Selahattin Demirtaş: Sihirli bir cümle bulmuşlar ‘Allah bizi affetsin kandırıldık’ diyorlar. Allah sizin b(!) elanızı versin.
Yine Demirtaş’ın haklı olduğu yerdeyiz…
ŞU REZALET NE ZAMAN SON BULACAK?
Çakarlı - Sirenli araç rezaletinden söz ediyorum.
Az önce trafikte adım adım - dip dibe ilerlerken, tam ensemde iri kasa, çakarlı ve sirenli bir Mercedes belirdi.
Bağırıyor sireniyle. Yol istiyor. Ciyak ciyak!
Otoyolda değiliz. Kenara filan çekilebilecek bir durum da yok. Zaten hepimiz şerit çizgilerine dayanmışız. Bir anda ben ve diğer araçların üzerlerimize pervane takıp havalanmamızdan ve ona yol açmamızdan başka çare yok.
Direksiyondaki sığır oğlu sığırın bir kodaman patron, onun oğlu/kızı ya da yavşak bir siyasetçinin kucağına oturmuş yavşak bir sözde gazeteci (Genel Yayın Yönetmeni? Yazar?) olması olasılığı da çok yüksek.
Tabii ki kimse yol vermedi. Zaten verecek fiziki bir imkan da yoktu. Biraz bağırttı sireni. Sonra kaderine razı olup bizimle birlikte devam etti.
Bu sığırları başımıza bela edenlerin "kulaklarını" çınlattım. Sonra da buralarda "saydırınca", "Hikirit, bilmim ni" diye zıplıyorlar.
Ulan siz hakaret duymamışsınız!
"BÜYÜK BAŞKAN!.."
Bu sloganlarla karşılıyorlar beyefendiyi.
Üsküdar'ın kirli - şaibeli - ayıplı - lekeli - utanç dolu yöntemlerle başkanvekili seçilmiş insanına yapılan tezahüratı ve kendisinin gülümseyerek bundan "mutluluk" duyduğu görüntüleri, onlar adına yerin dibine geçerek izledim.
Ortada bir seçim zaferi filan yok.
Alenen GASP var, ZORBALIK var, ÇÖKME var, kazanılamayan bir seçimin "kolluk gücüyle yargı gücüyle" ÇALINMASI var. Bildiğin hırsızlık.
Neyi kutluyorsun be adam?
Ben olsam, o semtte sokağa çıkıp 2 metre bile yürümem. Sabahları alacakaranlıkta sessizce gelir, akşam hava karardıktan sonra yine gizlice arka kapıdan çıkar giderim.
Hiç mi utanmıyorsunuz?
Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı.
Bu ülkenin ana muhalefet partisine, Cumhuriyet’in kurucu partisine zor kullanarak girenler, partinin delegelerinin iradesini çiğnemeye çalışmaktadır.
Yaşananlar herhangi bir parti içi mesele değil; halk iradesine ve demokratik siyasetin kendisine yönelik açık bir müdahaledir.
Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesini hazmedemeyenler; önce seçilmiş belediye başkanlarını, siyasetçileri ve muhalif toplumsal kesimleri siyasallaştırılmış yargı operasyonlarıyla hedef almış, kendileri dışındaki siyasi partileri fiilen etkisiz hale getirmeye yönelmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönük “mutlak butlan” davası ve bugün parti binasına emniyet güçleri eliyle zorla girilmesi, Türkiye’de demokratik siyaset alanını bütünüyle tasfiye etmeye dönük daha büyük bir kuşatmanın parçasıdır.
Türkiye demokrasisine yönelik bu ağır müdahalenin planlayıcılarını, uygulayıcılarını ve işbirlikçilerini bu halk unutmayacaktır. Parti binalarını ele geçirerek halkın iktidara karşı büyüyen itirazını bastırmaya çalışanlar bilmelidir ki; rüzgâr ekenler fırtına biçecektir.
Bu halkı yoksullaştıranlar, işçiden ve emekçiden alıp sermayeyi büyütenler, halktan değil emperyalist merkezlerden aldığı destekle ayakta kalmaya çalışanlar şunu bilmelidir: Örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur.
Bizler emek ve meslek örgütleri olarak; bedeli ne olursa olsun demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz.
Başta emek örgütleri olmak üzere tüm demokrasi güçlerini ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi; halklar ve emekçiler üzerinde her geçen gün daha da ağırlaşan bu kuşatmaya karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Demokrasi, Adalet ve Barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır.
Mutlak butlan darbesini karşı dayanışmadayız. CHP İstanbul İl örgütünün 24 Mayıs 2026 Pazar Günü İstanbul’da üç bölgede basın açıklaması ve oturma eylemine KESK Şubeler Platformu olarak dayanışmaya çağırıyoruz.
