MENZİL’DE NELER OLDUĞUNU ANLAMAK İSTEYENLER SEYYİD SÂKÎ EFENDİ HAZRETLERİ’NİN BU ÇAĞRISINA KULAK VERSİNLER VE O NESL-İ PÂKİN PARÇASI OLAN SEYYİD RÂĞIB EFENDİ’NİN ŞU KONUŞMASINI MUTLAKA DİNLESİNLER
Bugün menzil-i şerîfte yaşanan kavga ve gürültülerin videolarını izleyince ehl-i tasavvuf adına çok mahzun ve müteessir oldum. Tasavvufun rûhu “sövene dilsiz dövene elsiz” olmak ile özdeşleşmişken kazmalarla baltalarla câmi-i şerîfin avlusunda hark açmaya çalışmak ve Müslümanların câmi-i şerîfe gidip geldikleri yol üzerinde miras taksimi yapmak suretiyle bölmeler yaparak yolları daraltmak ve tıkatmak hiç şüphesiz ki şekavet ve behbatlığın en büyük alâmetidir. Câmi-i şerîfin avlusunu bu hale getirip kendilerine yer yurt yapmak isteyenler asla hak üzere olamazlar. Zirâ hadîs-i şerîflerde: “İmanın atmış küsur şûbesi var, bunlardan biri de yoldan eziyet veren şeyi kaldırmaktır” (Müslim, rakam: 35, 1/63) buyrulmuşken Müslümanların hatm-i hâcegân okumak, zikir yapmak ve cemaatle namaz kılmak için gidip geldikleri on binlerce insanların ictima ettiği böyle önemli bir yerde yollar üzerinde bu şekil muameleler yapmak hiç şüphesiz ki İslâm’ın ve tasavvufun ruhuna tamamen muhâliftir.
Bu konuda bütün ihvân-ı kirâm’ı mutedil olmaya ve Şeyh Seyyid Sâkî Efendi Hazretleri’nin: “Sakin sabırlı olmak zorundayız. Elhamdülillah devletimiz var. Kanunlara riayet edeceğiz. Hiçbir şekilde fevri bir harekete rızamız yoktur. Darb edilsenizde darb etmeyin. Küfür duysanız da küfüre cevap vermeyin… Sabırlı olun. Caminin hukukunu sabır ve itidal ile savunacağız…” beyânı üzere hareket etmeye, kargaşaya sebebiyet vermemeye ve hadîs-i şerîfte zikredilen: “Allah’ın öldürülen kulu ol da öldüren kulu olma” (Ahmed ibni Hanbel, müsned, rakam: 21064, 34/542-543) hadîs-i şerîfine ittibâa dâvet ediyorum.
Tabi karşı tarafların bu tahrik ve kışkırtmalarına rağmen Sâkî Efendi Hazretleri’nin itidalli çağrısıyla olaylar şimdilik yatışmışsa da bazı yaralıların olması bizi ciddi mânâda endişeye sevk etmiştir. Zira menzil cemâatinin %95’inin çoğunun Sâkî Efendi Hazretleri’ne bağlı olduğu kesin olup onların bir çoğunun şu anda bu konu üzere menzile akın ettiğini duymuş bulunmaktayım. Bu da yarın bir gün daha büyük karşılaşmaların ve kavgaların olmasına sebebiyet verebilir. Bundan dolayı Sâkî Efendi Hazretleri’nin mahdûm-u kerîmi Seyyid Muhammed Râğıb Efendi’nin beyanları vechile; Sâkî Efendi Hazretleri’nin ihvanı kanunlara rivayet ederek ve devletin müdâhalesini intizar ile bu konunun bir an önce sulhe kavuşmasını ve hiç kimsenin burnu kanamadan bu olayların nihâyete ermesini ummaktadır. Bizler de onların bu görüşlerine katılıyoruz. İnşâallâh bir an önce bu ihtilaflar bir çözüme kavuşur. En azından menzîl câmi-i şerîfinin etrafı bu tür kargaşalardan uzak tutulup eskisi gibi zikirlerle ve hatm-i hâcegânlarla mamur olarak dâim olur.
Bu hususta en mühim bir uyarımız da şudur ki: Bu gibi konularda bir tarafın adamı gibi gözüküp halbuki dış güçlerin adamı olan bir çok ajanlar bulunabilir. Şerîât, tarîkat ve vatan millet düşmanı olup tasavvufun zarar görmesini ve tarîkatların kapatılmasını isteyen güruhların burada devreye girmesi kuvvetle muhtemeldir. Bir de menzilin doğu ve güneydoğuda bulunduğu mıntıkanın önemi, şu anda Suriye’de yaşanan olaylar, PKK PYD olayları bütün bunlar birlikte düşünüldüğünde işin vehâmeti daha iyi anlaşılır, tabî bugüne kadar hep vatanımızın ve milletimizin yanında bulunan menzil cemâatini bu şekilde birbirine düşürüp fitneler çıkarmak isteyenler şu anda ellerini ovuşturmaktadır. Bunları da iyi düşünüp “Fitne uykudadır, uyandırana Allah lânet etsin” (el-Rafi’î, et-Tedvîn, 1/291) hadîs-i şerîfini de göz önünde bulundurarak mümkin mertebe Sâkî Efendi Hazretleri’nin yaptığı bu tavsiyelere riayet edilmeli ve İslâm’a ve Müslümanlara zarar vereceği kesin olan hareketlerden ve tavırlardan sakınılmalıdır.
"Sakin sabırlı olmak zorundayız. Elhamdülillah devletimiz var. Kanunlara riayet edeceğiz. Hiçbir şekilde fevri bir harekete rızamız yoktur..."
| Şeyh Seyyid Muhammed Sâki Hazretleri kuddise sirruhu