Aşırı güzellik ve yakışıklılık bir yere kadar, bir yerden sonra oturup sohbet edemediğin , birlikte gülüp eğlenemediğin , bir sıkıntın olduğunda akıl alamadığın ya da sana bir şeyler katmayan kimseye tahammül edemiyorsunuz. Her şeyin sonunda zeka ve karakter kazanıyor.
@durbunhaber Her işletmede olduğu gibi o alanında bir açılış saati var ve 08:00 diye açılışı belirtmişler , insanlar bunu bildiği halde kuyruk oluşturmasının sebebinini işletmeye kesmeniz yersiz olmuş açıkcası biraz mantıklı düşünürseniz konu gayet net ve anlaşılır
Eyüp’te kedileri kezzapla yakan #muratözdemirtutuklansın En ağır şekilde cezalandırılsın! - Kampanyaya imza ver! https://t.co/mCBUGzepDR @ChangeTR aracılığıyla
✍️CELAL ŞENGÖR HOCA'DAN DEĞERLENDİRME
Türkiye halkı kravat takar, lüks otomobillerde dolaşır, bikinili hatunları sosyetik plajları doldurur, plansız şehirlere şekilsiz gökdelenler inşaa ederek yaşanmaz hale getirir, ama tüm bu halk zenginiyle fakiriyle, şehirlisiyle köylüsüyle zır cahildir.
Kendi tarihinden habersizdir. Aslında ne dilini, ne dinini bilir, ne geleneklerini tanır, ne de toplumsal değerlerinin evriminden haberdardır.
Muhteşem Yüzyıl diye televizyonlarda alkışladığı dönemde, devletinde Amerika'dan gelen gümüşün ilk enflâsyonu başlattığını bilmez (çünkü Avrupalı dünyayı keşfederken, muhteşem(!) padişahları hareminde gönül eğlendirmekte, dünyayı öğrenelim diyen Pirî Reis'in kafasını vurdurmaktadır...
O, muhteşem(!) yüzyılda Anadolu'da medrese o kadar ayağa düşmüştür ki, öğrenci haydutluğa başlamıştır (buna softa şekâveti denir). Avrupa'da ilk yenilgimizi Muhteşem(!) Süleyman devrinde aldığımız gibi (1.Viyana bozgunu 1529), Hint Okyanusuna her çıkışımızda mini mini Portekiz'den sopayı yiyip Kızıldeniz'e veya Basra Körfezi'ne tıkılışımız da bu büyük(!) padişah efendimizin devrindedir..
Yine onun zamanında dünya keşfedilirken, Hint Okyanusu'na kadırga denen sandallarla açılan ve 1554'te Hindistan'da karaya oturan büyük(!) bir amiralimiz, yürüyerek üç senede Hindistan'dan Edirne'ye gelmiş ve meşhur bir kitap (Mirât-ül Memâlik) yazmıştı. El alemin dünyayı öğrendiği bu dönemde Seydî Ali Reis gazel söyleyip, eğlence partilerini anlatmaktan başka tek bir detaylı coğrafya bilgisi toplamayı gerekli bulmamıştı...
Büyük(!) Sultanımız Süleyman'ın Fransa kralı 1.François'i hapisten bir mektupla kurtardığını okurduk mektepte. O François'nın kurduğu Collège de France bugün dünyanın en önemli araştırma kurumlarından biridir. Bizimkinin hangi kurumu ayakta kaldı?
Hangi kurumunun insanlığa beş paralık bir faydası oldu?
Tek becerdiği kalıcı şey, aklı başında öz oğlu Şehzade Mustafa'yı Hürrem uğruna katlettirip, devleti bir ayyaşa teslim ederek halkının geleceğini karartmak oldu..
Artık yeter!.
Bu ve benzeri rezillikleri yalanlarla bezeyip yücelten, buna karşılık bize bütün dünyada saygınlık kazandıran, aklımızı kullanıp onurlu insanlar olmamızı sağlayan Atatürk'ü aşağılayan âlim pozlu, ukala tavırlı zır cahilleri her gün halkın karşısına diken televizyon kanallarından ve gazetelerden gına geldi. Yükselen ahlaksızlık grafiğimiz kimin eseridir sanıyorsunuz? Cehalet tüm fenalıkların anasıdır. Biz de o anayı besleyip büyütüyor, onun tosuncuklarına oylar veriyoruz...
Artık yeter! Memleketimde her elimi attığım yerde cehalet çirkefine bulaşmaktan bıktım...
Prof. Dr. Celal Şengör
Merkez Bankası’ndaki paranın tamamı zaten milletin olduğuna göre, neden mesela 130 milyar lira, 230 milyar lira bağışlamadı da, sadece 30 milyar lira bağışladı? Milletin parasını millete bağışlarken bile, millete vereceğiniz paraya kıyamadınız mı?
Depremde Yıkılan Binaların Müteahhitleri ve Binalara Ruhsat Verenler Yargılansın #Unutma#Unutturma - Kampanyaya imza ver! https://t.co/oTFHfbAWGZ @ChangeTR aracılığıyla
dünya üzerinde en çok starbucks şubesi olan on ülkeden biri Türkiye. Deprem bölgelerine tek kullanımlık karton bardak ve sıcak içecek götürmenizi istiyorum. Depremle ilgili tek paylaşım yok hesabınızda @StarbucksTR
Yaratan, yarattığına neden depremle kıyınlasın ki? (cezalandırsın ki). Halkın ne suçu var?
Deprem takdiri ilahi değil, takdiri siyasidir.
Lütfen bari depremi dine bağlamayın. İyice bağnazlaşıyoruz.
Çıktı vatandaşı tehdit etti. Sizinle sonra hesaplaşacağız diyor. Tweet atanla hesaplaşıyor. Müteahhitle, usulsüz ruhsat verenle, afette görevini yapmayanla, insanların ölümüne neden olanla değil, tweet atanla hesaplaşmak istiyor.
SMA hastası k��zımı yaşatabilmek için desteğinize ihtiyacım var @saglikbakanligi @drfahrettinkoca - Kampanyaya imza ver! https://t.co/0bJvrSWkiz @ChangeTR aracılığıyla
Ümit Bey bu rakamları nereden aldı bilemiyorum...
Açıkçası doğru olduğuna da inanmak istemiyorum...
Ama eğer doğruysa...
Korkunç...
Hakikaten korkunç...
Hele de bunun bir on yıl sonrasını düşündüğünüzde, gerçek bir kabus...
Bütün kalbimle yanılıyor olmasını temenni ediyorum...