Siyasallaşan yargıya, irade gasplarına ve antidemokratik müdahalelere karşı
Saat: 19.00’da
1. Bölge: Kadıköy Boğa Heykeli
2. Bölge: Beyoğlu Şişhane Metro İstasyonu
3. Bölge: Bahçelievler CHP İlçe Başkanlığındayız…
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, MYK üyeleri Sema Pınar, Döne Gevher, Erdal Karakuş, Bahadır Berdicioğlu ve KESK’e bağlı sendikaların MYK üyeleri, siyasallaşmış yargının halk iradesini hiçe sayan "mutlak butlan" kararına karşı CHP’ye dayanışma ziyaretinde bulunarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşme gerçekleştirdi.
Yargı eliyle siyaseti dizayn etme çabalarına, irade gasplarına ve antidemokratik müdahalelere karşı demokrasiyi, adaleti ve halkın iradesini savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
@herkesicinCHP@eczozgurozel@ulasskarasu
Şu çocuk memursen başkanının oğlu!
Ortalama 25-30 yaşında var yok. MaşaAllah bu yaşta 1 değil, 2 değil, 10 değil, 200 değil, tamı tamına 1300 villa yapabilecek servete ulaşmış!
Demek ki; mallık bizde...
Enayi memurlar sağolsun!!!😡😡
Bu adam 11 yıldır Memur-Sen başkanı ve her yıl hükümetin düşük zam teklifine onay verip memurun maaşının erimesine sebep olurken oğlu milyonları cukkalıyormuş.
Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın'ın oğlunun, memurları ev sahibi yapmak amacıyla kurduğu kooperatifin Kuşadası'nda TOKİ'den arsa alıp 1300 villalık lüks bir site yaptığı ortaya çıktı. (Sözcü)
🚨 Turhan Çömez’den Gülistan Doku Dosyası İçin Ağır Suçlama: "Cinayeti Bile Allah’la Örtmeye Çalışıyorsunuz!"
İYİ Parti Milletvekili Turhan Çömez, TBMM kürsüsünden kayıp Gülistan Doku dosyasını yeniden açtı. Konuşmasında devlet-siyaset-yargı üçgenine dair sarsıcı iddialarda bulunan Çömez, dosyanın kapatılma şeklini sert bir dille eleştirdi.
📍 "Bir Vali, İçişleri Bakanını Neden 'Allah İçin' Sever?"
Çömez, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde Tunceli’de görev yapan mülki amirler ile dönemin İçişleri Bakanı arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Dosyadaki şüphelerin üzerine gidilmediğini savunan Çömez, şu ifadeleri kullandı:
"Süleyman Soylu, vali hakkında 'iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır' diyor. Vali ise buna karşılık 'Sayın bakanım, sizleri Allah için seviyoruz' diye tweet atıyor. Allah’ı karıştırmadığınız bir iş kaldı mı bu ülkede? Cinayeti bile Allah’la örtmeye çalışıyorsunuz!"
🔍 "Kokuşmuş Bir Düzenin Fotoğrafı"
Gülistan Doku’nun akıbetinin belirsizliğini korumasını "devlet aygıtının çöküşü" olarak nitelendiren Çömez, Tunceli’deki yerel ağları şu sözlerle hedef aldı:
Siyasi Bağlantılar: "Tunceli’deki AK Parti il başkanı, akrabaları ve yakınları valiyle beraber poz veriyor, eğleniyorlar. Devletin valisi, devletin partisi, partinin devleti..."
"Bu kokuşmuş düzen, gözü yaşlı annelerin ve feryat eden insanların acıları üzerine bina edilmiş."
🔥 "Daha Kaç Tane Gülistan Var Bilmiyoruz!"
Çömez, Gülistan Doku davasının sadece buzdağının görünen kısmı olduğunu belirterek Türkiye çapında bir "çeteleşme" uyarısında bulundu:
"Aslına bakarsanız Gülistan sadece bir örnek. Kim bilir bu ülkede bilmediğimiz ne kadar 'Gülistanlar' var. Devletin içine nüfuz etmiş kaç ahlaksız çete bu tür olayların üstünü kapattı?"
#gülistandoku #süleymansoylu
📍 Gülistan Doku ’nun gömüldüğü yer yakında bulunacak!
👉Ve bu korkunç cinayeti “devlet gücü ile işleyip, devlet gücünü arkasına alarak gizleyenler” hesap verecek!
📍Tam 220 gün boyunca Gülistan’ı gömdükleri yerin çok uzağında, Uzunçayır Baraj’ında aradılar ve tüm Türkiye’yi kandırdılar.
📍200 milyon metreküp suyu boşaltıp aynı zamanda büyük bir ekonomik kayba da neden oldular.
👉Sadece “cinayetten” değil,
👉“Vatana ihanetten” de yargılanmaları gerekir!