İstanbul’a onlarca polis arabası korumasında Amedspor bayrağı asılırken tepki gösterenleri “hoşgörüsüz” olmakla eleştirenlerin tavrı, konu Diyarbakır’a Erzurumspor bayrağı asılması olunca “gördüğümüzü vuracağız” olmuştur.
Valiliğe yaptığımız başvurunun olumlu sonuçlanmasını bekliyoruz. Talebimizin kabul edilmesi halinde hiçbir polis koruması olmadan Türk yurdu Diyarbakır’ın simgesi On Gözlü Köprü’ye şampiyon Erzurumspor bayrağını asacağız.
Geçtiğimiz pazar günü Hareketimizin 1. Olağan Genel Kurulu başarıyla yapılmış ve yeni yönetim kurulumuz oy birliğiyle kabul edilerek görevine başlamıştır.
Yönetim Kurulu:
Genel Başkan: Fırat Baran Önder
@firatbonder
Genel Koordinatör: Attila Koç
@atisrkc
Teşkilat Başkanı: İlayda Ayaz
@ilaydayaz_
Medya ve İletişim: İsmet Özbek
@ismet_ozbk
Siyasal İlişkiler: Asena Orman
@asenaorman
Muhasip: Kadir Oğuz Yağcı
@yagcikadir53
Seçilen tüm yönetim kurulu üyelerimize görevlerinde başarılar diliyor, yeni dönemin tüm milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
Hukuk ekibimiz, kadim Türk şehri Diyarbakır’ın sembolü On Gözlü Köprü’ye 1. Lig şampiyonu Erzurumspor’un bayrağının asılması için Diyarbakır Valiliği’ne resmi başvuruda bulunmuştur.
bu kedi doğuştan engelli
bakan kişi artık bakmak istemediği için sokağa atacağını söylüyor
sokakta asla yasayamaz
ÇOK ACİL YUVA ARIYORUZ ‼️
HATAY DEFNE 📍
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde bulunan üyelerimiz köprünün son durumunu fotoğrafladılar.
Amedspor paçavrası için onlarca polis arabası seferber edilmiş, çevik kuvvet otobüsleri yığılmış ve köprünün sağ şeridi tamamen trafiğe kapatılmıştır.
Şehit verdiğimiz gün şehitlerimizle dalga geçen Amedspor paçavrasını koruyan emniyetten, öğrencilerin sırtında tekmelenen bayrağımız ve sokakta öldürülen çocuklarımız için de aynı cansiperane tavrı bekliyoruz.
Üyelerimizin katılımıyla 1. Olağan Genel Kurulumuzu başarıyla gerçekleştirdik.
Derneğimizin organları üyelerimizin oy birliğiyle seçilmiş, faaliyetler ve idari harcamalara ilişkin bilgilendirme üyelerimizle paylaşılmıştır.
Dernek organlarımızın isimleri ve görev dağılımları ilerleyen saatlerde paylaşılacaktır.
Genel Kurulumuza katılım sağlayan tüm üyelerimize teşekkür eder, alınan kararların derneğimiz ve ülkemiz adına hayırlı olmasını dileriz.
1 ayda 2 geçici yuva değişti. Birinin ailesi istemedi, biri de şehir dışına çıkıyor. Ve ben bu süreç içerisinde hem geçici yuva hem de kalıcı yuva aramaya devam ettim. İkisini de bulamadım. Bu nedenle yuva bulana kadar pansiyonda tutmam için koruyucu aile arıyorum. Paylaşır mısınız?
2002 den bugüne kadar yapılan seçimlerin verilerini içeren bir internet sitesi geliştirdim.
https://t.co/4pPwTdfOVi
Daha özellikle mobil kullanımda çok eksiği var, muhtemelen hatalarda vardır. Bir bakarsınız 🐺
Benzeri ancak 12 Eylül karanlığında yaşanan bir dönemden geçiyoruz.
Tek adamın tek imzasıyla kapatılan, binlerce öğrencisi mağdur edilen Bilgi Üniversitesi’ndeyiz.
Siyasi partilerin içerisindeki en büyük sorunlardan biri ana kademe ve gençlik kolları arasındaki doku ve dönem uyuşmazlığının gençleri pasifize ve çekingen kılıyor oluşundan kaynaklanan enerji ve aktivizm eksikliği.
