Kadınların, bilimsel olarak kanıtlanmış hormonal dalgalanmalarına rağmen duygu durumlarını regüle edebildiği, hatta hayatta kalma mücadelesi verdiği bir dünyada, "duygusal" diye iş hayatında kadınları yetersiz gören erkeklerin; tuttukları futbol takımının mağlubiyetiyle bile histeri krizine girerek kendisiyle birlikte etrafındakilerin günlerini mahvetmeleri en konforlu mağduriyetleridir.
Afganistan’da kız çocukları artık KALICI olarak okula gidemeyecekken ve KÖLELİK resmen kabul edilmişken daha bir kaç önce Afganistan’a gidip gezip gördüklerini ballandıra ballandıra anlatıp adeta Afganistan GÜZELLEMESİ yapan cumburbaşkanı eski DANIŞMANI Yasin Aktay ne demişti hatırlayalım mı ?
- O beğenmedikleri Taliban hiçbir gücün çözmeyeceği uyuşturucu meselesini kısa bir süre içinde çözdü, kimsenin ulaşamayacağı bir toplumsal barış tesis etti.
- Enflasyon neredeyse sıfırın altında.
- 130 Afgani olan dolar kısa süre içinde 65-70 Afganiye indi.
- Birçok ilin valisi işine tek başına kendi aracıyla gidip geliyor, hatta bisikletle gidenler var. Öğle yemeklerini evlerinden getirdikleri sefer tasıyla yiyorlar.
- Bizzat Afganistan’ın lideri, devlet tahtında oturmak yerine kendi medresesinde, gözlerden ve şatafattan tamamen uzak yaşıyor.
Türkiye de radikal İslamcılar ve koyu müslümanların bayıldığı şara!
Görev tamam Filistine can vermişlerin vatanı bir Suriye den hahamlardan dua alıp israile yamanmış selefi terör örgütü liderine vay be.
Müslümansın ama Gazze için savaşmış Esad yerine bombacı ve israil ajanı şaraya destek veriyorsun.
Allah kurtarsın djdjjdjdjd
Ben de bi iş görüşmesine gitmiştim. Gayet de iyi geçmişti. Beni potansiyel evlenecek veya potansiyel gebe gördükleri için istemişlerdi. Sorular yakında gebe kalma düşüncesi var mı ile başka boyuta geçmişti çünkü. Her soru için farklı alternatifleri vardı mübarek.
İş görüşmesine giden genç yaşadıklarına tepki gösterdi:
"Bu özel sektör çıldırmış durumda. Personel mi arıyorsunuz, köle mi arıyorsunuz belli değil.
Grafik tasarımcısıyım. 'O nedir' diyor.
İlan açmışsın, haberin mi yok? Bu ilanları kim açıyor?
Bir tanesi stajer grafik tasarımcısı arıyormuş, 2 ay çalıştıracakmış, beğenirse işe alacakmış ama maaş vermiyormuş...
Bir ay önce iş görüşmesine gittim. 'Yan hakları neler' dedim. 'Su sebili ve kahve makinamız var, ama her odada var’ dedi."
Gözlerimde cıvıltı olduğu dönemler varmış. Uzun zaman sonra bir fotoğraf karesine denk gelince anladım. O zamanlar hiç farkında değilmişim. Görünen o ki bazı zamanların ya da bazı şeylerin kıymetini de bilememişim...
yüksek lisans nasıl bir şey biliyor musunuz..
artık bu bitse de rahatlasam diyemiyorsunuz, çünkü bir şey bitmeden henüz başlayamadığınız şeyin bile bitmesi gerekiyor..sonuçta hiçbir şey bitmiyor yani..