Bu şarkıyı 2021 yılında yazmıştım…
“Çok ses çıkartma ne gerek var diyenlerden yorulmuştum…”
Adı Sevgilim Devrim.
aklımda bir şeyler var ama detaylar siliniyor
başı boş bir uçurtmayım gözden kayboluyorum
kalbimde bir şeyler var ama hissedince acıtıyor
dudaklarımda adın kuruyup çatlayıp soyuluyor
konu sadece sen de değilsin aşka düşman olan bu faşizim
gidecekler onlar da bir gün senin gibi
sorun sadece sen de değilsin sessiz konforlu bu popilizm
beni yalnızlaştıran şeyler işte bunlar
yaşatmayorum zihnimde ama ölmedin de sevgilim
umudum az ama bir gün sonudna gelecek devrim
ben göremesem de ben duymasam da
bir gün beni anlayacaksın sevgilim
eşi benzeri olmayan tuhaf bir zaman bu
sen olmasan olmazdı bende hiç ölüm korkusu
çöle dönmüş bir rüya deniz kızının kabusu
bırakıp gittin dudaklarımda okyanusun tuzu
konu sadece sen de değilsin aşka düşman olan bu faşizim
gidecekler onlar da bir gün senin gibi
sorun sadece sen de değilsin sessiz konforlu bu popilizm
beni yalnızlaştıran şeyler işte bunlar
yaşatmayorum zihnimde ama ölmedin de sevgilim
umudum az ama bir gün sonudna gelecek devrim
ben göremesem de ben duymasam da
bir gün beni anlayacaksın sevgilim
şarkıyı henüz çıkartmadım, ama paylaşmak istedim. şimdilik buralardan idare edin
söz müzik düzenleme bana ait.
Friends dizisinde Monica, Chandler'a "Seninle henüz konuşmak istemiyorum." dediğinde Chandler "Sadece ne olduğunu söyle, bilirsin işte sen yanlışımı söylersin, ben özür dilerim ve yeniden tatlış bir çift oluruz." gibi bir şey diyordu.
Ve Monica o muazzam cümleleri kuruyordu: I am really tired of your begin relationship tutor. You are gonna have to figure this one out for yourself, right. If you are too afraid to be in a relationship, don't be in one.
Çevirisi: "Gerçekten senin ilişki koçun olmaktan yoruldum. Bunu artık kendi başına çözmen gerekecek. Eğer bir ilişkinin içinde olmaktan bu kadar korkuyorsan, o zaman hiç ilişkiye girme."
İlişkide doğruyu yanlışı anlatan hatta öğreten siz olunca o etiket üstünüze yapışıp kalıyor. Bir süre sonra partner olmaktan çıkıp rehbere, terapiste ya da ebeveyne dönüşüyorsunuz.
En yorucu kısmı ise şu:
Karşınızdaki insan hatasını kendi fark etmiyor. Siz gösterince görüyor. Siz anlatınca anlıyor. Siz konuşunca özür diliyor... Yani size yapılan saygısızlığı bile siz fark ettiriyorsunuz.
Bir gün kendinizi sürekli açıklayan, sürekli hatırlatan ve sürekli fark ettiren kişi olarak buluyorsanız, durup şu soruyu sorun: Ben bir partnerle mi birlikteyim, yoksa ilişkiyi tek başıma mı yönetiyorum?
“seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını.”
• insanın acısını insan alır | şükrü erbaş