Gençler genç olduğunu unutuyor, büyükler ise çoğu zaman gençliği bir figüran olarak değerlendiriyor. Bundan 30 yıl önce sokakları karşıt fikirlerine dar etmek için elinden geleni yapan, yakışmasada birbirlerini vuran, gecelerini gündüzlerini sokaklara adayan büyükler bugün “aman gençler dikkat edin size bir şey olmasın” diyerek gençlerin önüne görünmez kısıtlamalar getiriyor. Bunun sonucunda da parti propagandası için afiş-bayrak asmayı “sokakta siyaset” sanan yeni nesil genç siyasetçiler oluşuyor ve bu Türkiye’nin geleceği açısından çok tehlikeli.
Unutulmamalı ki “bugünün gençleri, yarının siyasetçileri”.
Milli mücadelenin başlangıç gününün yıldönümünde, bugünün 19 Mayıs olması vesilesiyle şunu hatırlatmak isterim;
Atatürk bu ülkeyi generallere, komutanlara, iş adamlarına vs emanet etmedi.
Atatürk bu ülkeyi gençlere emanet etti.
9 yıldır siyasi partilerin gençlik kollarını yakından takip ediyorum. Rahatlıkla söyleyebilirim ki yukarıda bahsettiğim sorunun çözümü tamamen gençlerin elinde.
Gençler olarak eksik kaldığımız en büyük konu başlığı “risk almak”.
“Sorun olur mu? Bunu yapsak sıkıntı yaşar mıyız? Acaba ne derler?” Bu sorular hem biz gençlere, hem de bu ülkenin geleceğine zarar veren sorular.
Tabiki her zaman her şeyi tabir yerindeyse “kafamıza göre” yapamayız. Mantık çerçevesinde hareket etmeliyiz ama kırmızı çizgilerimizin esnetilmesine izin vermemeliyiz.
Unutmayın, bugün tarih sayfalarında yer alan figürlerin tamamının ana ortak özelliği risk alabilen insanlar olmaları.
Risk almayan genç bir siyasetçinin yapabileceği işler ve varabileceği yerler bellidir, sınırlıdır.
Her denileni, sadece onay verileni yapan bir noktadan siyaset yaparsanız, evet sistemin bir oyuncusu olabilirsiniz, kendinize pozisyonlar oluşturabilirsiniz ama kitleleri harekete geçiremezsiniz. Toplumsal etki yaratamazsınız.
Lider denilen o kişi olamazsınız.
Ne için siyaset yapıyorsunuz? Yarın öbür gün bir pozisyon sahibi olmak için siyaset yapıyorsanız bu yazdıklarımla ilgilenmenize gerek yok, sizlik bir şey yok.
Ama “ben inandığım doğrular için yeri yerinden oynatırım” diyorsanız risk almak zorundasınız.
Risk kaybettiriyorsa bedelini ödemeye razı olmak zorundasınız. Risk aldığı için yerinden edilen, dışarıda bırakılan, unutulan arkadaşlarınız olursa sahip çıkmak zorundasınız. Siyaset ekip işi.
Bir diğer konu gençliğin genelinin siyaset yaparken ana kademeyi kopyalama çabası.
Biz genciz, genç gibi davranmalıyız, sorunlarımıza odaklanmalıyız. Sesini duyurmaya imkanı olmayanların, ciddiye alınmayanların sesi olmalıyız.
33 tane şerefsizin 13 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz ettiği bir ülkede sokaklara inmiyorsak, başımızı öne eğip “BİZ NEREDE HATA YAPIYORUZ, EKSİK KALIYORUZ?” diye düşünmek zorundayız.
Bayrağımıza yapılan bir saygısızlık varsa ve orada değilsek, açıkça söylüyorum utanmalıyız.
Kendi aramızda otururken konuştuğumuz sorunları sokaklara, insanlara ulaştırmalıyız.
Siyasette gençler ve değiştirilmesi gereken şeyler listesi uzar gider ama ben bu iki başlığı çok önemli buluyorum.
Bu konulara odak arkadaşlarımın da bu iki başlığı detaylıca düşünmesini isterim. Bu konularla ilgili sohbetler düzenleyebiliriz.
Şimdilik bu kadar, vakit buldukça daha çok yazacağım.
Sevgiler
4,5 milyon m² orman. 60 bin ağaç. 32 endemik tür. Ayılar, keçiler, yeraltı suları.
Cengiz Holding’in boksit madeni bunların hepsini silecek. Bu yıkıma izin vermeyelim. #GidengelmezDağları
Vurguncu düzene karşı hayatta kalma mücadelesi veren maden emekçilerinin haklı direnişini destekliyoruz.
Yetkililer şunu unutmamalıdır: Yarınlar, ilk fırsatta servetini alıp Londra’ya kaçan holding patronlarının değil, vatanı için canını enkaz altında hiçe sayan emekçilerindir.