir zannediyordum ancak yanıldım çünkü tek güvendiğim şey insan ilişkileriydi oysa kaçırdığım nokta insanların ne kadar unutkan olduklarıydı..
İyi ki bir şekilde belirli bir seviyenin üstüne çıkmışım ve hatrı sayılır paralar yapmışım..
Bu yazının sonunda tavsiye yok, uyarı yok, sadece bir dileğim var, iyi bir insansanız ve kimsenin hakkında, malında gözünüz yoksa umarım hedeflerinize ulaşır ve mutlu olursunuz..
Başarılar.